14 Ekim 2019, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
Şiddetin gerekçesi olamaz
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Konuşma
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Kaşığın ne işe yaradığını bir de bizden dinleyin...
ÇOK OKUNAN HABERLER
Trump’ın kararı, Türkiye için oyun değiştirici olacak
Operasyonda 2 asker ve 18 sivil hayatını kaybetti
Tarım- ÜFE eylül ayında yüzde 1,59 arttı
Mısır'daki tarihi kilise alev alev yandı
Akçakale'de hayat normale döndü
Bayrampaşa'da cep telefonu hırsızlığı kamerada
Uyuşturucu operasyonu yapıldı
Minik kulaçlar performanslarıyla mutlu etti
Gaziantep 112 Acil Çağrı Merkezi’nin altyapısı Turkcell’e emanet
Kavşakta 2 otomobil çarpıştı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Devlet adına hiç kimse cinayet işlemesin!

   26 Eylül 2011
 

1993 yılının 10 Kasım günü akşamı evime gelinerek ayaklarıma ateş edilmesinin ikinci günüydü.

Akşam saat 20.00 sularında gazetenin telefonu çaldı.

Arayan dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’dı.

                                                                                                    ***

Dün gazetede eski Emniyet Genel Müdürü ve eski Bakan Mehmet Ağar’ın “silahlı teşekkülün yöneticisi olmaktan” 5 yıl hapis cezası alması ile ilgili Radikal Gazetesi’nde çıkan Baskın Oran’ın yazısını tartışırken, Aykut Bey, “Bence olan biteni baştan sona yazmalısın, bunları okurlarımızın bilmesi ve tarihe not düşülmesi lazım” dedi.

                                                                           ***

Bazen olayların tam ortasında yer aldığınız halde, çevrenizde neler olup bittiğinin farkında olmadığınız zamanlar olur ya, işte o günlerde biz de çoğu insan gibi çevremizde neler olup bittiğinin farkında olmadan çok büyük badireler atlatmışız diye düşünüyoruz bugün.

1998-1999’da kısa bir dönem Gaziantep Emniyet Müdürlüğü yapan Reşat Altay, bir gün gazetede sohbet ederken, “O dönemde paçayı kurtaranlar ucuz kurtuldu” demişti.

Altay da belli ki döneme ilişkin çok şey biliyordu.

                                                                                                         ***

O dönem tam da olayların göbeğinde yaşadığımız dönemdi.

Özel harekatçıların, Yeşil kod adıyla bilinen Ahmet Demir’in Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bir yandan “devlet adına” cinayetler işlerken, bir yandan da kendi hesaplarına çalışmaya başladıkları, uyuşturucu trafiğini kendileri için haraç trafiği haline getirdikleri, yaptıkları hiçbir şeyin araştırılıp, soruşturulmadığı ve hesabının sorulmadığı bir dönemdi .

1996’da meydana gelen Susurluk kazasında; devlet-mafya-siyasetçi işbirliği gözler önüne serildikten sonra anlamaya başladık o günlerde neler olduğunu. Ve birçok olayın ipuçlarına ancak yeni yeni ulaşabiliyoruz.

                                                                                                       ***

Kumarhaneler Kralı olarak bilinen Ömer Lütfü Topal'ın 1996'da öldürülmesinin ardından özel harekâtçı polisler Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz ve Ercan Ersoy gözaltına alındıktan sonra dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener'in talimatıyla Özel Harekât Dairesi Başkanı İbrahim Şahin tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden alınarak Ankara'ya götürülüp ve sonrasında serbest bırakılıyor.

Bunun üzerine, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Necmettin Erbakan'a olayların çok yönlü olarak araştırılmasını isteyen bir yazı gönderiyor. Demirel yazısında, dönemin Anamuhalefet Partisi ANAP'ın Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın kendisini ziyaret ettiğini ve kendisine, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Özel Harekat Dairesi'nin bazı elemanlarının “uyuşturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürme” gibi işlere karıştıklarını aktardığını söylüyor.

                                                                             ***

Zaten meselenin asıl can alıcısı noktası da işte tam burası.

Devlet adına görevlendirilen bir takım adamlar,  üzerlerine geçirilen geniş koruma zırhının içinde bir süre sonra kendi hesaplarına da iş yapmaya, yani bir suç örgütü olarak çalışmaya başlıyor.

Devlet neden yasal kolluk güçleri ve hukuk varken, özel harekatçılar adı altında kendine bir cinayet örgütü kurup, adam öldürtüyor?

Böyle devlet olur mu?

                                                                               ***

Baskın Oran dünkü yazısında, Serdar Turgut’un Mehmet Ağar’ın mahkumiyeti ile ilgili olarak Habertürk’te yayınlanan yazısından alıntı yapmış.

Serdar Turgut bu yazıda, “Devletlerde bazen bazı görevliler devlet kararı gereği olarak çizgi dışı işler yapmak zorunda kalırlar. Çünkü aslında bu dünyada devlet, derin yanı olmadan ayakta kalamaz. O daima devletin işlerini yapmakta olduğunu söyledi. Ona inanmamamız için ben ortada bir neden göremiyorum. Eğer Ağar hapse girerse, devlet bundan böyle ihtiyaç duyduğu zaman bazı çizgi dışı işlerini yaptırmak için adam bulamama riskiyle karşı karşıya kalacak. Devletin işini yapanlar sonra hapse düşeceklerini düşünürlerse bu bazı durumlarda çok da tehlikeli olabilir” diyor.

İnsan okurken bile kanı donuyor.

Bir gazeteci, devletin legal olmayan işler yapmasını, devlet adına cinayetler işlenmesini, haraç toplanmasını ve bunu yapanların da cezalandırılmamasını destekleyebilecek kadar şuursuzlaşıp, duyarsızlaşabiliyor?

                                                                                                       ***

Bu konuyu tartışırken, Aykut Bey, “Bence hiçbir şeyin ‘özeli’ olmamalı. Ne ‘özel harekat’ ne ‘özel yetkili mahkeme’, ne ‘özel yetkili savcı.’

“Devlet adına da hiç kimse cinayet işlememeli” diye son noktayı koydu tartışmaya.

                                                                                                      ***

Ben de yarın size o dönemde yaşadıklarımızı ve Mehmet Ağar’ın telefonunu anlatmaya başlayacağım.

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya