20 Ağustos 2019, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Maarif
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURAN HEYKELLER: KUŞADASI NECATİ KORKMAZ MİKRO MİNYATÜR MÜZESİ
Leyla Adın
Ormanlarımız yanıyor
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Takım yönetimi
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Körfez ülkeleri ve Türkiye
ÇOK OKUNAN HABERLER
Yapılan teklifler kabul edilemez
Suriye sınırında askeri hareketlilik
Küçük çocuğun tehlikeli oyunu, iş yerini yakıyordu
Patlıcan tarlada 25 kuruş
Bayramı ülkelerinde geçiren Suriyelilerin dönüşü başladı
Büyükşehir’in ev sahipliğinde tenis şampiyonası başladı
Korsan kömür satışlarına dikkat!
İşsizlikle ilgili 33 bini aşkın haber yapıldı
Uluslararası STEAM Modeli projesi
Yerel esnafa sahip çıkmak bir vatandaşlık görevidir
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Cemaatten korkuyorlar mı?

   06 Ocak 2014
 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gerçekten ayıp etti.

Kamuoyuna, “Bir devlet içerisinde ayrı bir devlet olamaz” demişti.

Ardından Pensilvanya’ya özel ulak gönderip, devlet ile paralel devlet haline gelen cemaatin savaşının yatıştırılmasını istedi.

Devlet adamı” olarak güvenimi kaybetti.

Gazeteci Fahmi Koru, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün çok yakın arkadaşlarından.

Londra’da eğitim görürken aynı evi paylaşmışlar.

Böyle bir görüşme için onu görevlendirdiğine göre, belli ki çok da güveniyor.

İşin bir başka garip yanı da, yolsuzluk operasyonunun ardından tüm zehirli oklarını cemaate yöneltmiş olan ve intikamının sınırlarını belirlemekte, kontrol etmekte zorlanan Başbakan Erdoğan’ın da bu arabuluculuğu kabul etmiş olması.

 

Gazeteci Fehmi Koru, güya bu hükümet- cemaat çatışmasından rahatsızlık duyunca düşünmüş düşünmüş, “Ben bari bu işte aracı olayım da devlet ile paralel devlet birbirleri ile çatışmasın, bu kavga da bitsin”diye kendine durumdan vazife çıkarmış.

Sonra yakın arkadaşı olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gidip, “Ben AKP ile cemaati barıştırmak için Hoca Efendi’ye Pensilvanya’ya gitmek istiyorum” demiş.

O da bu fikri pek bir beğenmiş ve “Bir de Başbakan’ın sakalının altından geç bakalım, o ne diyecek” buyurmuş. Başbakan da arabuluculuğu olumlu değerlendirince Fehmi Koru Pensilvanya’ya uçup, Hoca Efendi’den mektubu kapıp gelmiş.

                                                               ***

Bu işin bize açıklanan ve inanmamız beklenen senaryosu.

Sonra bu kadar büyük bir çatışma ve güç savaşında arabuluculuğa soyunmak pek o kadar da kolay olmasa gerek.

Belli ki Cumhurbaşkanı Gül, çağırıp Fehmi Koru’ya bir görev vermiş. “Hoca Efendi’ye git mesajlarımı ilet, bakalım bundan sonrası için ne yapılması düşünülüyor, bir öğren” demiş.

Tabi bu arada, bu işi Başbakan’dan habersiz yapmayı da uygun bulmamış olmalılar ki Koru Başbakan Erdoğan’ı ziyaret edip, onun da olurunu almış

                                                               ***

Aslında, gazetecilerin siyasetçiler ve bazı kesimler arasında aracı olmaları ilk ve abes bir durum değil. Yakın tarihimizde de bazı önemli gazetecilerin ulusal ve uluslararası ilişkiler de aktif rol aldıklarını okuyor, biliyoruz.

Burada devlete, hükümete, iktidara karşılık aracılık yapılan muhatabın, özellikle Başbakan Erdoğan tarafından, “Milli güvenlik açısından tehlike arzeder duruma gelmiş” şeklinde nitelenmiş, devlete karşılık kendisine paralel devlet rolü biçen dini bir cemaat olması sıkıntı yaratan.

                                                               ***

Ayrıca hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan’ın bilgisi ve isteği dahilinde cemaatin başına arabulucu gönderilmiş olması, insanı farklı düşüncelere sevkediyor.

Benim aklıma gelen ilk şey, her iki devlet adamının da cemaatten korkup, çekindikleri oldu.

İkincisi de cemaatin bundan sonraki hamlesinden toplumdaki etkilerinden korkulup, çekiniliyor olması.

Cumhurbaşkanının, “Devlet içinde devlet olmaz” duruşunun, Başbakan Erdoğan’ın, “Köklerini kazıyacağız” meydan okumasının ardından gelen ulak kullanma girişimi, her ikisinin de samimiyetini sorgulamamızı gerektiriyor.

                                                               ***

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, katıldığı bir televizyon programında, konuya ilişkin sorulara karşılık, "Parlamenter sistemde, işlerin nasıl yürüdüğü ortadadır. Cumhurbaşkanı olarak benim sorumluluğum da gayet açıktır. Bu çerçeve içerisinde ben gerek bugünkü yaşanan meseleler gerek başka sıcak konular ortaya çıktığında, şüphesiz ki üzerime düşeni bütün gücümle yapıyorum, bunun bilinmesini isterim" demişti.

Biz, parlamenter sistemde cumhurbaşkanlarının devlete meydan okuyan, canının istediğini, canının istediği zaman, kulağından tutup içeri attırabilecek güce erişmiş olan cemaatin liderine özel ulak-aracı gönderip, hükümet ile cemaati barıştırmaya çalışmak şeklinde yürüdüğünü bilmiyorduk. Bu vesile ile öğrenmiş olduk.

                                                               ***

Bence Japonya gezisi Başbakan Erdoğan’ın olaya tepeden ve uzaktan bakmasına vesile olması açısından iyi bir fırsat oldu.

Olayları daha sağlıklı değerlendirip, taarruzlarını ona göre geliştireceği beklentisi içindeyim. Belki bu arabulucu meselesine de biraz zaman kazanarak daha sağlıklı eylemler yapmak amacıyla olur vermiş olabilir. En azından ben öyle olmasını temenni ediyorum.

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya