21 Kasım 2018, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Hayal
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
RAKAMLAR
Hikmet Aksoy
31 Mart seçimi ve FETÖ...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
BODRUM
Leyla Adın
Görsel medyanın etkisi
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Erbap yorumu ‘2’
Aykut Tuzcu
Yaşar Özen
ÇOK OKUNAN HABERLER
Ayda 12 milyon yolcu taşınıyor
Gül, kitap okuma değerler eğitimine katkı sağlıyor
İki kız kardeşin cenazeleri memleketlerine gönderildi
Çingene Kızı Mozaiği parçaları yola çıkıyor
Türkiye, sanal şiddette ilk sıralarda
Türkiye’de 1 milyondan fazla mayın bulunuyor
Gazişehir - Boluspor maçı biletleri satışta
JuniorSTEM eğitimi ile yaparak öğreniyorlar
Boluspor Teknik Direktörü Sait Karafırtınalar: Rakibimiz ligin dominant takımlarından birisi
Uluslararası oyun sempozyumu HKÜ’de
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
“Kaygının en yoğun yaşandığı durumlar sınavlardır”



“Kaygı, bireyin hayatının belli dönemlerinde yaşadığı evrensel bir duygu ve deneyimdir”
SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi Psikoloğu Didem Cengiz, kaygının bulaşıcı bir duygu olduğunu belirterek, “Kaygılı olan annenin çocuğunun da aynı durumda olma ihtimali yüksektir” dedi.
30 Haziran – 1 Temmuz 2018 tarihlerinde düzenlenecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesi önerilerde bulunan Cengiz, “Sınav kaygısı, öğrencilik sürecindeki sorunlardan biridir. Kaygı, bireyin hayatının belli dönemlerinde yaşadığı evrensel bir duygu ve deneyimdir” diye konuştu.
Genel olarak gelecekte kötü bir olay olacakmış gibi algılanan ve bireyin kendisini kötü hissettiği durumlar karşısında gösterdiği bu tepkinin geleceğe yönelik endişe, kararsızlık, korku, kötümserlik ve umutsuzluk duygularını ifade ettiğini anlatan Cengiz, bunun bireyin bazı hayat olaylarıyla başa çıkabilmesine engel olduğunu söyledi.
Kaygının kökenin bireyin çocukluk dönemine dayanabileceğini kaydeden Cengiz, çocuğun öğretmenleri ve ebeveynlerinin yanı sıra, yaşıtlarıyla olan ilişkilerini de içerdiğini ve çevresindeki insanların varlığıyla geliştiğine vurgu yaptı.
“Kaygı bulaşıcı bir duygudur. Bu nedenle de kaygılı olan bir annenin çocuğunun da aynı durumda olma ihtimali yüksektir” diyen Cengiz, okulda kaygıyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Okulda kaygının en yoğun yaşandığı durumlar sınavlardır. Bu noktada sınav kaygısı özel bir kaygı çeşidi olup çocuğun değerlendirilmesi söz konusu olduğunda hissedilen korkuyla karışık tedirginlik duygusudur. Bireyin zihinsel yeteneği ve okul başarısı dikkate alınmadan yapılan pek çok sınav bireyler üzerinde ciddi etkiler yaratmaktadır. Sınav kaygısı çocukluk döneminde oluşan ve bireyin yaşı ilerledikçe artabilen bir duygudur.
Evdeki sıkı disiplin, kısıtlayıcı ebeveyn tutumları, okuldaki otoriter eğitim öğretim davranışları, olumsuz soğuk ve kırıcı öğretmen eleştirileri, cezalar, kısıtlı not verme ve ödüllendirmeme gibi tutum ve davranışlar bireyde sınav kaygısının oluşmasında zemin hazırlamaktadır. Böylece bireyde sık tekrarlanan okul başarısızlıkları, yetişkinlerin olumsuz değerlendirmeleri ve bu gibi durumların kişide çağrıştırdığı öze yönelik tehdit duygusu sınav kaygısını pekiştirir.”
Sınav kaygısının öğrenciler için büyük tehdit olduğunu ve araştırmalara göre genel cerrahide ameliyat sırası bekleyen hastalardan daha yoğun görüldüğünün ortaya konulduğuna dikkat çeken Cengiz, şöyle devam etti:“Araştırmalar yüksek kaygılı öğrencilerin verimsiz çalışma yöntemlerine sahip olduklarından, daha yetersiz öğrenme süreçlerine sürüklendiğini göstermektedir. Sınav anında hızla gözden geçirilmiş çalışma süreci bireyde daha fazla kaygıya yol açar. Kişi yoğun kaygıya sahipse akıl yürütme ve soyut düşünme yönündeki zihinsel faaliyetleri de bozuluyor olur. Böylece sınav kaygısı bireyin başarısızlığında önemli bir rol oynar.
Sınav kaygısı bireyde iki zeminde ortaya çıkabilir. Bilişsel zeminde kişi başarısızlığın sonuçlarını düşünür, başarmak için yetenekleri hakkında kuşkuya düşmüştür ve olumsuz içsel konuşmalar yaşar. Duyuşsal zemindeyse kişi hızlı kalp atışları terleyen eller mide bulantısı kızarma terleme sararma gibi fizyolojik durumlarla yüzleşmektedir.”
Problemle başa çıkabilmek için önce sorumluluk almak gerektiğini vurgulayan Cengiz, yaşamın güçlükleri ile mücadele etmek için bireyin yeteneklerine güvenmesinin sınav kaygısının yol açtığı öze tehdidi azaltan önemli bir yol olduğunun altını çizdi.
“Doğru bir şekilde durumu değerlendirdiğimizde sınav kaygısı bazen bir motivasyon kaynağı olabilir, sınava çalışmak için stratejiler belirlememizi sağlayabilir” diyen Cengiz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınav kaygımız bize ihtiyaç duyduğumuz yardımı istemek için yol gösterici olabilir. Sınav başarısına ulaşmak için farklı seçenekleri araştırmamıza motive edebilir. Düşünce ve inançları sorgulamamıza yön verebilir. İşlevsel olmayan düşüncelerimizi keşfedip yerine alternatif düşünceler seçmeyi öğretebilir.
Sınav sırasında yaşanan kaygıyla başa çıkmak için sınav öncesinde kaygı yaratan olumsuz düşüncelerin yerine alternatif açıklamalar getirmek kontrolün kaybedilmediğini gösterir. Kaygı bir yanıyla bizi hayata karşı engellerken, diğer yanıyla da canlı olduğumuzun bir göstergesidir. Yaşıyorsak ve canlıysak kaygılıyız da demektir. Kaygı her zaman acilen giderilmesi gereken bir duygu olmayabilir.
Sınava çalışma döneminde bize kendimizle ilgili pek çok cevabı sunuyor olabilir. ‘Kaygılıyım. Peki bunun anlamı ne?’ diye sorguladığımızda alacağımız yanıtlar davranışımıza yön verebilir. ‘Az mı çalıştım? ‘Yoksa üzerimde çok mu baskı var’ ya da ‘başaramazsam’ gibi yanıtlara göre şekil almak mümkün olabilir. Kaygıyı hemen dindirmeye çalışmak ya da onu bastırmak her zaman çözüm olmaz. Kaygılıysanız bunu yok etmeye çalışmayın.
Bir seçenek daha mümkün, o da deneyimi dinlemek, size ne anlatmaya çalışıyor. Kaygılı hissettiğinizde kendinizi merakla dinleyin bu kaygı size ne söylemek istiyor. Onu dinlerseniz size iyi bir rehber olabilir. Kaygılı olduğumuzda başka seçenekleri göremeyebiliriz fakat kaygının bir diğer işlevi bize farklı seçenekleri öğretmek olabilir. Onu dikkatle dinleyin. Acaba sizin sınav kaygınız size ne anlatmak istiyor?”
Sınav kaygısıyla ilgili olarak ailelere önerilerde bulunan Cengiz, sözlerini şöyle tamamladı:“Sınav öncesi bireye güven ve sorumluluk birlikte verilmeli. Aileler çocuklarına olan inançlarını çocuklarının üzerinde bir baskı oluşturmayacak şekilde sunmalıdır. Sınava ilişkin konuşmalarda bireyi destekleyici olmalı ve aile bu konuşmalarda özenli davranmalıdır.
Her birey biricik ve tektir. Her deneyim kişiye özgüdür. Çocuğunuzun deneyiminin kimseye benzemediğini bilmek aileleri rahatlatabilir. Çocukları geçmiş tecrübelerle kıyaslamak doğru değildir. Bu hayatın herhangi bir alanında karşımıza çıkmış bir basamak gibi görülmeli.
Sınav bir ölüm kalım meselesi haline geldiğinde çocuk için performans kaygısı da yaratacaktır. Aile çocuğunun yeteneklerini iyi gözlemlemeli ve çocuğunun sınırlarında ve yetenek düzeyinde onları desteklemelidir.”

27 Haziran 2018 Sabah
Yorumlar Sende yorum yaz
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu haber için eklenmiş yorum bulunamadı.
Diğer Sağlık Haberleri

Herkes, görev ve unvanlarına uygun alanlarda çalıştırılmalı
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Prof. Dr. Rahmi Kılıç’ın yayınladığı
 
Obezite ve diyabette farkındalık standı
Özel Gaziantep Anka Hastanesi tarafından halk sağlığını tehdit eden obeziteye dikkat çekmek ve insanları sağlıklı yaşama
 
“Dünya Radyoloji Günü” kutlandı
Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde Radyoloji Anabilim Dalı çalışanlarının “
 
İlaç tedarikinde yaşanan sorun artarak devam ediyor
Ülkemizde ilaç tedarikinde yaşanan sorunun hızla ve artarak devam ettiğini belirten Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Gene

5 ayda 125 kilodan 94 kiloya düştü
Gaziantep'te 125 kilo olan Dönüş Altunoymak, uyguladığı diyetle 5 ayda 94 kiloya düştü. Altunoymak'ın hedefi ideal kilos
 
Obez kadınların meme kanserine yakalanma olasılığı 1,4 kat daha fazla
Meme kanseri farkındalık ayının sonlarına doğru gelinirken Özel MMT Amerikan Hastanesi Genel Cerrahı Opr. Dr. İlker Pala
 
KOAH’tan ölümde Türkiye 3’üncü sırada bulunuyor
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Nevhiz Gündoğdu, ̶
 
Anne adayının yaşı ilerledikçe yumurta kalitesi düşüyor
SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı- Tüp Bebek Merkezi

Türkiye'de bin kişiye 1,8 doktor düşüyor
Dünya üzerinde yer alan farklı ülkelerdeki bin kişi başına düşen doktor sayıları belli olurken, Türkiye’de bu raka
 
Aile Hekimliğinde “Randevulu Check-Up” Dönemi başlıyor
İzlem ve taramaları “randevulu chek-up” haline getirmeyi, sağlığa piyasacı ve “müşteri memnuniyetiR
 
İnternet üzerinden zayıflama ilaçları çaylar ve bitkisel karışımlar almayın
Türkiye’nin en büyük eczacılık buluşması olarak kabul edilen "Uluslararası Geleceğin E hali" etkinliğinde uzmanlar
 
“Tüp Bebek Tedavisinde Güncel Gelişmeler” konusu anlatılacak
SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde halka açık konferanslar kapsamında, “T

E-reçetenin kapsama alanı genişliyor
SGK, 01.10.2018 tarihinden itibaren kurum hekimlikleri, belediye poliklinikleri, huzurevi poliklinikleri ve medikososyal
 
462 çölyak hastasının daha yüzü güldü
Şehitkamil Belediyesi, her 3 ayda bir çölyak hastalarına yapmış olduğu glutensiz un dağıtımını eylül ayında da gerçekleş
 
Önlenebilir bir kanser türü
Medical Park Gaziantep Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nida Dai, rahim ağzı kanserinin önlenebilir
 
İşsiz hemşire sayısının artmasından endişe ediyoruz
Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışanların en büyük sorununun nüfus yoğunluğundan kaynaklanan iş yükü olduğunu dile get
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya