18 Eylül 2019, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Dinleme adabı
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Küçükköy / Ayvalık
Leyla Adın
İnsan sevgiyle yaşar
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Öğren kurtul!
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Yolun hep başarılarla dolu olsun Gazişehir GFK…
ÇOK OKUNAN HABERLER
Tarım-ÜFE, yüzde 19,69 arttı
Red Bull Air Race Teknofest'te nefes kesecek
Afganistan Cumhurbaşkanı Gani'nin katıldığı mitingde intihar saldırısı
Otopark kavgasında ölü sayısı 6'ya yükseldi
GAÜN Timeline Travel proje ofisi hizmete girdi
Kendi ürettikleri sebze ve meyveleri topladılar
Görme engelli sağlıkçılardan futbol şovu
Gazişehir, Süper Lig’de çok farklı
Hindistan'da şiddetli yağış ve sel faciası: Bin 422 ölü
Gazişehir lige hazır
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Bir Seçim Yazısı…

   29 Mayıs 2015
 

    Sokakta yanımdan söylenerek geçtiler. İki kişiydiler. “Müslüman’ım da dese inanma!..” diyordu arkadaşına yaşlısı. Belli ki, bir güven yıkılmış, istismar edilmiş, bir aldatılma olayı yaşanmış...

      Yaşanmış bir olayın yarattığı güvensizlik ortamında konuşuyordular belli ki…

      Ama yaşanan bir olayı “Müslüman”lıkla karşılaştırıp/orantılayıp/değerlendirip güven aramak “niçin” diye düşündüm.

      İnsan olmak yok mu?

      Kuşkusuz “Müslüman olmak” elbette en büyük gurur, en büyük güven, en büyük huzur…

      Ama “Müslüman olmayı” bir olayın teminatı/güvencesi gibi görmek ve kutsal olan din olgusunu güncel yaşamın olaylarında sık-sık kullanmak ne derece doğru acaba?

      Hele de laik bir ülkede…

      Sık-sık yemin etmek, dini kullanmak…

      Bu, dine olan inancı zedelemiyor ya da dinin kutsallığına saygısızlık yaratmıyor mu?

                                                                       *****

     Yaşamda hep köprüler üzerinden geçeriz/seyahat ederiz de çoğu kez farkına varmayız.

     Bunun gibi inananlar için sınavın her an var olduğunu biliriz de kafamızın labirentlerine kurduğumuz nice-nice köprüleri geçerken “ayıya dayı” demeyi kendimize yakıştırırız.

      İnsanları aldatmayı bir hüner olarak görür, aldatırız da, başkalarının bu tarz densizliğini gördüğümüzde  timsah gözyaşı akıtma gibi “ikinci bir aldatma rolü”ne soyunmaktan utanmayız.

      İnancın sabote edildiği bu ortamı yaşam boyu sürdürür, kendi iç dünyamızın kokuşmuşluğunu dışa vurmayıp, etrafımıza gül bahçesinde gezinir havalarında yaşar gideriz.   Sonuçta kendi kendimizi aldatma durumunun son noktasında  “kelime-i tevhit”le kurtuluş yoluna çıkmak isteriz.

      Ama nafile bir çabadır bu…

      Çok köprüleri geçmiş, aldatmış, kazanmış, -size göre- mutlu olmuşsunuz ama, beraberinizde, sırtınızda taşıdığınız “vebal yükü” son noktada yine de sizinledir. Atsanız atamazsınız, satmaya kalksanız, alıcı bulamazsınız bu yalnızlık pazarında.

                                                                         *****

      Seçim yazısı yazayım, dedim. Tanığı olduğum olay üzerinden bu noktaya geldim.

      Şunu da belirtmeliyim:  Çoğumuz “Hayırlı bir seçim olsun…” deyip iyi dileklerde bulunuyoruz birbirimize.   Elbette hayırlı bir seçim olacak… “Olsun…” dileğini gerçekleştirmek sizin, benim, onun, onların, hepimizin elinde… Dahası Yüce Allah’ın verdiği akılla gerçekleşecek…

      Eğer   -her işte olduğu gibi-   oy atarken de aklımızı kişisel çıkarlar için değil, körü körüne particilik için değil:  ülke ve toplum yararı için kullanırsak Allah katına vebal almış olarak çıkmayız.

      İnsanlığa/topluma yararlı yaptığımız her iş Yüce Allah’ın bizlere verdiği akıl denen hazinenin zekatı/vergisidir. Çünkü sonunda sorgulanıyor insan bu konuda…   

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
 . Sağ siyasette lodoslu günlere doğru
 . Umudun yanında yalan dolan olmasa
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
 . RTÜK ve Radyo-TV yayıncılığı...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya