19 Kasım 2018, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Hayal
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
RAKAMLAR
Hikmet Aksoy
Yasa sollamanın bir yolu da takiye...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
BODRUM
Leyla Adın
Görsel medyanın etkisi
Yaşar Özen
İYİ Kİ VAR
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Erbap yorumu ‘2’
Aykut Tuzcu
Gaziantep'in dünyaya duyuracağı bir başka değeri: Karkamış
ÇOK OKUNAN HABERLER
İslahiye’de ticari taksi ile otomobilin çarpıştığı kazada 3 kişi yaralandı
Gazişehir, hazırlık maçında 2-1 yenildi
Toptan gıda deposunda çıkan yangın kontrol altına alındı
Kentin tarihini ve kültürünü yakından tanıma fırsatı buldular
Trump: Kaşıkçı cinayetine ilişkin rapor, Salı günü hazır olacak
Fadıloğlu ve Koçer, esnaf ziyaretinde bulundular
Aşırı dozda uyuşturucu ölümüne neden oldu
Aralık’tan itibaren kış lastiği takmak zorunlu
Türkiye’yi, yemyeşil hâle getirene kadar, faaliyetlerimizi sürdüreceğiz
Okuma yazma öğrenenlere kahve fincanı hediye edildi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
Aile Hekimliğinde “Randevulu Check-Up” Dönemi başlıyor



İzlem ve taramaları “randevulu chek-up” haline getirmeyi, sağlığa piyasacı ve “müşteri memnuniyeti” bakış açısıyla bakan bir programın bileşeni olarak değerlendirmek mümkün.
Daha doğrusu Sağlık Bakanlığı yeni bir “program” duyurusunu yapmış oldu bu açıklama ile. “Risk tarama programı” adı verilen “yeni” program için Sağlık Bakanı şunları söyledi: “Aile hekimlerimiz tarafından verilen bu hizmetten faydalanmak isteyen vatandaşlarımız internetten veya 182 numaralı çağrı merkezimizi arayarak Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden aile hekimlerinden randevu alarak ücretsiz olarak bu programdan istifade edebileceklerdir. Bu tarama programı sayesinde vatandaşlarımıza yaş, cinsiyet ve risk gruplarına göre check-up programlarında uygulanan kan basıncı, kan şekeri, kolesterol ve yağ düzeyleri, EKG (kalp grafisi), idrar tahlilleri, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri ile kanser taraması hizmetlerini vereceğiz."
Aslında aile hekiminin görevleri arasında belirtilenler “yeni” diye sunulan bu programı kapsıyor.
Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nde aile hekimlerinin kendilerine kayıtlı kişilerin izlem ve taramalarını yapmaları gerektiği “Kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramaları (kanser, kronik hastalıklar, gebe, lohusa, yeni doğan, bebek, çocuk sağlığı, adölesan (ergen), erişkin, yaşlı sağlığı ve benzeri) yapmak” cümlesiyle belirtiliyor.
Öte yandan yeni kamu yönetiminin 100 günlük icraat planında “Aile hekimine başvuru oranının yüzde 40’a çıkarılması ve mahallinde daha iyi sağlık hizmeti sunulması için Aile Hekimliği Sisteminin Güçlendirilmesi” başlığı dikkat çekiyordu.
Bu iki gelişmenin birbiriyle ilişkisi Bakanlığın Aile Sağlığı Merkezlerine gönderdiği yazıyla açığa çıktı, yazıda her aile hekiminin “her ay kendisine kayıtlı 150 kişiye check up uygulaması yapmasının sağlanması gerektiği” belirtiliyordu.
“Aile sağlığı merkezlerine başvurunun yüzde 40’a artırılması” ihtiyacı nereden doğdu? Sağlıkta Dönüşüm Programı’nda “Güçlendirilmiş Temel Sağlık Hizmetleri ve Aile Hekimliği” ve “Etkili, Kademeli Sevk Zinciri” başlıkları ile aile hekimliği sisteminin birinci basamakta yaşanan sorunları çözeceği iddiasındaki Sağlık Bakanlığı, sevk sistemini 2007 yılında kaldırdı ve şimdi de aile sağlığı merkezlerine başvuru sayısını artırmaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı istatistikleri tabloyu açık olarak ortaya koyuyor:
“Tüm ülkede aile hekimliği sistemine geçildiği 2011 yılından bu yana aile hekimliği birimi sayılarındaki artışa rağmen, 2011 yılında toplam poliklinik sayısının yüzde 40’ını oluşturan birinci basamağa müracaat sayısı, 2016 yılında yüzde 31’e düşmüştür. Bu yıllar arasında birinci basamak sağlık hizmetlerinin kullanımının, yaygınlaşmak bir yana azaldığı görülmektedir.”
TTB’nin “Aile Hekimliği: Ne Dediler, Ne Oldu?” raporu için tıklayın
Sağlık Bakanlığı’nın bu açıklama ile başlattığı yeni programa dair TTB, uygulamayı “popülist” olarak değerlendirdi ve sağlık hizmetlerine talebi yapay olarak artıran bir modelin sistemde yeni sorunlara yol açacağını, aile sağlığı merkezlerinde şu anda rutin olarak ve gerekli görülen durumlarda her tür izlemin ve tahlilin zaten yapılmakta olduğunu belirterek tarama ve izlem programlarının başta koruyucu hekimlik olmak üzere sağlık hizmetleri açısından çok önemli olduğuna ve TTB’nin koruyucu hekimlik hizmetlerine yönelik uygun ve doğru yapılandırılan, herkese eşit, ücretsiz ve etkin ulaştırılan tüm tarama programlarını desteklediğine değindi ve şöyle dedi:
“Ancak tarama programları hükümetin açıkladığı şekilde bireylerin randevu alması ve kendi talebiyle değil, tam tersine, risk grubundaki bütün bireylere, talepleri olup olmadığına bakılmaksızın ulaşılarak sistematik bir biçimde yapılmalıdır”.
Sağlık Bakanlığı’nın var olan tarama programlarıyla yürüttüğü çeşitli çalışmalar var. Bu çalışmalar zaten koruyucu hekimliğin ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin temel hareket noktası. Kişiyi çevresiyle birlikte ele alıp onu hastalıklardan korumak, onu sağlamken izlemek ve gelişebilecek hastalıkları erkenden ortaya çıkararak hastalığın etkilerini olabildiğince azaltmak.
Bu amaçla özellikle bazı yaş gruplarında ve durumlarda –onların randevu almasını ya da başvurmasını beklemeden- “izlem” yapılıyor. Burada “izlem” sözcüğünden kastımız düzenli ve aralıklı olarak kişinin kontrolden geçmesi, belirli dönemlerde belirli muayenelerin ve –gerekiyorsa- tetkiklerin yapılması, aşılama (yaş grubu gerektiriyorsa), sağlık eğitimi ve danışmanlık verilmesi gibi aktiviteleri içeren çalışmalar.
Bunların çerçevesi de belirli. Yani siz 6 aylık bir bebeğin izleminde neler yapacaksınız, 65 yaşındaki bir bireyde neleri nasıl izleyeceksiniz, gebe izleminde neler yapılacak belirli. Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda belirlediği kriterler var. Bu izlemlerde tarama testleri, tahlil ve tetkikler de kullanılabiliyor elbette ama kişinin yaşına, cinsiyetine, riskine göre.
Bu amaçla Sağlık Bakanlığı 2015 yılında bir rehber yayımlamış. “Aile Hekimliği Uygulamasında Önerilen Periyodik Sağlık Muayeneleri ve Tarama Testleri” adını taşıyan bu rehberde gerek yaşa, gerekse de cinsiyete göre yapılması gereken tarama testleri ve bu testlerin sıklığı ayrıntılı olarak tanımlanıyor.
Yine TTB açıklamasına dönelim ve bu izlemlerle ilgili bölüme bakalım:
“Şu anda, ASM’lerde gebelere 4 kez, lohusalara 3 kez, bebeklere 7 kez, çocuklara 7 kez izlem yapılmaktadır. 15-49 yaş arası kadınlara 6 ayda bir, diyabet hastalarına her gelişlerinde izlem yapılmaktadır. Yine her kayıtlı olan kişiye obezite izlemi (boy, kilo, bel çevresi, kalça çevresi, tansiyon) yapma zorunluluğu vardır. Bunların dışında da aile hekimleri kendilerine başvuran hastalara gerekli gördükleri kan tahlillerini zaten yaptırmaktadırlar. Öte yandan; 30-65 yaş arası 14 milyon kadının her beş yılda bir serviks kanseri, 40-69 yaş arası 12 milyon kadının her iki yılda bir meme kanseri, 50-70 yaş arası 13 milyon kişinin ise her iki yılda bir kolon kanseri taramalarından geçirilmesi planlanmış ve 2012 yılından bu yana uygulamaya konulmuş fakat geçen bunca süreye rağmen bu taramalar bir türlü düzene oturtulamamıştır.”
Sağlık Bakanlığı’nın –eskiden beri- süregelen bir izlem/tarama programı zaten var, bu programın daha etkili olması için başta Bakanlık olmak üzere herkese görev düşüyor elbette. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve etkinleştirilmesiyle ulaşılabilecek bir amaç bu. Zaten aile hekimlerinin de görevi.
İzlem ve taramalar kişinin talebine, randevu alıp almamasına göre bağlı olarak gerçekleştirilecek aktiviteler haline geldiğinde farklı dinamikler söz konusu olur. İzlem ve taramalar talebe göre şekillenirse kaynakları verimli kullanamaz, doğru ihtiyaçlara yönlendiremeyiz.
Aile hekimliğine başvuru oranını yüzde 40’a çıkarmanın yolu “chek-up” ile ya da aile hekiminin her ay kendisine kayıtlı 150 kişi bulup onları chek-up’tan geçirmesi ile sağlanmaya çalışıyor. Neden? Kademeli, basamaklı, sevk sisteminin uygulandığı bir sağlık sistemimiz olmadığı için. Özetle izlem ve taramaları “randevulu chek-up” haline getirmeyi, sağlığa piyasacı ve “müşteri memnuniyeti” bakış açısıyla bakan bir programın bileşeni olarak değerlendirmek mümkün! bianet

05 Ekim 2018 Sabah
Yorumlar Sende yorum yaz
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu haber için eklenmiş yorum bulunamadı.
Diğer Sağlık Haberleri

Obezite ve diyabette farkındalık standı
Özel Gaziantep Anka Hastanesi tarafından halk sağlığını tehdit eden obeziteye dikkat çekmek ve insanları sağlıklı yaşama
 
“Dünya Radyoloji Günü” kutlandı
Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde Radyoloji Anabilim Dalı çalışanlarının “
 
İlaç tedarikinde yaşanan sorun artarak devam ediyor
Ülkemizde ilaç tedarikinde yaşanan sorunun hızla ve artarak devam ettiğini belirten Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Gene
 
5 ayda 125 kilodan 94 kiloya düştü
Gaziantep'te 125 kilo olan Dönüş Altunoymak, uyguladığı diyetle 5 ayda 94 kiloya düştü. Altunoymak'ın hedefi ideal kilos

Obez kadınların meme kanserine yakalanma olasılığı 1,4 kat daha fazla
Meme kanseri farkındalık ayının sonlarına doğru gelinirken Özel MMT Amerikan Hastanesi Genel Cerrahı Opr. Dr. İlker Pala
 
KOAH’tan ölümde Türkiye 3’üncü sırada bulunuyor
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Nevhiz Gündoğdu, ̶
 
Anne adayının yaşı ilerledikçe yumurta kalitesi düşüyor
SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı- Tüp Bebek Merkezi
 
Türkiye'de bin kişiye 1,8 doktor düşüyor
Dünya üzerinde yer alan farklı ülkelerdeki bin kişi başına düşen doktor sayıları belli olurken, Türkiye’de bu raka

İnternet üzerinden zayıflama ilaçları çaylar ve bitkisel karışımlar almayın
Türkiye’nin en büyük eczacılık buluşması olarak kabul edilen "Uluslararası Geleceğin E hali" etkinliğinde uzmanlar
 
“Tüp Bebek Tedavisinde Güncel Gelişmeler” konusu anlatılacak
SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde halka açık konferanslar kapsamında, “T
 
E-reçetenin kapsama alanı genişliyor
SGK, 01.10.2018 tarihinden itibaren kurum hekimlikleri, belediye poliklinikleri, huzurevi poliklinikleri ve medikososyal
 
462 çölyak hastasının daha yüzü güldü
Şehitkamil Belediyesi, her 3 ayda bir çölyak hastalarına yapmış olduğu glutensiz un dağıtımını eylül ayında da gerçekleş

Önlenebilir bir kanser türü
Medical Park Gaziantep Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nida Dai, rahim ağzı kanserinin önlenebilir
 
İşsiz hemşire sayısının artmasından endişe ediyoruz
Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışanların en büyük sorununun nüfus yoğunluğundan kaynaklanan iş yükü olduğunu dile get
 
"Öfke normal ve sağlıklı bir duygu"
Psikolog Elif Beydağı, öfkenin de diğer duygular gibi normal ve sağlıklı bir durum olduğunu belirterek, kontrol edilebil
 
Check Up uygulamasının yapılması mümkün görünmüyor
Aile Sağlığı Merkezleri’nde başlatılan risk tarama programı kapsamında muhtemel hastalıkları önceden tespit edebil
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya