17 Kasım 2019, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Başına geleceği bilmiyor
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Bir Dost Arkasından
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Tarihin Sıfır Noktası: Göbeklitepe
Leyla Adın
İyi insanlar göçüp gidiyor
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Düşler
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Yeri geldiğinde eleştirir yeri geldiğinde yol gösterirdi
Duyunca şok oldum
Eğitimiyle, kültürüyle ve topluma bakış açısıyla örnek bir insandı
Gaziantep’in sosyal ve kültürel hayatına dokunmuş bir insandı
Aykut’u, zaman bize unutturamayacaktır
“Sen Antebe fazla bir insansın” derdim
Sabah Gazetesi, gazetecilik açısından tam bir okuldu
İyi bir aile babasıydı
Bizlere yol gösteren bir üstatdı
Zulalanmış kaçak sigaralar ele geçirildi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Başbakan’ın ayrıştırma siyaseti

   30 Temmuz 2013
 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmaları, olaylara yaklaşımı ve yaptığı mukayeseler devlet adamlığı vasfına erişemediğini anlatıyor size.

Olaylara yaklaşımı, bir ülkenin başbakanının değil, hırsı aklının önünde giden bir siyasetçinin yaklaşımı niteliğinde.

Öncelikle, onu, “sahip” olarak algılamamız gerekiyor!

Çünkü bu ülke için en iyi ve en doğru olanı o biliyor!

Yalnızca bu ülke için mi? Haşa…

Mısır için, Suriye için de en doğru ve iyiyi bilen yine o.

Mesela Suriye konusunda o kadar iddialı ki, iç savaşın muhalif kanadını kendisi yöneterek, bizi adım adım bir savaşa doğru sürüklüyor.

Bu konuda kendinden başkasına da hesap vermiyor.

                                              

Erdoğan’ı izlerken, bu ülkenin insanlarının iki kutba bölündüğünü hissediyorsunuz.

Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleyenler ve Recep Tayyip Erdoğan’a karşı olanlar.

Gerçi bu ülke, “Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz” diyecek kadar kör siyasetçileri de gördü ama, Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı kutuplaştırması daha sistematik ve tehlikeli gibi.

Mesela, Gezi Parkı eylemlerini yazdı kara kaplı deftere.

Nasıl intikam alacağının pususuna yatmış vaziyette.

Nitekim dün 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenerek, Gezi Parkı eylemlerini organize ettikleri iddiasıyla MLKP üyesi 9 kişi gözaltına alındı.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın araştırmasına göre,  Gezi Parkı eylemleriyle ilgili olarak toplam 3 bin 699 kişi gözaltına alındı, 134 kişi de tutuklandı. Soruşturmalarla ilgili beş iddianame hazırlandı. Buna göre 81 kişi 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet ettikleri" ve "görevini yaptırmamak için görevli polis memuruna direndikleri" gerekçesiyle yargılanacak.

Ayrıca, Türk Tabipleri Birliği'nin verilerine göre, 8 bin 163 kişi yaralanarak veya kimyasal gazdan etkilenerek hastanelere başvurdu. TTB'nin web sayfası üzerinden düzenlediği ankete katılan 11 bin 155 kişi de kimyasal silah/gösteri kontrol ajanlarına maruz kaldığını belirtti.

                                                               ***

Ama Başbakan, bu kadar tahribatla tatmin olmuyor.

Gezi Parkı eylemlerinin iktidarını salladığının farkında. Korkuyor, korktukça da saldırıya geçiyor.

Belli ki ne korkusu bitecek, ne de saldırısı.

                                                               ***

Önceki akşam, İstanbul Büyükşehir Belediyesince Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen iftarda yaptığı konuşmada, konuyu Uludere’de 34 kişinin bombalanarak öldürülmesi olayına getiriyor.

Orada hayatını kaybedenler candı, Allah'ın, yaratılmışların en şereflisi olarak yarattığı insanlardı, onlar bizim canımızdan kopan parçalardı ama…” diyor.

Ama dediği anda, cümlenin ilk kısmındaki sözlerinde samimi ve iyi niyetli olmadığını ortaya koyarak, ayrıştırmaya başlıyor. Hantepe'de askeri karakola baskın yapılarak, orada ölenler de bizim yavrumuzdu, şehidimizdi. Gediktepe'deki karakola yapılan baskında ölenler de bizim şehidimizdi. Birisinde 18, birisinde 20. Bingöl'de 33 kişinin aynı araçta ne yazık ki baskına uğrayarak şehit edilmeleri de bizim için bir faciaydı.

Yani, “Hantepe’de, Gediktepe’de, Bingöl’de ölenler bizdendi, Uludere’de ölenler de sizden. Ödeştik” demeye getiriyor.

                                                               ***

Başbakan’a “Hantepe, Gediktepe ve Bingöl’deki eylemleri kim yaptı” diye sorsanız, size hemen tereddütsüz yanıt verecek, “Teröristler!

Uludere’de 34 kişinin ölüm emrini kim verdi?

Devlet!

Ölenler kimdi?

Bu devletin çoğu yaşları 18’den küçük vatandaşları.

O zaman ne farkınız kaldı teröristten?

Sonra, Bingöl olayında 33 tane askeri korumasız ve silahsız olarak yola süren kimdi?

Devlet!

Pisi pisine ölenler kimdi?

Bu ülkenin genececik insanları!

                                                               ***

Bu ülkenin Başbakanı, Uludere’de devletin 34 genci bombalanmasına üzülmüş, “AMA” daha önce teröristler de bizim askerleri öldürmüş!

Anlarsınız yani!..

                                                               ***

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ayrıştırma siyaseti, yalnızca sınırlarımızla sınırlı da değil.

Mesela, Batı’ya kafa tutuyor.

Siz Gezi Parkı’nda polise saldırırken ölen üç-beş tane adam için ortalığı birbirine kattınız, şimdi neden Mısır’da Müslüman Kardeşler için tepki göstermiyorsunuz” diye zavırlıyor.

Şimdi diyeceksiniz ki “Mısır’daki Müslüman Kardeşler’den ona ne? Gezi Parkı’nda ölenler onun vatandaşları!

                                                               ***

Öyle değil işte, “Bitaraf değilseniz bertaraf olursunuz.”

 

 

 

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya