18 Ekim 2019, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
İşsizlik
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Sözcükler dünyası
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Bütün yollar Putin’e çıkar!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Emekli maaşları e-devletten bağlanacak
Birbirimizi büyütelim, çok sevdiğimizi söyleyelim
Sağlık çalışanları tükenmişlik sendromu yaşıyor
Dalgıçlar suya daldı, saklı cenneti fotoğrafladı
Türkiye'nin yurt dışı varlıkları arttı, yükümlülükleri azaldı
Menopoz, yaşlanma olarak algılanmamalı
"Taleplerimizin peşini bırakmayacağız"
Merkez Bankası'nın toplam rezervleri azaldı
İsteyen herkesi yeşil saha ile buluşturuyoruz
“Düşlemelekler” temalı 9’uncu kişisel resim sergisi 25 Ekim’e kadar gezilecek
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Mehmet Ağar, saldırıyı Yeşil’in yaptırdığını biliyor muydu?

   27 Eylül 2011
 

Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, 12 Kasım 1993 günü

uğradığım silahlı saldırının ikinci günü akşam gazetenin telefonundan beni aradı.

Olaydan duyduğu üzüntüyü belirtti, geçmiş olsun dileğinde bulundu  “Emniyet genel müdürü olarak yanınızdayım” dedi.

Gaziantep Emniyet Müdürü olan Yahya Soy’un olayı çarpıtmaya çalıştığını ve savsakladığını söyleyerek, ona şikayet ettim.

Olur mu öyle şey? Benim sizin yanınızda olduğuma dair sözlerimi gazetenizde yayınlayın, herkes bilsin” dedi.

                                                                                          ***

Mehmet Ağar’ın sözlerini Sabah’ın birinci sayfasından aynen yayınladım.

Ertesi gün yeniden aradı. Yine moral verici sözler söyleyip, samimi şekilde hal hatır sordu.

Aradan bir ay geçmeden de Gaziantep Emniyet Müdürü Yahya Soy’u merkeze aldırdı.

Ben de onun arkasından, “Güle güle Yahya Soy” diye manşet atma zevkini yaşadım.

                                                                                         ***

Şimdi, gelişen olayların ışığında yeniden değerlendirdiğimizde, Mehmet Ağar’ın saldırının Yeşil  kod adlı Ahmet Demir’in, perakende işlerinden biri olduğunu anında öğrendiğini ve bu yüzden bana sahip çıkıp, emniyet müdürünü merkeze alıp, olayın kapanmasını sağlayarak, onların deşifre olmasını engellediğini düşünmek daha mantıklı gibi geliyor.

                                                                                          ***

O dönemde, Yaprak TV’nin sahibi olan, İbrahim Şahin ve ekibinin haraca bağladığı söylenen Mehmet Ali Yaprak, özel harekatçılar tarafından farklı zamanlarda iki kez kaçırıldı.

İlkinde galiba yolda jipinin içinde yangın çıkararak gözdağı verdiler, ikincisinde ise Sedat Bucak’ın çiftliğine götürüp, fidye istedikleri iddia edildi.

İşte bu özel harekatçılar, güya bölgede devletin menfaatlerini korumak, bunun içinde gerekirse cinayet işlemek için görevlendirilmişlerdi.

Devlet adına insan öldürerek, güya terörle mücadeleye katkı sağlıyorlardı.

Ancak ellerindeki kontrol edilemeyen güç, bir süre sonra çığırından çıkarak kendileri birer terör örgütü haline gelmişlerdi.

                                                                                           ***

Bir süre sonra iş, kendi hesaplarına haraç toplamak için adam kaçırmaya ve adam öldürmeye dönüştü.

Bu ekiplerin, o tarihte bölgede ne kadar olaya karıştığı, hangilerini organize ettiği ve hangi canları yaktığı henüz tam olarak bilinmiyor.

Bir dönemin karanlık siyasetçilerinin, “Devlet için kuşun sıkan da kurşun yiyen de kahramandır” diyerek koruduğu bu suç örgütünün karanlık dosyalarından daha ne kirli cinayetler çıkacak onları da henüz bilemiyoruz.

Baksanıza Yeşil kod adlı Ahmet Demir, yaşıyor mu, öldü mü, yaşıyorsa hangi isimle nerede gizleniyor onu bile henüz kimse bilmiyor.

                                                                                          ***

Aslında hikaye, saldırının biraz daha öncesine dayanıyordu.

Olaydan bir yıl kadar önce, o zaman SHP’li olduğu için ve de aday adayı olup seçim kazanamadığı için mağduriyet ödülü olarak Gaziantep Bayındırlık İl Müdürlüğü görevine getirilmiş olan, (Zekeriya Evran aradan yıllar geçtikten sonra rüşvet yemeyi sürdürdüğü için adaletten yakasını kurtaramadı. Bundan birkaç yıl önce Mersin Bayındırlık il müdürü iken, teşekkül halinde rüşvetten tutuklanarak cezaevine konuldu. Halen cezaevinde bulunuyor.) Zekeriye Evran’ın müteahhitlerden rüşvet yediği yolunda haberler yayılmaya başlamıştı. Artık illallah diyen müteahhitler her gün gazeteye telefon açıp, olayın üzerine gitmemizi istiyordu.

Zekeriya Evran’ı, Ömer Arpacıoğlu dönemi belediyesinden ve SHP’den tanıyordum. Davet ettim, çıktı geldi o zaman gazete ofisimizin bulunduğu şimdiki Sanayi Odası binasının 5. katındaki yerimize.

                                                                                          ***

Ortaya teybimi koyup, rüşvet iddialarını sordum. Biraz panik ve şaşkınlık içindeydi. Sorularımı yanıtladı. Kalkıp giderken, “Bunları yazma, bir emrin varsa söyle. Bir ara görüşelim” diye, üstü kapalı ricada bulunarak ayrıldı.

Zekeriya Evran’la yaptığım konuşmayı noktasına, virgülüne dokunmadan kağıda döktüm. 

Ertesi gün Sabah’ın manşetinden röportajı okuyan herkes, telefon açıp, “Bu adam rüşvet yediğini itiraf ediyor” diye tebrik ediyordu.

Çok geçmedi o zaman iktidar ortağı olan SHP’nin il yönetimi Zekeriya Evran’ın görevden alınması için baskı yaptı. Önce tayinini daha bereketli bir yere Mersin’e çıkardılar. Ancak dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar, kendi memleketine böyle şaibeli bir müdür istemeyince Zekeriya Evran’ı Şırnak’a sürdüler.

                                                                                         ***

Aradan birkaç ay geçti, geçmedi. Beni Ahmet Demir adında biri aradı.

Elinde belediye ile ilgili çok önemli bir dosya olduğunu, Zekeriya Evren olayına atıfta bulunarak, böyle bir olayı yazmaya ancak benim gibi cesur bir gazetecinin cesaret edebileceğini, o nedenle elindeki bu dosyayı mutlaka bana vermek istediğini söyledi.

Tamam o zaman gelin gazeteye görüşelim” dedim.

Yook olmaz. Beni biri görecek olursa başım derde girer. Ben gazeteye gelemem” dedi.

Peki ne olacak?” diye sordum. İlginç bir öneride bulundu.

Arabayla gelip beni istediğim yerden alacak, arabada dosyayı ve gereken bilgileri bana verecek. Sonra da beni istediğim yere geri bırakacakmış.

Bugün bile düşündükçe, aradan geçen o kadar zamana rağmen tecrübesizlik, gençlik ve meslek aşkı uğruna ya inanıp gitseydim diye nasıl bir tehlikenin eşiğinden dönmüş olduğuma inanmakta güçlük çekiyorum.    Sürecek

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya