12 Kasım 2019, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Hazır olmak
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
T.C.
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Tarihin Sıfır Noktası: Göbeklitepe
Leyla Adın
İncelikleri anlamaya vaktimiz yok
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
A dan İ ye yöneticilik 2
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Daha yeşil bir kampüs için kolları sıvadılar
6 üniversitede yeni fakülteler kuruldu
Kimyasal kullanmayan üreticilere 400 lira ödenecek
110 araç trafikten men edildi
Gaziantep, bu çalışmayla bir adım daha ileriye gidecek
Kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27
Gelecek için en büyük miras daha yaşanabilir bir çevredir
IŞİD’lilerin ülkelerine gönderilmesine başlandı
Rusya ile dördüncü ortak kara devriyesi başladı
Millî teknoloji hamlesi hız kazandı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Haddinizi bileceksiniz!

   25 Haziran 2013
 

Bu toplumda herkes haddini bilecek…

Önce gençler! Gençler haddini bilecek.

Yok öyle gezi parkı bahanesiyle demokrasi eylemi falan!

Dini bütün, halim selim, koyun gibi olacak, itiat edeceksiniz.

Sonra kadınlar… Kadınlar dahaddini bilecek!

Bilecek ki öyle tencere- tava çalarak güya Başbakanı protesto etmek yok.

Siz üç tane doğurup, evlerinizde oturup, kayfinize bakacaksınız.

O Gezi Parkı Platformu da neymiş öyle?

Sen kalkıpta yok bilmem ne platformuymuş, ne platformu olursan ol yahu. Ayaklar ne zamandan beri baş olmaya başladı?

Haddinizi bileceksiniz.

Benden söylemesi! Eğer haddinizi bilmezseniz, Başbakan polise bir destan daha yazdırır görürsünüz gününüzü!

 

Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı eylemleriyle başlayan olayların arkasında CHP’nin olduğuna,

Bu eylemlerin yalnızca birkaç tane ağaç kesiliyor diye yapıldığına,

Demokratik hakkını kullanan halkın üzerine tekme tokatla, gaz bombaları ile kimyasallı tazyikli sularla gönderdiği polisin destan yazdığına inanıyorsa durum gerçekten ciddi ve vahim!..

                                                               ***

Ve ne yazık ki Başbakan Erdoğan halen durumun vehametinin farkında değil.

Bu eylemlerin demokratik bir hak olması itibariyle, eylemlere yönelik orantısız güç uygulanmasının dünyada ne kadar çok önemsendiğini, izlendiğini anlayamıyor.

Kendisinin Suriye ve Filistin’in sünni-müslüman halklarına yönelik şiddet karşısında duyduğu ızdırap ve acıyı, başkalarının da bizim için duyabileceğini, duyuyor olabileceğini düşünemiyor.

                                                               ***

Halbuki bu konudaki en ciddi göstergelerden biri Avrupa Birliği’nin tavrı ve tutumu.

Avrupa Parlamentosu, eylemciletre yönelik şiddeti kınadı.

22. başlığın açılması Ekim ayına, İlerleme Raporu’ndan sonraya ertelendi.

ABD Başkanı Barak Obama, Başbakan Erdoğan’ı telefonla arayıp, neler olup bitiyor diye bilgi istedi.

Ve dün ajanslarda bir haber vardı.

Amerikalı dünyaca ünlü aktris Susan Sarandon,Gezi Parkı olayları nedeniyle Uluslararası Af Örgütü'ne destek çağrısı yapmış.

İşte haddini bilmezlik  diye buna diyor Tayyip Erdoğan!

Sen artistliğini yap keyfine bak! Ne yapacaksın Türkiye’nin bir köşesindeki parktaki eylemcileri?

Değil mi ama!

                                                               ***

SusanSarandon diyor ki: "İfade özgürlüğü, çok önem verdiğim ve savunma ihtiyacı hissettiğim bir hak. Bugün, bu hak Türkiye 'de büyük bir tehdit altında. Türkiye'de polis şiddetinden dolayı zarar gören barışçıl eylemciler için adalet arayan Uluslararası Af Örgütü'nün çalışmalarına siz de benimle beraber destek verin. Türk polisi 28 Mayıs'ta Taksim'deki olaylar başladığından beri barışçıl eylemcileri dağıtmak için şok edici derecede orantısız güç kullandı. Uluslararası tepkiye rağmen Türkiyeli yetkililer polis şiddetini sınırlayıp kendi vatandaşlarına destek olmak konusunda başarısız oldu.
Binlerce aktivist yaralandı ve adaletsiz bir şekilde tutuklandı. Haftasonu boyunca polisin göstericiler tarafından kurulan revirlere, orada bulunan yaralıları tedavi eden doktorlar ve diğer tıbbi personele doğrudan gaz bombası attığı görüldü. Yakın bir zamanda konuyla ilgili basın açıklaması yapmaya hazırlanan avukatlar da tutuklandı. Sosyal medyada protestolara yönelik bilgi paylaşanlar da gözaltına alındı. 
Bunun artık sona ermesi lazım. Türkiye hükümetinin kendi vatandaşlarının insan haklarına saygı duyması için siz de benimle birlikte imza atın."
 

                                                               ***

Başbakan Erdoğan, bu eylemlerinin sonunun gelmeyeceğini, halkla zıtlaşıp, halkın özel yaşam alanineına müdahaleyi kendinde hak gördüğü sürece bitmeyeceğini kabul edemiyor.

İlk günden beri demokratik eylemlere hiddet ve şiddetle karşılık veriyor.

Hepimize haddimizi bildirmeye, haddimizi bilmez isek polise destan yazdırmaya yelteniyor.

Polise kalabalıkları tarumar ettirme emrini kendisinin bizzat verdiğini, polisinde destan yazdığını söyledikten sonra, göstericilere şu sözlerle sesleniyor: Şiddet hiçbir zaman zaferin müjdecisi değildir. Şiddet iter. Ötekileştirir. İster istemez bunu yapar. Onun için şiddete başvuranlar her zaman her daim kaybetmeye mahkumdur.”

Gerçekten de öyle…

Halkına karşı şiddete başvuranlar, iktidar sarhoşluğu içinde dünya alemin eleştiri ve uyarılarına kulak tıkayanlar,  kaybetmeye ve haddini bilmeye mahkumdur.

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya