21 Ekim 2019, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
İşsizlik
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Sözcükler dünyası
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Bütün yollar Putin’e çıkar!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Sağlık çalışanları tükenmişlik sendromu yaşıyor
Çiftçinin yüzde 60-70’i banka borçlarından dolayı icralık
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD ile varılan anlaşmaya ilişkin açıklama
Bu fabrikada çalışanların tamamı kadın
Emekli maaşları e-devletten bağlanacak
İstanbul’dan 34 bin 397 mülteci gönderildi
Gaziantep’e 59 hekim atandı
1500 yıllık mezar odaları bulundu
Türkiye'nin yurt dışı varlıkları arttı, yükümlülükleri azaldı
Başarının temelinde sabır ve inanç var
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Başbakan hayallerini anlatırsa…

   20 Kasım 2013
 

Demek ki Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarını dinlerken daha bir dikkatli olmak lazım.

Hani karşımızda konuşan bu ülkenin Başbakanı olduğu için, biz söylediği herşeyi pek bir ciddiye alıyorduk şimdiye kadar.

Mesela Diyarbakır’daki konuşmasında herkesin büyük bir dikkat ve titizlikle konuşmanın içinden satır aralarından cımbızla çekip çıkardığı, “Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını, birlikte yeni Türkiye olduğunu göreceğiz. Hiç endişeniz olmasın.”  sözleri meğer Başbakan Erdoğan’ın önümüzdeki sürece ilişkin bir değerlendirmesi değil, hayaliymiş!

Ben hayallerimi anlatıyorum, siz genel aftan bahsediyorsunuz” diye bir güzel payladı hepimizi.

 

Başbakan Erdoğan bundan sonraki konuşmalarında aralara küçük birer parantez açıp, “Şimdi rüyalarımı” anlatıyorum veya, “şimdi hayallerimi anlatacağım” diye bizi uyarırsa iyi olur.

En azından ertesi gün, neyin hayal, neyin rüya, neyin gerçek olduğunu anlayamadığımız için  boşu boşuna ümide kapılıp, ardından da azar işitmeyiz.

                                                               ***

Aslına bakarsanız, Başbakan Erdoğan’ın “O benim hayalimdi” demesi, şişeden çıkan cini geri içeri tepmeye asla yetmez. Zira insanlarda o algı ve beklenti oluştu.

Zaten, barış sürecinde önümüzdeki dönemde daha ileri adımlar atılmaya devam edecekse, af  bu sürecin olmazsa olmaz bir ayağı haline gelecek, gelmek zorunda, doğal olarak.

Yani siz bir yandan Kürt sorununu sona erdirmek için çaba göstereceksiniz, diğer yandan binlerce insanı tamamen siyasi nedenlerle cezaevlerinde tutmaya devam edeceksiniz. Bu olacak şey mi?

                                                               ***

Zamanı er veya geç, çıkarılacak affın sınırlarının çok iyi belirlenmesi önemli olan.

Zira, cezaevlerinin boşalması hayali, yalnızca devlete karşı olan suçları kapsayıp, hiçbir zaman hırsızı, tecavüzcüyü, soysuzu, soyguncuyu kapsamamalı.

Vatandaşın canını yakmış, namusuna, malına zarar vermiş insanlar, bir genel af kapsamı içinde aramıza salıverilmemeli.

Başbakan’ın hayalini kurduğu affın tek dayanağı “siyasi suçlar” olarak belirlenmeli ki, toplum vicdanını yaralayıp, kanatmamalı.

Rahşan Affı gibi, tarihe kara bir leke olarak geçmemeli.

Yıllardan beri sırf siyasi düşüncelerinden ve eylemlerinden dolayı boşu boşuna cezaevlerinde yatan siyasetçilerin, öğrencilerin, gazetecilerin özgürlüğüne kavuşmasını sağlayacak bir af toplumsal barışın tesisi açısından çok önemli.

                                                               ***

Başbakan Erdoğan’ın haftasonu Bismil’deki toplu açılış töreni sırasında otobüsüne yaklaşan delikanlının gözyaşları, bu konuda atılacak adımın ne kadar çok masum insanın gözyaşını dindireceğini göstermesi açısından da anlamlı.

Remzi Araz, gözyaşları içinde Başbakan’a ulaşıp, “barış” istedi.

Ağabeyi, Bismil ilçesinde bir arkadaşının vefatının ardından çıkan gösteride güvenlik güçlerine taş attığı gerekçesiyle 2.5 yıldır cezaevindeydi ve annesinin her gün döktüğü gözyaşları belli ki henüz 20 yaşındaki Remzi Araz’ı da çok yaralamıştı.

 

"Başbakana el salladım ve 'barış barış' diye bağırdım. Bunun üzerine Başbakan otobüsü durdurdu ve beni yanına çağırdı. Başbakana içimdeki duyguları anlattım" diyen Araz, görüşmede çok duygulandığını ifade ederek, "Barışı istedim ve çok duygulandım. Taş attığı için 2.5 yıldır cezaevinde olan ağabeyim için annem her gün ağlıyor, ben bir gün ağlamışım çok mu? Başbakanımızın bana yaklaşımı çok güzeldi. Bana dedi ki 'Ben niçin buradayım, süreci düzeltmek için buradayım'. Ağabeyim suçsuz. Başbakanımızdan onu özgürlüğüne kavuşturmasını istiyorum” diyordu.

                                                               ***

Başbakan’ın hayalleri bile, Remzi Araz gibi göz yaşı döken binlerce insana umut olmaya yetti.

Eğer bu hayal bir gün sağlıklı bir şekilde, sınırları iyi çizilerek gerçeğe dönüşürse, barış sürecinin de en önemli temellerinden birini oluşturacaktır kuşkusuz.

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya