20 Ocak 2020, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Değerini artırmaz
Ayfer Tuzcu Ünsal
Kastamonu'ya lezzet yolculuğu(3)
Metin Atamer
Zarardan dönersen kârdır
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Transnistra (Transdinyester) Sosyalist Moldova Cumhuriyeti
Leyla Adın
Kolomb'tan bugüne…
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av Şafak Yılmaz
Silent Leges İnter Arma
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Anladık! Yıl 2020!
Bülent YILMAZ
Bu sözleri söyleyen benim atam olamaz
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
D vitamini (4)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
En Büyük 500’de, SANKO Grubu’nun 12 şirketi yer aldı
80 bin civarında Suriyeli öğrenci var
Eğer mobbing varsa, bu bir intihar değil, cinayettir
Tahmazoğlu: Doğumdan ölüme kadar yapacağımız en önemli şey öğrenmek
Oya Bahadır Yüksel Rehabilitasyon Merkezi’nde karne heyecanı
Mezun olan öğrencilere müjde
Öğrenciler merakla bekledikleri karnelerini aldılar
Sağlık sistemini yönetenlerin şiddete karşı hiçbir ciddi adımı olmadı
BM: Suriye’de 5 milyon çocuk kayıp
Oto hırsızı cezaevi firarisi çıktı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Başbakan’ın yardıma ihtiyacı var

   21 Temmuz 2013
 

Başbakan Erdoğan’ı izlerken, artık adeta ürperiyorum.

Geçenlerde Batı’nın Suriye ve Mısır için gereken tepkiyi göstermemesini eleştiriyor güya.

"Türkiye’de bir kişi, iki kişi, üç kişi, dört kişi polise şiddet uygularken ölüyor, tweetler, facebooklarla, dünyanın altını üstüne getiriyorlar ama öbür tarafta şu ana kadar Mısır’da 300 kişi ölüyor, bunların 53 tanesi namaz kılarken ibadet esnasında kurşunlanarak öldürülüyor, dünya sessiz" diye gürlüyor.

Gözlerim ayrıldı bu konuşmayı dinlerken. Akıl tutulması denilen şey bu olsa gerek diye düşündüm.

Herhalde, böyle bir konuşma normal koşullarda yapılsa ve konuşmayı yapan da ülkenin başbakanı sıfatını taşımasa, anında derdest edilip, doktorlara emanet edilmesi gerekirdi.

Ben henüz bu konuşmanın şokunu atlatamadan Başbakan Erdoğan ikinci cevheri yumurtladı bile.

Tencere tava çalmak suç, bunu yapan komşunuzu mahkemeye verin!

***

Kuşkusuz Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın son zamanlarda durumunun iyi olmadığı ve yardıma ihtiyacının olduğu izlenimi yalnızca bizimle sınırlı değil.

Dünya da, Başbakan Erdoğan’ı kaygı ve endişe ile izliyor.

İsrail’in “The Jerusalem Post” gazetesi, önceki gün Ahmedinejad sonrası Yahudi aleyhtarlığının en önde gelen dünya liderinin Türkiye’nin değişken mizaçlı Başbakanı Tayyip Erdoğan olacağını yazdı. Yazıda ayrıca, “Obama, bu duygusal yobaza önemli bir müttefik gibi davranmayı kesmeli ve ırkçı, fitneci biri olarak kabul etmeli ve bu tür davranışların kabul edilmez olduğunu anlatmalı” ifadeleri kullanıldı. “Paranoyak otokratlar ve dinci fanatiklerden olan müttefikler, güvenilmez ve tehlikeli olur” uyarısında bulunuldu.

                                                                              ***

Şimdi bir Başbakan çıkıp ta, “Polise şiddet uygularken ölenlerden” bahsediyorsa, ortada ciddi bir durum var demektir.

Kendi ülkesinde olup bitenler karşısında bu kadar sağır, kör, taş kalpli olupta başka ülkelerin vatandaşları zulme uğruyor diye kendini paralayan bir adam sağlıklı olabilir mi?

O zaman, dış basının, “Erdoğan paranoyak, duygusal ve her daim haklı olduğuna ikna olmuş, kutuplaştırıcı, kendini yücelten, kindar ve baskıcı bir kişilik. Eleştiriye tahammülü yok, hatalarını kabul etmeye nefretle yaklaşıyor” yorumları haklı olmuyor mu?

Gezi Parkı’nda eylemrinde demokratik hakkını kullanırken  öldürülen kendi vatandaşına değil, Mısır’da namaz kılarken ölenlere acıyor.

Bu nasıl çarpık ve karmaşık bir ruh halidir?

Daha doğrusu ruh ve vicdan fukaralığıdır?

                                                               ***

Yandaşlarına, “Tencere tavacıları çekinmeden sizler yargıya taşıyacaksınız” diye tahrik ve teşvik ediyor.

"Siyaset, kavga etme sanatı değildir. Siyaset, münakaşa, çatışma, karalama, engelleme sanatı değildir” dedikten sonra, halkı birbiri ile kavgalı olmaya sürüklüyor. Toplumda ayrımcılığın, kindarlığın, nefretin tohumlarını ekmeye, kendisi gibi bir toplum yaratmaya uğraşıyor.

Yönettiği ülke tüm komşuları ile kavgalı hale gelmişken, içeride de komşu komşu ile mahkemelik olsun istiyor.

Böyle bir siyasetçi, böyle bir yönetici, böyle bir başbakan olabilir mi?

                                               ***

Halk, tencereyi tavayı sana çalıyor.

Görmeyen gözün görsün, duymayan kulağın işitsin diye çabalıyor.

Senin diktatörlüğün bana sökmez, aklını başına topla demeye getiriyor.

Sen, halktan nefret ederek, halkı aşağılayarak, halkı küçümseyerek, halkı ayrıştırarak, halkı biribirine düşman ederek bu ülkeyi yönetemezsin diye haykırıyor.

Tencere ve tava ile ortalığı çınlatıyor ki, etrafını örümcek ağı gibi saran yalakalarının sesini bastırıp, gerçekleri görmene yardım etmek istiyor.

Ama sen bunları anlayamıyorsun. Anlama yetini hırsına, kinine, nefretine teslim etmişsin.

Aklının aldığı alabildiği tek şey sandık.

                                               ***

Şöyle bir etrafına bakmayı akıl edebilsen, bundan çok değil, 5-10 sene önce bu bölgede Saddam da baba-oğul Esad’lar da hep sandıktan yüzde 50’nin çok çok üzerine oy oranları ile seçim kazanıyorlardı.

Yani anlayacağın, senin kafan sandığa takılıp kaldığı için, demokrasiye pek ermiyor.

Oysa bu halk anlayabilmen için ne kadar güzel şeyler yaratıyor.

Mesela diyorlar ki, “Demokrasi sandıkla olsaydı, en çok sandığın olduğu toptancı hali demokrasinin beşiği olurdu.

Halkı bu kadar yaratıcı olan ülkenin başbakanının gerçeklerden bu kadar uzak olması çok yazık!..

 

 

 

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya