23 Ağustos 2019, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Maarif
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Ege’nin karizmatik oyunu: Zeybek
Leyla Adın
Hem şaşırttı hem de sevindirdi
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Terfi
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
İnsanların ayçiçeğinden öğrenecekleri var!
ÇOK OKUNAN HABERLER
Gazişehir, talihsiz başlangıcı silecek
Leyleklerin göç molası havadan görüntülendi
California'da özel jet kalkış sırasında alev aldı
Türkiye'de otoyol devrimi
Sileceği bozulan vatandaşın ilginç çözümü
Göç dalgası sınır dışında tutulacak
Büyükşehir, 25 bin 300 çöp konteynerini ilaçladı
KOBİ’ler için Gümrük Birliği zamanı!
Doğu ve Güneydoğu ligi Gaziantep’te devam ediyor
Otomobil devrildi, 2’si çocuk 4 kişi yaralandı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Bu basın ne zaman doğru dürüst görev yaptı ki?

   12 Şubat 2014
 

Aslında yanlışı yanlışla savunmak gibi olmasa,  medyanın içine sürüklendiği yürekler acısı durum, hak ve müstehaktır demek geliyor içimden.

Eğer bugün Türkiye’nin demokrasisi yerlerde sürünüyorsa, ortada basın özgürlüğü diye birşey kalmamışsa, bundan birinci derecede sorumlu olan yine şu adına yaygın basın denen İstanbul basını ve o basının patronlarıdır en büyük vebalin sahibi.

Onlar şimdiye kadar üzerlerine düşeni dört dörtlük yerine getiriyordu da, Başbakan Erdoğan mı gelip herşeyi alt üst etti?

En başta meydanın sermaye yapısı, işin doğasına o kadar aykırı ki?

Medya patronlarının; gazetelerini, televizyonlarını kullanarak, iktidarlardan ne kadar nemalandığını ve bu uğurda neleri kamuoyundan gizlediklerini yaşamadık mı?

 

Başbakan Erdoğan, baktı ki basının elle tutulur yanı yok, oda kendi yöntemlerini uygulamaya, kendine göre bir meyda oluşturmaya başladı.

Bundan bir yıl önce, iki yıl önce bazı köşe yazarlarının işine son verilmesi istendiğinde buna hangi meyda patronu direnebildi?

Hasan Cemal, Can Dündar ve daha bir çokları, Başbakan Erdoğan onların yazdıklarından rahatsız oluyor diye köşelerinden olmadılar mı?

Ben köşe yazarıma müdahale edemem” diyebilen yürekli bir medya patronu çıkabildi mi ortaya?

                                                  ***

Aynı İstanbul basını, 28 Şubat sürecinde de ordunun maskarası değil miydi?

Gazetelerin manşetleri genelkurmay tarafından belirlenmiyor muydu?

O manşetleri atarken, hiç kamu yararı kaygısı yaşıyorlar mıydı?

O dönemde de askerin beğenmediği, andıçladığı yazarları kapı önüne koymadılar mı?

Hele bir hatırlayın o 28 Şubat sürecini…. Genelkurmayın attırdığı manşet ve senaryo haberler yüzünden ne kadar büyük yanılgılar içerisine sürüklendi bu toplum.

Doğu ve Güneydoğu’da faili meçhuller, askeri falsolar,  yanlış operasyonlar  bu toplumdan, bu medya yüzünden gizlenmedi mi?

Taraf Gazetesi yayına başladığında, Güneydoğu’daki olayların gerçek yüzünü öğrendikçe, “Aaa neler oluyor orada” demeye başlamadık mı?

                                                  ***

Siz gidip, ülkenin Başbakanı’nın karşısına oturup, “Şu ihaleyi bana verin” derseniz, o Başbakan da iki gün sonra sizi arayıp, “Şu haberi neden yazdınız” diye sorar.

Doğrusu sizin o ihaleyi istememeniz, onun da size herhangi bir haber veya köşe yazısı için telefon açamamasıdır.

Başbakan kendisine Habertürk’e sansür iddialarını soran Zaman Gazetesi muhabirine yanıt verirken ne dedi?

Daha önce senin patronlarını da arıyordum.

İşte bu kadar!

                                             ***

Eğer bu ülkede gerçek anlamda gazetecilik yapan kurumlar olsa,  İstanbul basını sermayesiyle, patronuyla iktidarlardan bağımsız, yalnızca gazetecilik saiki ile  olsa  Türkiye bu durumda olmayacağı gibi, orada onuruyla mesleğini yapmaya çalışan bir avuç gazeteci bu kadar sıkıntı yaşamaz, soru soran gazeteciler de Başbakan’dan tokat yer gibi azar işitmezdi.

                                            ***

Türkiye’de medya sektörünün çok acil bir şekilde yapısal değişikliğe, kurallara ve

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya