21 Temmuz 2018, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Ölü fare
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
İŞLETME
Hikmet Aksoy
Çok bilmek, tam bilmemek...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Zamanın Ötesindeki Şehir : Burdur (*)
Leyla Adın
Sınav bazen her şeydir
Yaşar Özen
Katakulli
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Az itibar ettiklerimiz…
Aykut Tuzcu
100. Yıl Atatürk Kültür Parkı’nın hikayesi
ÇOK OKUNAN HABERLER
Adli tatil başladı
68 bin sağlık çalışanı şiddet mağduru oldu
ABD Senatosunda "Türkiye'ye Finansal Kısıtlama" Tasarısı
Geri dönenlerin sayısı 44 bin oldu
Eker, Güneydoğu'da ilk deposunu Gaziantep'e açtı
Akaryakıt sektörünün sorunlarına çözüm arandı
20-34 yaş arası eğitimini bitiren 100 kişiden 61’i iş bulabiliyor
Kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 37.26 oranında azaldı
Çıkacak yasa, ülkemize, milletimize ve gençlerimize hayırlı olsun
Kendi robotlarını kodlayan çocuklar hayallerini gerçeğe dönüştürüyor
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
“Kaygının en yoğun yaşandığı durumlar sınavlardır”



“Kaygı, bireyin hayatının belli dönemlerinde yaşadığı evrensel bir duygu ve deneyimdir”
SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi Psikoloğu Didem Cengiz, kaygının bulaşıcı bir duygu olduğunu belirterek, “Kaygılı olan annenin çocuğunun da aynı durumda olma ihtimali yüksektir” dedi.
30 Haziran – 1 Temmuz 2018 tarihlerinde düzenlenecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesi önerilerde bulunan Cengiz, “Sınav kaygısı, öğrencilik sürecindeki sorunlardan biridir. Kaygı, bireyin hayatının belli dönemlerinde yaşadığı evrensel bir duygu ve deneyimdir” diye konuştu.
Genel olarak gelecekte kötü bir olay olacakmış gibi algılanan ve bireyin kendisini kötü hissettiği durumlar karşısında gösterdiği bu tepkinin geleceğe yönelik endişe, kararsızlık, korku, kötümserlik ve umutsuzluk duygularını ifade ettiğini anlatan Cengiz, bunun bireyin bazı hayat olaylarıyla başa çıkabilmesine engel olduğunu söyledi.
Kaygının kökenin bireyin çocukluk dönemine dayanabileceğini kaydeden Cengiz, çocuğun öğretmenleri ve ebeveynlerinin yanı sıra, yaşıtlarıyla olan ilişkilerini de içerdiğini ve çevresindeki insanların varlığıyla geliştiğine vurgu yaptı.
“Kaygı bulaşıcı bir duygudur. Bu nedenle de kaygılı olan bir annenin çocuğunun da aynı durumda olma ihtimali yüksektir” diyen Cengiz, okulda kaygıyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Okulda kaygının en yoğun yaşandığı durumlar sınavlardır. Bu noktada sınav kaygısı özel bir kaygı çeşidi olup çocuğun değerlendirilmesi söz konusu olduğunda hissedilen korkuyla karışık tedirginlik duygusudur. Bireyin zihinsel yeteneği ve okul başarısı dikkate alınmadan yapılan pek çok sınav bireyler üzerinde ciddi etkiler yaratmaktadır. Sınav kaygısı çocukluk döneminde oluşan ve bireyin yaşı ilerledikçe artabilen bir duygudur.
Evdeki sıkı disiplin, kısıtlayıcı ebeveyn tutumları, okuldaki otoriter eğitim öğretim davranışları, olumsuz soğuk ve kırıcı öğretmen eleştirileri, cezalar, kısıtlı not verme ve ödüllendirmeme gibi tutum ve davranışlar bireyde sınav kaygısının oluşmasında zemin hazırlamaktadır. Böylece bireyde sık tekrarlanan okul başarısızlıkları, yetişkinlerin olumsuz değerlendirmeleri ve bu gibi durumların kişide çağrıştırdığı öze yönelik tehdit duygusu sınav kaygısını pekiştirir.”
Sınav kaygısının öğrenciler için büyük tehdit olduğunu ve araştırmalara göre genel cerrahide ameliyat sırası bekleyen hastalardan daha yoğun görüldüğünün ortaya konulduğuna dikkat çeken Cengiz, şöyle devam etti:“Araştırmalar yüksek kaygılı öğrencilerin verimsiz çalışma yöntemlerine sahip olduklarından, daha yetersiz öğrenme süreçlerine sürüklendiğini göstermektedir. Sınav anında hızla gözden geçirilmiş çalışma süreci bireyde daha fazla kaygıya yol açar. Kişi yoğun kaygıya sahipse akıl yürütme ve soyut düşünme yönündeki zihinsel faaliyetleri de bozuluyor olur. Böylece sınav kaygısı bireyin başarısızlığında önemli bir rol oynar.
Sınav kaygısı bireyde iki zeminde ortaya çıkabilir. Bilişsel zeminde kişi başarısızlığın sonuçlarını düşünür, başarmak için yetenekleri hakkında kuşkuya düşmüştür ve olumsuz içsel konuşmalar yaşar. Duyuşsal zemindeyse kişi hızlı kalp atışları terleyen eller mide bulantısı kızarma terleme sararma gibi fizyolojik durumlarla yüzleşmektedir.”
Problemle başa çıkabilmek için önce sorumluluk almak gerektiğini vurgulayan Cengiz, yaşamın güçlükleri ile mücadele etmek için bireyin yeteneklerine güvenmesinin sınav kaygısının yol açtığı öze tehdidi azaltan önemli bir yol olduğunun altını çizdi.
“Doğru bir şekilde durumu değerlendirdiğimizde sınav kaygısı bazen bir motivasyon kaynağı olabilir, sınava çalışmak için stratejiler belirlememizi sağlayabilir” diyen Cengiz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınav kaygımız bize ihtiyaç duyduğumuz yardımı istemek için yol gösterici olabilir. Sınav başarısına ulaşmak için farklı seçenekleri araştırmamıza motive edebilir. Düşünce ve inançları sorgulamamıza yön verebilir. İşlevsel olmayan düşüncelerimizi keşfedip yerine alternatif düşünceler seçmeyi öğretebilir.
Sınav sırasında yaşanan kaygıyla başa çıkmak için sınav öncesinde kaygı yaratan olumsuz düşüncelerin yerine alternatif açıklamalar getirmek kontrolün kaybedilmediğini gösterir. Kaygı bir yanıyla bizi hayata karşı engellerken, diğer yanıyla da canlı olduğumuzun bir göstergesidir. Yaşıyorsak ve canlıysak kaygılıyız da demektir. Kaygı her zaman acilen giderilmesi gereken bir duygu olmayabilir.
Sınava çalışma döneminde bize kendimizle ilgili pek çok cevabı sunuyor olabilir. ‘Kaygılıyım. Peki bunun anlamı ne?’ diye sorguladığımızda alacağımız yanıtlar davranışımıza yön verebilir. ‘Az mı çalıştım? ‘Yoksa üzerimde çok mu baskı var’ ya da ‘başaramazsam’ gibi yanıtlara göre şekil almak mümkün olabilir. Kaygıyı hemen dindirmeye çalışmak ya da onu bastırmak her zaman çözüm olmaz. Kaygılıysanız bunu yok etmeye çalışmayın.
Bir seçenek daha mümkün, o da deneyimi dinlemek, size ne anlatmaya çalışıyor. Kaygılı hissettiğinizde kendinizi merakla dinleyin bu kaygı size ne söylemek istiyor. Onu dinlerseniz size iyi bir rehber olabilir. Kaygılı olduğumuzda başka seçenekleri göremeyebiliriz fakat kaygının bir diğer işlevi bize farklı seçenekleri öğretmek olabilir. Onu dikkatle dinleyin. Acaba sizin sınav kaygınız size ne anlatmak istiyor?”
Sınav kaygısıyla ilgili olarak ailelere önerilerde bulunan Cengiz, sözlerini şöyle tamamladı:“Sınav öncesi bireye güven ve sorumluluk birlikte verilmeli. Aileler çocuklarına olan inançlarını çocuklarının üzerinde bir baskı oluşturmayacak şekilde sunmalıdır. Sınava ilişkin konuşmalarda bireyi destekleyici olmalı ve aile bu konuşmalarda özenli davranmalıdır.
Her birey biricik ve tektir. Her deneyim kişiye özgüdür. Çocuğunuzun deneyiminin kimseye benzemediğini bilmek aileleri rahatlatabilir. Çocukları geçmiş tecrübelerle kıyaslamak doğru değildir. Bu hayatın herhangi bir alanında karşımıza çıkmış bir basamak gibi görülmeli.
Sınav bir ölüm kalım meselesi haline geldiğinde çocuk için performans kaygısı da yaratacaktır. Aile çocuğunun yeteneklerini iyi gözlemlemeli ve çocuğunun sınırlarında ve yetenek düzeyinde onları desteklemelidir.”

27 Haziran 2018 Sabah
Yorumlar Sende yorum yaz
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu haber için eklenmiş yorum bulunamadı.
Diğer Sağlık Haberleri

68 bin sağlık çalışanı şiddet mağduru oldu
CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin bilgi edinme talebine Sağlık Bakanlığı tarafından verilen yanıt,
 
Rota virüsü bulaşıcı
Özel MMT Amerikan Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Sucu, son dönemde artan rota virüs ishaline d
 
İlaç kullanan daha fazla su tüketmeli!
Özellikle yaz aylarında vücudun fazla su kaybetmesi pek çok sağlık sorununa yol açıyor.Uzmanlar, vücuttaki genel su mikt
 
"Su sporları fiziksel dayanıklılığı arttrır
Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, su sporlarının ruh ve beden sağlığımız için yararları hakkında şu bilgileri verdi:

Ramazan’da doğru besin tercihleri nasıl olmalı?
Ramazanın başlangıcıyla birlikte birçok kişi, alışmış olduğu düzenden farklı bir düzene giriyor. Yeme ve içme alışkanlık
 
Tıbbi olarak zeka geriliğine neden oluyor
Güneydoğu'nun doğal kolası olarak bilinen ve Ramazan sofralarının vazgeçilmez içeceği olan meyan kökü şerbeti, zorlu işl
 
Hiçbir gün daha fazla gıda tüketimi için gerekçe değil
SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Meryem Özdemir, “Be
 
Katarakt, bebeklik çağlarında da görülebiliyor
Özel Göznuru Göz Hastanesi hekimlerinden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Eyup Özcan, çoğunlukla ileri yaşlarda yani 60&#

Beslenme yaşamın en önemli unsuru
SANKO Üniversitesi’nde I. Beslenme ve Diyetetik Günleri kapsamında 11-12 Mayıs 2018 tarihlerinde, “Temel Kli
 
Ani nem ve ısı değişiklikleri, hatta rüzgar bile astım belirtilerini başlatabilir
5 Mayıs Dünya Astım günü dolayısıyla 25 Aralık Devlet Hastanesi Eğitim birimi ile Şehitkâmil İlçe Sağlık Müdürü Dr. Erol
 
‘Sağlıklı Nesiller İçin Bir Adım Da Sen At’ Yüzlerce öğrenci sağlık için yürüdü
10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü etkinlikleri çerçevesinde ‘Sağlıklı Nesiller İçin Bir Adım Da Sen At
 
Kök hücre uygulamaları çok sıkıntılı bir süreçte
Gaziantep Üniversitesi ve Kök Hücre ve Hücresel Tedaviler Derneği iş birliğinde düzenlenen Kök Hücre Bölge Toplantıların

5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü’ydü
25 Aralık Devlet Hastanesi’nde enfeksiyon kontrol komitesi ve eğitim birimi tarafından 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Gü
 
Hareketsiz yaşam, çevresel faktörler ve sağlıksız beslenme
SANKO Üniversitesi "SANKONUK" programında diyabetin nedenleri anlatıldu ABD Wiskonsin-Madison Üniversitesi Tıp Fakült
 
İnsanların doğru beslenmesine katkı sunacak bir meslek
Gaziantep Üniversitesi ve Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği tarafından “Gerçeklerin Işığında Gıdada
 
Stres hipertansiyonu tetikler
Uzun yıllardır MMT Amerikan Hastanesi’nde görev yapan Kardiyoloji Uzmanı Ahmet Ayhan Dündar, hipertansiyon hakkınd
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya