17 Ocak 2019, Perşembe Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Gerçek özgürlük
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
SANAT
Hikmet Aksoy
Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Kavaklıdere / Muğla
Leyla Adın
Önce bilinç gerek
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
.. Piramitte yaşam...
Aykut Tuzcu
‘Milion taşı’na gülmeyin Karkamış’a ağlayın…
ÇOK OKUNAN HABERLER
Müzeleri, 920 bin kişi ziyaret etti
Kadınların güçlenmesi, kalkınma başarısı için kritik önemdedir
Hastalıklardan korunmak için dengeli beslenmeli
Vali Gül, El Bab’a gitti
Yanlış yapılmış ama her şey bitmiş değil
Türkiye en çok konutu Iraklılar’a sattı
Fon kaynaklarına yönelik proje hazırlama eğitimi verilecek
İKA, bölgede toplam 241,5 milyon TL’lik yatırım yaptı
Şahinbey Belediyesi’nin sosyal tesisinde sağlığına kavuştu
Fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi için destek verilmeli
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
Aile Hekimliğinde “Randevulu Check-Up” Dönemi başlıyor



İzlem ve taramaları “randevulu chek-up” haline getirmeyi, sağlığa piyasacı ve “müşteri memnuniyeti” bakış açısıyla bakan bir programın bileşeni olarak değerlendirmek mümkün.
Daha doğrusu Sağlık Bakanlığı yeni bir “program” duyurusunu yapmış oldu bu açıklama ile. “Risk tarama programı” adı verilen “yeni” program için Sağlık Bakanı şunları söyledi: “Aile hekimlerimiz tarafından verilen bu hizmetten faydalanmak isteyen vatandaşlarımız internetten veya 182 numaralı çağrı merkezimizi arayarak Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden aile hekimlerinden randevu alarak ücretsiz olarak bu programdan istifade edebileceklerdir. Bu tarama programı sayesinde vatandaşlarımıza yaş, cinsiyet ve risk gruplarına göre check-up programlarında uygulanan kan basıncı, kan şekeri, kolesterol ve yağ düzeyleri, EKG (kalp grafisi), idrar tahlilleri, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri ile kanser taraması hizmetlerini vereceğiz."
Aslında aile hekiminin görevleri arasında belirtilenler “yeni” diye sunulan bu programı kapsıyor.
Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nde aile hekimlerinin kendilerine kayıtlı kişilerin izlem ve taramalarını yapmaları gerektiği “Kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramaları (kanser, kronik hastalıklar, gebe, lohusa, yeni doğan, bebek, çocuk sağlığı, adölesan (ergen), erişkin, yaşlı sağlığı ve benzeri) yapmak” cümlesiyle belirtiliyor.
Öte yandan yeni kamu yönetiminin 100 günlük icraat planında “Aile hekimine başvuru oranının yüzde 40’a çıkarılması ve mahallinde daha iyi sağlık hizmeti sunulması için Aile Hekimliği Sisteminin Güçlendirilmesi” başlığı dikkat çekiyordu.
Bu iki gelişmenin birbiriyle ilişkisi Bakanlığın Aile Sağlığı Merkezlerine gönderdiği yazıyla açığa çıktı, yazıda her aile hekiminin “her ay kendisine kayıtlı 150 kişiye check up uygulaması yapmasının sağlanması gerektiği” belirtiliyordu.
“Aile sağlığı merkezlerine başvurunun yüzde 40’a artırılması” ihtiyacı nereden doğdu? Sağlıkta Dönüşüm Programı’nda “Güçlendirilmiş Temel Sağlık Hizmetleri ve Aile Hekimliği” ve “Etkili, Kademeli Sevk Zinciri” başlıkları ile aile hekimliği sisteminin birinci basamakta yaşanan sorunları çözeceği iddiasındaki Sağlık Bakanlığı, sevk sistemini 2007 yılında kaldırdı ve şimdi de aile sağlığı merkezlerine başvuru sayısını artırmaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı istatistikleri tabloyu açık olarak ortaya koyuyor:
“Tüm ülkede aile hekimliği sistemine geçildiği 2011 yılından bu yana aile hekimliği birimi sayılarındaki artışa rağmen, 2011 yılında toplam poliklinik sayısının yüzde 40’ını oluşturan birinci basamağa müracaat sayısı, 2016 yılında yüzde 31’e düşmüştür. Bu yıllar arasında birinci basamak sağlık hizmetlerinin kullanımının, yaygınlaşmak bir yana azaldığı görülmektedir.”
TTB’nin “Aile Hekimliği: Ne Dediler, Ne Oldu?” raporu için tıklayın
Sağlık Bakanlığı’nın bu açıklama ile başlattığı yeni programa dair TTB, uygulamayı “popülist” olarak değerlendirdi ve sağlık hizmetlerine talebi yapay olarak artıran bir modelin sistemde yeni sorunlara yol açacağını, aile sağlığı merkezlerinde şu anda rutin olarak ve gerekli görülen durumlarda her tür izlemin ve tahlilin zaten yapılmakta olduğunu belirterek tarama ve izlem programlarının başta koruyucu hekimlik olmak üzere sağlık hizmetleri açısından çok önemli olduğuna ve TTB’nin koruyucu hekimlik hizmetlerine yönelik uygun ve doğru yapılandırılan, herkese eşit, ücretsiz ve etkin ulaştırılan tüm tarama programlarını desteklediğine değindi ve şöyle dedi:
“Ancak tarama programları hükümetin açıkladığı şekilde bireylerin randevu alması ve kendi talebiyle değil, tam tersine, risk grubundaki bütün bireylere, talepleri olup olmadığına bakılmaksızın ulaşılarak sistematik bir biçimde yapılmalıdır”.
Sağlık Bakanlığı’nın var olan tarama programlarıyla yürüttüğü çeşitli çalışmalar var. Bu çalışmalar zaten koruyucu hekimliğin ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin temel hareket noktası. Kişiyi çevresiyle birlikte ele alıp onu hastalıklardan korumak, onu sağlamken izlemek ve gelişebilecek hastalıkları erkenden ortaya çıkararak hastalığın etkilerini olabildiğince azaltmak.
Bu amaçla özellikle bazı yaş gruplarında ve durumlarda –onların randevu almasını ya da başvurmasını beklemeden- “izlem” yapılıyor. Burada “izlem” sözcüğünden kastımız düzenli ve aralıklı olarak kişinin kontrolden geçmesi, belirli dönemlerde belirli muayenelerin ve –gerekiyorsa- tetkiklerin yapılması, aşılama (yaş grubu gerektiriyorsa), sağlık eğitimi ve danışmanlık verilmesi gibi aktiviteleri içeren çalışmalar.
Bunların çerçevesi de belirli. Yani siz 6 aylık bir bebeğin izleminde neler yapacaksınız, 65 yaşındaki bir bireyde neleri nasıl izleyeceksiniz, gebe izleminde neler yapılacak belirli. Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda belirlediği kriterler var. Bu izlemlerde tarama testleri, tahlil ve tetkikler de kullanılabiliyor elbette ama kişinin yaşına, cinsiyetine, riskine göre.
Bu amaçla Sağlık Bakanlığı 2015 yılında bir rehber yayımlamış. “Aile Hekimliği Uygulamasında Önerilen Periyodik Sağlık Muayeneleri ve Tarama Testleri” adını taşıyan bu rehberde gerek yaşa, gerekse de cinsiyete göre yapılması gereken tarama testleri ve bu testlerin sıklığı ayrıntılı olarak tanımlanıyor.
Yine TTB açıklamasına dönelim ve bu izlemlerle ilgili bölüme bakalım:
“Şu anda, ASM’lerde gebelere 4 kez, lohusalara 3 kez, bebeklere 7 kez, çocuklara 7 kez izlem yapılmaktadır. 15-49 yaş arası kadınlara 6 ayda bir, diyabet hastalarına her gelişlerinde izlem yapılmaktadır. Yine her kayıtlı olan kişiye obezite izlemi (boy, kilo, bel çevresi, kalça çevresi, tansiyon) yapma zorunluluğu vardır. Bunların dışında da aile hekimleri kendilerine başvuran hastalara gerekli gördükleri kan tahlillerini zaten yaptırmaktadırlar. Öte yandan; 30-65 yaş arası 14 milyon kadının her beş yılda bir serviks kanseri, 40-69 yaş arası 12 milyon kadının her iki yılda bir meme kanseri, 50-70 yaş arası 13 milyon kişinin ise her iki yılda bir kolon kanseri taramalarından geçirilmesi planlanmış ve 2012 yılından bu yana uygulamaya konulmuş fakat geçen bunca süreye rağmen bu taramalar bir türlü düzene oturtulamamıştır.”
Sağlık Bakanlığı’nın –eskiden beri- süregelen bir izlem/tarama programı zaten var, bu programın daha etkili olması için başta Bakanlık olmak üzere herkese görev düşüyor elbette. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve etkinleştirilmesiyle ulaşılabilecek bir amaç bu. Zaten aile hekimlerinin de görevi.
İzlem ve taramalar kişinin talebine, randevu alıp almamasına göre bağlı olarak gerçekleştirilecek aktiviteler haline geldiğinde farklı dinamikler söz konusu olur. İzlem ve taramalar talebe göre şekillenirse kaynakları verimli kullanamaz, doğru ihtiyaçlara yönlendiremeyiz.
Aile hekimliğine başvuru oranını yüzde 40’a çıkarmanın yolu “chek-up” ile ya da aile hekiminin her ay kendisine kayıtlı 150 kişi bulup onları chek-up’tan geçirmesi ile sağlanmaya çalışıyor. Neden? Kademeli, basamaklı, sevk sisteminin uygulandığı bir sağlık sistemimiz olmadığı için. Özetle izlem ve taramaları “randevulu chek-up” haline getirmeyi, sağlığa piyasacı ve “müşteri memnuniyeti” bakış açısıyla bakan bir programın bileşeni olarak değerlendirmek mümkün! bianet

05 Ekim 2018 Sabah
Yorumlar Sende yorum yaz
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu haber için eklenmiş yorum bulunamadı.
Diğer Sağlık Haberleri

SGK 30 ilacı daha ödeme listesine ekledi
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “Tıbbi ve Ekonomik Değerlendirme Komisyonu’nda
 
İlaç, ekonomik krizden daha fazla etkilendi
Eczacılar sıkıntılı ve zor günler geçiriyor. Çünkü ilaçların yüzde 55’inin ithal olması, ülkemizde üretilen ilaçla
 
"Antidepresan ilaç kullanımı tehlikeli düzeyde"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ruh sağlığı merkezleri önerdi... Bahçeli, “Gaziantep’te bir boşanma vakası
 
Çevresel faktörlerin sağlık üzerine etkileri paylaşılsın
TTB, Sağlık Bakanlığı’na “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli İllerinde Çevresel Faktörlerin ve S

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet eylemleri 2018’de de can aldı
Sağlıkta şiddetten şehir hastanelerine, barış savunucusu hekimlerden kürtaj tartışmalarına, aşı karşıtlığından çevre kir
 
Yapay zekâ ve kanser ilaç keşfi konusunda bilgi verilecek
SANKO Üniversitesi tarafından düzenlenen bilimsel etkinlikler kapsamında ABD, Teksas Üniversitesi Tıp Fakültesi Çobanoğl
 
Obezite ve diyabet hastalarına beslenme konusunda bilgi verildi
SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencilerinin kurduğu Yaşam Rehberim Kulübü,
 
GAPSHOES’da sağlık hizmeti
SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi, 28. GAPSHOES Uluslararası Ayakkabı, Terlik, Saraciye

Soğuk hava kalp krizi riskini artırıyor
Havaların soğuması ile birlikte kış aylarında ortaya çıkan hastalıklar da kendini göstermeye başladı.
 
Lise öğrencilerine diyabet eğitimi verildi
SANKO Üniversitesi Diyabet Kulübü öğrencileri, Avukat Mahmut Düşün Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerine diyabe
 
Türkiye, dünyada en fazla sigara içen ülkeler arasında 24’üncü sırasında
Dünya üzerinde en fazla sigara içen ülkeler belli olurken, Türkiye’nin bu listenin 24’üncü sırasında yer ald
 
Obezite rahatsızlığı bulunan 3 bin 902 kişi tedavi edildi
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İnayet Topçuoğlu Hastanesi, obeziteyle mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmaların meyves

İştahsızlık psiko-sosyal nedenlerle ortaya çıkar
Fenerbahçe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı, Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Uzmanı Prof. Dr. Muazzez
 
Toplumda şizofreni hastaları ile ilgili yanlış bir algı var
Gaziantep Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği yöneticileri Gaziantep Yardım Vakfı’nı ziyaret ederek
 
Türkiye’nin yüzde 28,7’si obez
Dünya üzerindeki farklı ülkelerin obezite oranları belli olurken, Türkiye’nin yüzde 28,7’sinin obeziteyle mü
 
Herkes, görev ve unvanlarına uygun alanlarda çalıştırılmalı
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Prof. Dr. Rahmi Kılıç’ın yayınladığı
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya