19 Haziran 2018, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
O bilmiyor
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Tırnak İçinde
Hikmet Aksoy
Falcılar ve anketler ve 24 Haziran...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
SAİT FAİK ABASIYANIK MÜZESİ / BURGAZADA
Leyla Adın
İnanç ve güven
Yaşar Özen
Katakulli
Aykut Tuzcu
BABALAR GÜNÜ
ÇOK OKUNAN HABERLER
Gazişehir'de yaprak dökümü devam ediyor
Memik Terlemez, yeniden kulüp başkanlığına seçildi
Türkiye genelinde konut fiyatları 2010 yılından bu yana yüzde 90 oranında arttı
GAZDAŞ, İslahiye ve Nurdağı’nda altyapı çalışmalarına devam ediyor
Suriye ordusu Dera bölgesine askeri güç gönderiyor
Suruç'ta babasını ve kardeşlerini kaybeden Fadıl Şenyaşar tutuklandı
Büyükbaş hayvan ithalatı yüzde 91 arttı
Borçlar, 31 Temmuz akşamına kadar yapılandırılabilir
Bütçe, Ocak-Mayıs döneminde 20.5 milyar TL açık verdi
18 köyde 240 kilometre arazi yolu açıldı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
“Kalp ritm bozukluğu ölüme, kalp yetersizliğine ve inmeye neden oluyor”



Prof. Dr. Dursun Aras:

Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı ve Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu Başkanı olan Prof. Dr. Dursun Aras, kalp ritm bozukluklarının kalp yetersizliğine, inmeye ve ölüme neden olduğunu belirterek, obezite, sigara ve aşırı alkol kullanımının kalp ritim bozukluğunun en sık nedenlerinden olduğunu söyledi.

Atriyal fibrilasyon, kalbin atriyum dediğimiz kulakçıklarının ritm bozukluğudur. Kalp hızı normalde dakikada 50-100 arasında ve düzenlidir, yani atımların aralıkları eşittir. Kalbin kulakçıkları ve karıncıkları aynı hızda ve birbirini takip eden bir düzen içinde çalışırlar. Atriyum fibrilasyonunda ise bu düzen bozuluyor. Kulakçıkların hızı dakikada 400 ve üzerine çıkarak titreşir hale geliyor. Karıncıklar ise dakikada 100 ile 200 arasında, hızlı ve aralıkları çok düzensiz olacak şekilde çalışıyor. Hastalar karıncıkların bu düzensiz çalışmasını çarpıntı olarak hisseder.

“Atriyal fibrilasyon kalp ritim bozukluğu ileri yaşta daha sık görülüyor”
Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı ve Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu Başkanı olan Prof. Dr. Dursun Aras, atriyal fibrilasyonun özellikle ileri yaşlarda en sık görülen kalp ritim bozukluğu olduğunu vurgulayarak, “Yaş ilerledikçe sıklığı belirgin olarak artar. Toplumun genelinde sıklığı yüzde 3 civarındadır. Bu rakam 65 yaşından sonra yüzde 9 iken, 80 yaşından sonra yüzde 10-20’ye kadar yükselir. Gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda ortalama yaşın artması ile her geçen yıl atriyal fibrilasyonun sıklığı artmaktadır ve en önemli toplum sağlığı sorunlarından biri haline gelmiştir” dedi.
Prof. Dr. Aras, atriyal fibrilasyon bulunan hastaların ölüm riskinin 2 kat, kalp yetersizliği riskinin 3 kat, ve en önemlisi felç riskinin ise 5 kat fazla olduğunu belirterek, “Kalbin kulakçıkları normal kasılma ve kanı ileriye atma fonksiyonunu kaybettiği için, kulakçıklar içinde kan pıhtıları oluşur. Bu pıhtılardan kopan parçalar dolaşıma katılarak beyin damarlarının tıkanmasına ve inmeye neden olabilirler. Bu durumda oluşan inmeler diğer inmelere göre daha fazla ölümcül ve daha fazla sakat bırakıcı seyrederler. İleri yaşlardaki inmelerin yaklaşık üçte birinden bu ritim bozukluğu sorumludur. Yine bütün araştırmalara rağmen sebebi bulunamayan inmelerin beşte birinin altından bu hastalık çıkmaktadır. Ayrıca hastaların önemli bir kısmında bu hastalık nedeni ile tekrarlayan hastaneye yatışlar olur, yaşam kalitesi kötüleşir ve zihinsel fonksiyonlar olumsuz etkilenir” şeklinde konuştu.

“Obezite, sigara ve aşırı alkol kullanmak kalp ritm bozukluğunun en sık nedenlerinden”
Prof. Dr. Dursun Aras, yaşın artması ile birlikte ritm bozukluğuna zemin hazırlayan hastalıkların da arttığını kaydederek, “Hipertansiyon, kalp yetersizliği, şeker hastalığı, koroner arter hastalığı, kalp kapak hastalıkları, akciğer hastalıkları, obezite, sigara ve aşırı alkol kullanmak en sık nedenlerdir. Ayrıca tiroid bezi hastalıkları, uyku apnesi ve böbrek yetmezliği olan hastalarda da sık görülür. Nadiren hiçbir hastalık olmadan da tek başına bu ritm bozukluğu olabilir” diye konuştu.

“Kalp ritm bozukluğunun en sık belirtisi çarpıntı”
Prof. Dr. Dursun Aras, kalp ritim bozukluğunda hastaların genellikle hızlı ve düzensiz kalp atışlarından şikayet ettiklerini vurgulayarak, “Nefes darlığı, çabuk yorulma, göğüs ağrısı eşlik edebilir. Bu ritim bozukluğu hastaların bir kısmında birkaç saat veya birkaç gün devam edip normale döner ve zaman zaman tekrarlar. Bu nedenle şikayetler de bazen olur ve bazen düzelir. Hastaların bir kısmı özellikle yaşlılar hiç rahatsızlık hissetmeyebilirler. Ama ritim bozukluğunun oluşturduğu riskler şikayetsiz olan bu hastalarda da aynen söz konusudur. Bazen ilk bulgu beyin damarlarındaki tıkanıklığa bağlı olarak inme, kalıcı bir felç, geçici görme, konuşma bozukluğu veya kuvvet kaybı olabilir” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Dursun Aras, şikayeti olan veya risk grubundaki hastaların doktor muayeneleri gerektiğini ifade ederek, Hastanın hikayesi ve fizik muayenesi önemli ipuçları verir. Tanıda en önemli yöntem elektrokardiyografi yani EKG’dir. Ritm bozukluğu varken EKG ile tanı koymak çok kolaydır. Ancak hastaların bir kısmında ritm bozukluğu dönem dönem olduğu için aradaki normal dönemlerde EKG de normal görünecektir. Bu durumlarda hastaların göğsüne yapıştırılan elektrodlar ile 24 saat veya daha uzun süre EKG kaydı yapabilen Holter gibi uzun süreli ritm takip yöntemleri kullanılabilir. Bu ritim bozukluğuna neden olacak hastalıkların tanısı ve ritim bozukluğunun kalbe etkisinin değerlendirilmesi için ekokardiyografi yani kalp ultrasonografisi gerekir. Ayrıca kan şekeri, böbrek, karaciğer, tiroid fonksiyonları için kan tetkikleri yapılmalıdır” diye konuştu.
Tedavinin birbirini tamamlayan iki kısımdan oluştuğunu vurgulayan Prof. Dr. Dursun Aras, “Birincisi kalp hızının ve ritminin kontrol edilmesidir. Kalp hızı genellikle çok hızlıdır ve yavaşlatmak için ilaçlar verilir. Bununla birlikte ritim bozukluğu devam eden ve normal ritme döndürülmek istenen hastalarda ritim düzenleyici ilaçlar (antiaritmikler) verilebilir. Bazen göğüse elektrik şoku uygulanarak ritim düzeltilir. Bazen de ilaçlara rağmen ritim bozukluğu ve şikayetleri devam eden hastalarda ablasyon ile ritim normale çevrilir ve tekrarlaması önlenebilir. Ablasyon işlemi koroner anjiografide olduğu gibi kasıktaki damarlardan kalbe ulaşılarak özel elektrod kateterler ile ritim bozukluğundan sorumlu odakların yakılması veya dondurulması işlemidir. Ablasyon işlemi aritmi konusunda uzmanlaşmış elektrofizyoloji uzmanı kardiyologlar tarafından yapılmaktadır. Ülkemizde bu konuda oldukça tecrübeli ve başarılı doktorlar ve merkezler bulunmaktadır” dedi.

“En sık yapılan hata, inme önleyici olarak aspirinin kullanılması”
Prof. Dursun Aras, tedavinin ikinci ve belki de daha önemli kısmının ise beyin damarlarının pıhtı ile tıkanmasının, dolayısıyla inmelerin önlenmesi olduğunu ifade ederek, “65 yaşın üstünde olmak, daha önce geçirilmiş bir inme olması, hipertansiyon, şeker hastalığı ve kalp yetersizliği inme için en önemli risk faktörleridir. Bunlardan birinin veya birkaçının olması durumunda, ciddi bir sakıncası olmadığı sürece pıhtı önleyici ya da kan sulandırıcı olarak bilinen ilaçlar (antikoagülanlar) kullanılmalıdır. Bu ilaçların hepsi ülkemizde mevcuttur. Hastalar ve belki kısmen doktorlar tarafından da en sık yapılan hata inme önleyici tedavi olarak aspirin kullanılmasıdır. Aspirinin atriyal fibrilasyonda inme önlemedeki etkisi yetersizdir ve pıhtı önleyici tedavinin yerine geçmez. Maalesef halen Ülkemizde de pek çok ülkede olduğu gibi atriyal fibrilasyonda inme önlenmesi için pıhtı önleyici tedavilerin kullanımı gereken oranların çok altındadır ve halen korumadığı halde aspirinin yanlış kullanımı fazladır. Bu nedenle Ülkemizde ve bütün dünyada ölümlerin ve sakat kalmaların en önemli nedenlerinden biri olan inme ile mücadele yetersiz kalmaktadır. Gerekli hastalarda etkili ve doğru bir pıhtı önleyici tedavi ile inmelerin %70-80’i önlenebilmektedir. Bu alanda hasta, doktor ve sağlık çalışanlarının daha fazla bilgi ve ilgisine ihtiyacımız vardır. Şu noktayı tekrar tekrar vurgulamak gerekir; inme en önemli ölüm nedenlerinden biridir ve atriyal fibrilasyona bağlı inmelerin büyük kısmı doğru tedavi ile önlenebilir. Bu tedavi kardiyoloji, kalp damar cerrahisi, iç hastalıkları, geriatri ve nöroloji uzmanları tarafından her yerde kolaylıkla uygulanılabilen bir tedavidir” şeklinde konuştu.

A.F Kampüs toplantısı Ankara’da
Prof.Dr. Aras, A. F. Kampüsü’nün Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu’nun, Atriyal fibrilasyon ve inme ile ilgili olarak kardiyoloji, kalp damar cerrahisi, iç hastalıkları, nöroloji, geriatri, aile hekimi ve pratisyen hekimler gibi branşlardaki hekimlerin katılımı ile gerçekleştiğini ifade ederek, “Geçen yıl başlayan A.F kampüsü toplantıları sayıları artarak bu yıl da devam etmektedir. Ankara, İstanbul, İzmir, İzmit ve Gaziantep gibi Ülkemizin farklı bölgelerinde deneyimli uzmanların katılımı ile daha geniş kitlelere ulaşmak için gayret gösterilmektedir. Ankara’da yapılacak olan bu seferki toplantı 29 Eylül Dünya Kalp Gününde planlandı. Böyle önemli bir günde kalp sağlığı açısından gösterilen çabaların içinde atriyal fibrilasyonun önemini bir kere daha vurgulamak istedik” dedi.

“Hayatınızın ritmi için kalbinizin ritmini koruyun”
Prof. Dr. Dursun Aras, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin bütün dünyada ölüm nedenlerinin en başında geldiğini dile getirerek, “Bunun önüne geçmek için daha işin başında yani sağlıklı iken gayret göstermek şarttır. Sağlıklı beslenmek, yeterince hareket etmek ve egzersiz yapmak, sigara ve kötü alışkanlıkları bırakmak herkesin yapması gereken temel önlemlerdir. Hipertansiyon, şeker hastalığı ve şişmanlık ile daha etkili mücadele edilmelidir. Bunları yaparken hastaların da daha aktif, istekli ve katılımcı olmaları gereklidir” diye konuştu.İHA


28 Eylül 2016 Sabah
Yorumlar Sende yorum yaz
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu haber için eklenmiş yorum bulunamadı.
Diğer Sağlık Haberleri

"Su sporları fiziksel dayanıklılığı arttrır
Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, su sporlarının ruh ve beden sağlığımız için yararları hakkında şu bilgileri verdi:
 
Ramazan’da doğru besin tercihleri nasıl olmalı?
Ramazanın başlangıcıyla birlikte birçok kişi, alışmış olduğu düzenden farklı bir düzene giriyor. Yeme ve içme alışkanlık
 
Tıbbi olarak zeka geriliğine neden oluyor
Güneydoğu'nun doğal kolası olarak bilinen ve Ramazan sofralarının vazgeçilmez içeceği olan meyan kökü şerbeti, zorlu işl
 
Hiçbir gün daha fazla gıda tüketimi için gerekçe değil
SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Meryem Özdemir, “Be

Katarakt, bebeklik çağlarında da görülebiliyor
Özel Göznuru Göz Hastanesi hekimlerinden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Eyup Özcan, çoğunlukla ileri yaşlarda yani 60&#
 
Beslenme yaşamın en önemli unsuru
SANKO Üniversitesi’nde I. Beslenme ve Diyetetik Günleri kapsamında 11-12 Mayıs 2018 tarihlerinde, “Temel Kli
 
Ani nem ve ısı değişiklikleri, hatta rüzgar bile astım belirtilerini başlatabilir
5 Mayıs Dünya Astım günü dolayısıyla 25 Aralık Devlet Hastanesi Eğitim birimi ile Şehitkâmil İlçe Sağlık Müdürü Dr. Erol
 
‘Sağlıklı Nesiller İçin Bir Adım Da Sen At’ Yüzlerce öğrenci sağlık için yürüdü
10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü etkinlikleri çerçevesinde ‘Sağlıklı Nesiller İçin Bir Adım Da Sen At

Kök hücre uygulamaları çok sıkıntılı bir süreçte
Gaziantep Üniversitesi ve Kök Hücre ve Hücresel Tedaviler Derneği iş birliğinde düzenlenen Kök Hücre Bölge Toplantıların
 
5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü’ydü
25 Aralık Devlet Hastanesi’nde enfeksiyon kontrol komitesi ve eğitim birimi tarafından 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Gü
 
Hareketsiz yaşam, çevresel faktörler ve sağlıksız beslenme
SANKO Üniversitesi "SANKONUK" programında diyabetin nedenleri anlatıldu ABD Wiskonsin-Madison Üniversitesi Tıp Fakült
 
İnsanların doğru beslenmesine katkı sunacak bir meslek
Gaziantep Üniversitesi ve Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği tarafından “Gerçeklerin Işığında Gıdada

Stres hipertansiyonu tetikler
Uzun yıllardır MMT Amerikan Hastanesi’nde görev yapan Kardiyoloji Uzmanı Ahmet Ayhan Dündar, hipertansiyon hakkınd
 
“Şeker Hastalığı: Adı gibi tatlı olmayan bir hastalığın hikayesi”ni anlatacak
SANKO Üniversitesi tarafından SANKONUK Programı kapsamında düzenlenecek halka açık sağlık konferansında, ABD Viskonsin-M
 
“Obezite depresyona yol açabilir”
Sağlık çalışanlarına obezite eğitimi verildi Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Kahramanmar
 
Türkiye’de aşı karşıtlığı yüzünden milyonlarca çocuk ölüyor!
Dünyada hala 19 milyon çocuk aşısız Son dönemin tartışmalı konularından olan aşıyı, kimileri yaptırmak istemezken dokto
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya