20 Şubat 2020, Perşembe Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Benden ibret al
Ayfer Tuzcu Ünsal
Halep mutfağından tatlar 2
Metin Atamer
Nereden nereye
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Medeniyetlerin Tanığı, Kilikya’nın Başkenti: TARSUS
Leyla Adın
Değişen sizin kalbiniz
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av Şafak Yılmaz
Si Vis Paces Pare Bellum
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Anladık! Yıl 2020!
Bülent YILMAZ
Eğitim sistemimizin iki sorunu
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
Yaşlılık ve yaşlanma sürecimiz
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Sınır birliklerine tank sevkiyatı sürüyor
Kızgın şoför tırı mesai arkadaşlarının üzerine sürdü
Kamışlı'da ABD zırhlı aracı, Ruslara ait zırhlı aracın önüne kırdı
Suriye'nin İdlib kentinde geniş kapsamlı bir çatışma “çok yakın”
Pienn'e yılın yenilikçi tasarım ödülü
Pedersen: Rusya ve Türkiye İdlib’de kilit rol oynamak zorunda
“Suriye’de biz geri çekilmeyeceğiz çekilmesi gereken rejim”
Bakanlık'tan engelli çocuklar için erken müdahale programı
Helikopter destekli trafik uygulaması yapıldı
Dar alanda çift kale maç yaptılar
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Siyaset Çorbasının Dayanılmaz Tadı Nerede?

   15 Nisan 2015
 

      Kasaba gitseniz, elbette istediğiniz yerden et almak istersiniz.  Ben mi?  Ben dananın  “kısa kaburga” denen yerinden  alırım hep. Babamdan öyle gördüm. Fırında güveç yapmak istediğinde Rahmetli,  “-Kısa kaburgadan güveç güzel olur” der, yemek öncesi iştahımızı kabartırdı.

      Yemekleri pek sevmem ama, güveçten söz edildiğinde “akan sular durur.” Öğle yemeklerimde yemek masamda  -eskiden sofra  derdik-  güveç  görsem “ Kaldır… İstemem…” demem.   Bir tercih bu… Herkes için farklı yemek  arzusu niçin olmasın ki?  Sözü yemekten açmışken devam edelim…   İsterseniz ucundan-ucunda içine biraz da siyaset katalım. Ne dersiniz?

      Lokantaya gittiğinizde arzuladığınız yemeği bulamadığınızda yaşadığınız ruh halini sonradan hiç düşündünüz mü? Ben bu olumsuzluğu çok yaşadım .  Lokantada yemeyi arzuladığınız yemek gibi partilerin hazırlayıp seçmene  oy vermelerini istediği   “aday listesi”  üzerine çok düşündüm. İkisi de birer menü… Yemekler menüsü… Adaylar menüsü…

       Lokantada arzuladığınız yemeği bulamayınca çıkıp bir başka lokantaya gitme tercihiniz/şansınız  varken;  seçimde bunu yapmanız mümkün mü?  Oy kullanmak istemediğinizde  -gerçi uygulanmıyor ama-   hemen para cezası gelir aklınıza.

Ya da, lokantada beğenin-beğenmeyin mutlaka yemek yeme zorunluluğunun üzerinizde yarattığı  sıkıntıyı bir düşünün. Perhizlisiniz, bunu bozamazsınız, ama önünüze dayatılan menüden yemek seçmek durumundasınız.

       “Zorla güzellik olmaz” demeyin hemen…  Demokrasiye katkı vermek, katılmak için yurttaşlık görevini   -beğensen de, beğenmesen de-    bir siyasal partiye oy vermek  ile; lokantada  - istemediğiniz halde-   zorunlu olarak menüden tercih yapmak arasındaki durum ne kadar da ilginç değil mi?

      Lokantada kişisel sağlığınızı düşünme durumu… Sandık başında ise toplumsal sorunlara neşter vurma eylemi/görevi…

      Karar her birimizin omuzlarında… İhmale/savsaklamaya gelir bir yanı olsa “Sonra düşünürüz” deriz. Böyle bir  şans yok  maalesef.   

                                                              *********
      Daha başlangıçta “particilik” öneren ve toplumsal dargınlıklara, öfkeye ve kırgınlıklara, kimi zaman kavga hatta cinayetler yol açan/neden olan bir seçim sistemi… Kaç seçim daha böyle devam eder? Ederse sonucun nereye varacağını  düşünmek istemiyorum.

      DP’nin 1950’li yılların ikinci yarısında ekonomik nedenlerle düşüşe geçtiği dönem… Rahmetli Menderes ekonomiyi düzeltmek için  inşaat sektöründe  çimentoyu, demiri karne ile vermeye başlamış… Anımsadığım kadarıyla o dönem  bugünün  çelik tencereleri yok, bakır tencereler ile sahan gibi mutfak gereçlerinin kalayı da belediyece dağıtılıyor. Damlara örtülen sac, inşaat çivisi, at nalı çizisi, pil, radyolar için batarya vb. maddeler DP’li esnaf eliyle ama “vesika/karne” karşılığında ihtiyaç sahibi yurttaşlara  veriliyor.  Tabii ki DP’li olanlar gözetilerek.  O yılların sonrasında DP’nin “Vatan Cephesi” geldi.     Karşısında CHP’nin  “Güçbirliği” yer aldı. Ana muhalefet partisi genel başkanı İnönü yurt gezilerinde taşlandı. Yolu kesildi. Olaylar birbirini izledi. Yurttaşın biri Urfa’da oğlunu Menderes’in önünde kurban etmeye kalktı. Yurttaşlar camilerini, kahvehanelerini ayırdı. Cenazelere karşışılıklı gidilmez oldu. Arkası gelmedi. 27 Mayıs darbesi oldu.

                                                              ******
      “Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar” gibi  bir durumda mıyız acaba? Önceki seçimlerde koltuğa talip olanlar  “Seçim Yasası”nı değiştireceklerini  -haklı olarak-    vaad ettiler. Köprüler geçildikten sonra bu vaad nedense  unutuldu bugüne değin.  Açık alanlarda, mitinglerde  “Seçim Yasası’nı değiştieceğiz” diyenler iktidar olduklarında  böylesi önemli bir konuda niçin  “unutkanlık hastalığı”na  yakalanıyorlar anlamak olası değil.

      Yeni bir seçime eski bir seçim yasası ile gidiyoruz. Hayırlı olsun ama, bu millet  siyaset çorbasını hep birlikte, hırlaşmadan, küsmeden/darılmadan, kavgalaşmadan ağız tadıyla  hiç mi içemeyecek?

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Basın dünyamızın büyük kaybı
 . Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
 . Sağ siyasette lodoslu günlere doğru
 . Umudun yanında yalan dolan olmasa
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya