20 Eylül 2019, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Dinleme adabı
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Küçükköy / Ayvalık
Leyla Adın
İnsan sevgiyle yaşar
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Yardıma direnenler!
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Gereksiz polemikler!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Trump, İran'a yaptırımların arttırılması emrini verdi
Amazon Resifi’ne ilk insan dalışı
Kamunun yanında özel sektörün de gelişim sağlamasını istiyoruz
ABD Merkez Bankası faiz oranında ikinci kez indirime gitti
Avrupa otomobil pazarı ilk 8 ayda daraldı
Önemli olan yürümek ve engellilerle duygudaşlık
Serkan Tokat düdük çalacak
Ticaretin geliştirilmesi için de destekler vereceğiz
Suriyelilerin sayısı 3.5 milyonu aştı
Polis uyuşturucu tacirlerine göz açtırmıyor
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Neden “Kör Kuyu”ya taş atılıyor?

   22 Ocak 2015
 
Yelken açtığınız her denizin huyunu/suyunu bilmeden yola çıkanın sonunun ne olduğunu öğrenmek isteyenler tarih kitaplarına bakması gerekir.
“-Haydaaa!.. Şimdi de tarihten mi ahkâm kesmeye kalktın?”diye hemen itiraz yükseltmeyiniz lütfen. Diyeceğim o ki, dibini görmediğiniz/bilmediğiniz “kör kuyu”ya -sakın ola ki- taş atmayınız. Bilmediğiniz oyuna “baştan kara” yapmayınız. Hangi alanda olursa olsun bilgisizce işe soyunmanın sonu pişmanlık/hüsran oldu da ondan.
“Huyunu bilmediğin beygirin arkasından geçme!..” Atalar sözü örneğindeki gibi eğer siz bir konuda yeterli bilgilenmeden işe girişir, ya da atıp tutarsanız sonuçta çuvallar, başarı beklerken ham armut bile bulup toplayamazsınız.
Niçin mi böyle bir giriş yaptım? Toplumsal yaşamımızın siyasal yanındaki kimi tutarsızlıkları görüp yaşadıkça, hele de kimi girişimlerin toplum katında “ başarısızlık hanesi”ne yazılmasına karşın, bunu kedinin kuma pisleyip ardından örtmesi gibi bir pişkinlikle görmezliğe getirmek bizim gibi toplumlara özgü/has bir davranış olsa gerek.
Özellikle siyasal alanda gözlenen bu çirkin pişkinlik halinin dünden bugüne devam edegelmesi demokrasi yaşamımızın hastalıklı bir yönü olarak sırıtıyor nicedir…
“Ezber bozan…” diye bir deyimimiz var. Çoğunlukla olagelen/gelenekselleşen kimi tutum ve anlayışımızın zedelendiği noktalarda kimi siyasetçiler;
-Arkadaşlar, biz tabuları yıkıyor, ezberleri bozuyoruz!..” diyerek “kurtuluş yolu” görüp sığındığı bu çıkar kapısının hiç kapandığını gören var mı? Ya da kimi siyasetçi hangi alanda, hangi konuda görüş bildirip de yanıldığını, bunu kabullenip özür dilediğini gören varsa söylesin ki biz de bilelim.
x xx
Milletvekili seçimleri Haziran ayında… Beş yıl öyle bir geçti ki; yıl, ay hesabını bıraktı, gün sayıyor seçmen artık. Sayıyor çünkü siyaseti “geçim kapısı” yapıp beş yıl boyunca oy veren-vermeyen seçmenini/yurttaşını unutanlar bakıyorum ara-sıra, tek-tük partilerinin ilçe merkezlerini göçmen kuşlar örneği ziyarete başladılar. Dikkatinizi çekmek isterim, “partilerinin” diyorum. Oysa “milletvekili” unvanını/rozetini takan kişinin tüm yurttaşları kucaklar olması gerekirken - ne yazık- ülkemde bu ayrımcılık yapılıyor/yaşanıyor.
Siz hiçbir iktidar partisi milletvekilinin muhalefet partileri merkezlerini -Bayramlar dışında- ziyaret ettiğine tanık oldunuz mu? Ya da muhalefet partilerine mensup bir milletvekilinin iktidar partisi merkezini ziyaret ettiğini…
İktidar partisi milletvekili kendi parti merkezini ziyaret ediyor, orada –ne konuşuyorlarsa- “seçmenimle buluştum, diğerlerinden bana ne…” anlayışıyla -aklınca- siyaset yapıyor.
Öte yandan muhalefet milletvekilleri de dert anlatma peşinde ama gel de anlat…
Siyasal narkozlu bir durum var sanki…
Ankara’da her Salı günü Genel Başkanların “zevahiri/görüntüyü kurtarma” anlamında “Grup Toplantısı”ndaki konuşmalarının da çürük dişin kovuğunu doldurmadığı gün gibi ortada.
Milletin vekilleri birbirlerini karalayarak “kör kuyuya taş atma yarışı” yapması en çok da demokrasi anlayışını zedeliyor.
Belleğimin DP dönemine doğru sayfalar açıyorum. Demokrasi mücadelesi adına ama iktidar, ama muhalefet milletvekilleri seçim bölgelerine geldiklerinde parti merkezlerinde değil; halka açık parklarda, kahvehanelerde -ayırım yapmadan- seçmenlerle buluşur, hemdert olur, söyleşirlerdi. Şimdi öyle oldu ki; tıpkı stadyumlardaki gibi rakip takımların taraftarı nasıl bir araya gelmiyor/gelemiyorsa ayrı-ayrı partiye mensup seçmenler ve milletvekilleri de bir araya gelemiyor/gelmiyor. “ Sanki kanlı-bıçaklı” bir durum…
Birileri bana söylesin, bir araya gelmek için illâ da sıkıntıya/dar’a düşmemiz mi gerekir?
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
 . Sağ siyasette lodoslu günlere doğru
 . Umudun yanında yalan dolan olmasa
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
 . RTÜK ve Radyo-TV yayıncılığı...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya