20 Kasım 2019, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Başına geleceği bilmiyor
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Hesap ve hayat
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Tarihin Sıfır Noktası: Göbeklitepe
Leyla Adın
Her zorluk, olumlu bir kazanımdır
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
El ele kol kola 2
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
20 bin 678 kişi okuma yazma öğrendi
Sorumlular bir an önce hesap vermeli
Kamp ateşi etkinlikleriyle moral depolayacaklar
Avrupa otomobil pazarı yüzde 1,6 azaldı
101 araç trafikten men edildi
“60 metre yüksekliğinde ahşap iskele olamaz”
Aykut Tuzcu’nun odamızın kuruluş sürecinde büyük emekleri oldu
AYM, gazetecilere yüzde 5 fazla mesai faizi ödenmesini iptal etti
Dünyanın tek doğal gökdeleni turistlerin akınına uğruyor
İran’da eylemlerde en az 106 kişi öldü
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Fikret İlkiz’in sözünü ettiği basın nerede?

   16 Aralık 2014
 

Geçtiğimiz hafta sonuGaziantep’te güzel bir toplantı oldu. Gazeteciler Cemiyeti, Konrad Adenauer Stiftung’un Türkiye genelinde düzenlediği “Hukuk devleti” toplantısına ev sahipliği yaptı.

Toplantıda Av. Fikret İlkiz’in şu sözleri dikkat çekiciydi.

Siz gazeteciler çok önemlisiniz. Yazdığınız bir yazı veya haberle bir çok şeyi değiştirme gücünüz var. Ben, dünyada tek gazeteci bile kalsa, onun pek çok şeyi değiştirecebilecek güce sahip olduğuna inanıyorum” dedi.

Ama Türkiye’de basının geldiği son nokta ve basın mensuplarının muhatap olduğu uygulanan eylemlere bakıldığında, insane ister istemez, Fikret İlkiz’in sözünü ettiği basın nerede acaba diye düşünmeden edemiyor.

 

  

Gazetecilere yönelik “Hukuk devleti” seminerinde yapılan konuşmalarda,hep yaygın basın üzerinde yapılan çalışmalarda medyanın nasıl olup da toplumu bu kadar yanlış yönlendirdiğinin, topluma siyasilerden sonra en çok nasıl olup da medyanın nefret ve ayırımcılık tohumları ektiğinin örneklerine yer verildi.

O kadar çok örnek varki bu konuda, aralarından en ilginç ve çarpıcı olanları seçmişlerdi ve bu örnekler bile Türkiye’de medyanın ne kadar yanlış bir altyapı üzerine kurulduğunu ve aynı yanlışlarla devam etmekte ısrarını göstermesi bakımından ilginçti.

Baksanıza, zaten ayrıldıkları kategoriler bakımından bile elle tutulur yanları yoktu.

Ana akımmedya”, “Yandaşmedya”, “Cemaatmedyası”…

                                                               ***

Ana akım medya denen Aydın Doğan’ın sahibi olduğu medya organları, bu ülkenin demokrasisine en büyük kötülüğü edenlerin başında geliyor.

Türkiye’de toplumu bilgilendirmeme, yanlış bilgilendirme, gerçekleri saptırma ağırlıklı yayın politikası ile ülkenin demokrasi, insane hakları, hukuk ve basın özgürlüğü açısından bu kadar geri kalmasında en büyük rol kuşkusuz onların.

Hasan Cemal’in barış sürecinin ardından geçtiğimiz bahar aylarından Kandil’de görüştüğü PKK ileri gelenlerinin, “Kürt sorununun bu boyutlara gelmesinde, en büyük pay medyanın. Medya hiçbir zaman bu konuda halka gerçekleri yansıtmadı. Hep devletin sesi olarak Kürt halkının uğradığı haksızlık ve acıları görmezden geldi, halkı bu konuda bilgilendirmek yerine gerçekler igizledi” şeklindeki sözleri bile tek başına medyanın demokrasi üzerindeki olumsuz etkisini anlatmaya yeter.

                                                               ***

Yaygın basının; bu ülkede darbeleri mübah, demokrasinin ve ülkemen faatlerinin gereği olarak sunduğu gerçeğini hatırlarsak, demokrasimizin neden bu kadar geri olduğunu anlamak daha da kolaylaşır.

Medya patronlarının sermaye yapısını incelersek, basının neden bu kadar geri kaldığını ve özgürleşemediğini daha iyi çözebiliriz.

 

28 Şubat sürecini hatırlasanıza….

 

Tüm gazetelerin manşetlerini generaller dikte ettiriyordu ve biz de bunları yalnızca okumakla kalmıyor, aynı zamanda bal gibi yutuyorduk.

ANAP-DYP koalisyon sürecinde Aydın Doğan’ın gazeteyöneticilerininkabinedekibakanlarlayaptığı ihale  pazarlıkların atanı kolmadıkmı?

 

Bir dönem Hürriyet iktidara en yakın politikayı güderken, Radikal Gazetesi alabildiğine muhalefet ediyordu. Aynı adamın iki gazetesinden biri iktidarın, diğeri kamu oyunun nabzına şerbet vererek güya kamu görevi yapıyordu.

                                                               ***

Demokrasinin olmazsa olmaz koşulunun “özgür basın” olduğu gerçeğinden hareket ettiğimizde, basının her yönüyle bu kadar yerler de süründüğü bir ülkede kuşkusuz siyasi iktidarlar da buköhnemişyapıdanellerindengeldiği kadar yararlanacak ve bu fırsatı kaçırmayarak basını  lime lime edecektir. Basın kamuadına, demokrasi adına, insane hakları adına, hukuk adına mücadele edip, görev yapmamışsa, herkes kendi menfaatlerine hizmet etmişse, ortaya çıkan bu yapıda da medya gruplarından olaylar karşısında birlikte ve tutarlı hareket etmesi beklenebilir mi?

                                                               ***

Tüm bu yaşananlar, görevini layıkı ile yapmaya çalışan bir yerel basının güçlenmesi ile ortadan kalkabilir  ve önlenebilir.

 

Demokrasi yerelden başlar sözünü iyi kavramak, yerel basının güçlenmesinin temellerini atmak lazım ki, bu ülke hem Aydın Doğan gibi patronların menfaataracı olan gazetelerin halkı kandırmacasından kurtulsun, hem de cemaat ayaklarına halkı bir başka türlü yalan dolanın içine sürüklemeye çalışanlarınkinden.

 

Türkiye’dedemokrasi, insanhakları, hukuk istiyorsak, bunun ilk ayağı özgür yerel basın olacaktır.

Galiba Fikret İlkiz’in de kast etmek istediği bu.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya