22 Haziran 2018, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
O bilmiyor
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Çatıda Çatlak
Hikmet Aksoy
Demokrasi adına bir sınav
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
SAİT FAİK ABASIYANIK MÜZESİ / BURGAZADA
Leyla Adın
Yeni bir sistem Yeni bir seçim
Yaşar Özen
Katakulli
Aykut Tuzcu
Cuma Camii yapılıyor…
ÇOK OKUNAN HABERLER
Kültürel istihdam 2017 yılında yüzde 4,4 arttı
En fazla kartlı ödeme artışı sağlık ürünleri/kozmetikte oldu
Hurda araç teşviğinde ÖTV indirim uygulaması başladı
Bölgenin ilerlemesi ve kalkınması için aynı bakış açısına sahibiz
AGİT Üyesinin Türkiye’ye girişi engellendi
59 milyon 369 bin 960 seçmen oy kullanacak
3. havalimanına ilk uçak Gaziantep’ten
Eğitim beşeri sermaye oluşturamadığı durumda toplum geriye gider
Jüri Özel Ödülüne değer görüldü
Haftanın 6 günü, günde 14 saat kesintisiz spor eğitimi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Ayfer Tuzcu Ünsal
 
MARKO POLO

   26 Temmuz 2015
 

  
Küçük bir pazar yeri  


çocuklar meydandaki güvercinlere yem veriyor


yemiş sepeti

            Adriyatik sahillerindeki Hırvatistan’da çok ada bulunduğunu daha önce yazmıştım. İşte bu adalardan birisi de ünlü gezgin Marko Polo’nun doğduğu kabul edilen Korcula adası. (Korçula okunuyor)

            Korcula adasına gitmek için çok dik bir yamaçtan sahile iniyorsunuz. Orada tarifeli seferler olduğu gibi, özel tekneler de var sizi otuz dakika süren bir yolculukla Korcula adasına götürüyorlar.

            Korcula adası oldukça mütevazı bir yer. Adanın doğası çok güzel, gayet güzel lokantalar da bulunuyor. Bunlardan birisine, bir otelin lokantasına gittik. Balık çorbası, balık ve salata yedik. Burada bir kez daha anladım ki, biz Türkiye’de balık pişirmesini bilmiyoruz! O balık çorbasının tadını unutamıyorum... Yediğim balığın tadı da hiç aklımdan silinmeyecek... Lahana salatasını da unutmayacağım.

          Nitekim döner dönmez yaptım ve çok da başarılı oldum. Bizdeki en makbul balık pişirme yöntemlerinden birisi, balığı una bulayıp kızgın yağda kızartmak. Özellikle küçük balıklar için bu yöntem çok geçerli. Hırvatistan’dan dönüp, ertesi gün Ayvalık’a gittik. Ünlü bir balık lokantasında çıtır çıtır kızartılmış tekir yedim. Hırvatistan’da damağım gerçek balık tadını tanıdığı için, çıtır çıtır tekirden orada aldığım tadı alamadım. Tekir lezzetli bir balıktır. Hafif una bulanıp kızartılınca da gevrek oluyor tabii... Ama ne oluyor? Kızgın yağa giren balık bence lezzetini kaybediyor ve gevrek başka bir yiyecek oluyor. Deniz ürünleri bol olduğu için gittiğimiz her yerde balık ve diğer deniz ürünlerini yemeği tercih ettik. Değişik lokantaların hazırladıkları balıkların hepsi de çok lezzetliydi.

            Adada, çok ilginç ikona ve tarihi eserlerin olduğu küçük bir müzenin yanısıra Marko Polo’nun evi var. Bu evde Polo 1254 yılında dünyaya gelmiş. Ailesi tümüyle tüccarlardan oluştuğu için, Marko ticaretin içerisine doğmuş. Hayatı boyunca çok seyahatlar yapmış; rivayete göre Cenova’da  bir nedenle esir düşmüş. Bu esaret yılları sırasında seyahatlerini ve anılarını yazmış. Günümüze intikal eden bu notlara göre, Çin’e gitmek üzere kendisine bir rota çizmiş. Akdeniz’in doğusuna dümen kırıp, Ayas’a gelmiş. Doğu Anadolu’ya yönelmiş, Ani kentinden geçip, doğuya doğru seyahatine devam etmiş.

            Tüm turunçgillerin Çin’den geldiği ve Akdeniz kıyılarına çok uyum sağladığı biliniyor. Bir rivayete göre bu meyvelerin fidanlarını Akdeniz’e Marko Polo taşıdı... Kimine göre, Polo Çin’den erişteyi ve dondurmayı da batıya taşıyan insandır.

            Bazı kaynaklar, Marko Polo’nun hiç bir zaman Çin’e gitmediğini iddia ederken bazıları da babası Nicolas ve amcası Maffeo ile Ayas’a geldiklerini ve Çin’e buradan gittiklerini yazar.

            Marko Polo’nun hikayesine gelince... Polo, 1254-1324 yılları arasında yaşamıştır. 17 yaşında iken eviden ayrılıp, dünyanın öbür ucuna doğru yolculuğa çıkar. Gittiği yer, Polo’nun hayatını değiştirdiği gibi, Avrupa’nın da geleceğini değiştirecektir. Gerek kendisinden önce yapılan yolculuklar, gerekse onun yaptığı yolculuklar, haritaları değiştirmiş; bitkiler, yiyecekler dünyanın bir ucundan diğerine taşınmış ve böylece gerek geride bırakılan, gerekse ulaşılan kültürler etkilenmiş ve değişmiştir.

            Gerçeğe bakarsanız Marko Polo’nun ait olduğu onüçüncü yüzyıl Orta Avrupası gerek teknik, gerek kültür yönünden dar, sınırlı olanaklara sahip ve fakir bir topluluktu. Halbuki Polo’nun Doğu’da bulduğu ortam inanılmaz zenginliğin, bilgi birikiminin olduğu, keşiflerin yapıldığı, teknolojinin geliştiği, kültürün ve felsefenin çok ilerlediği, özet olarak yerleşik ve  ileri bir medeniyetin var olduğu bir ortamdır. Hani, yediyüz küsur sene sonra bugünle kıyaslarsak, “ayın karanlık yüzüne inmek” ile eşdeğerdir.

            Marko Polo’nun yazdığı ismi II Milione olan kitap, dünyada incilden sonra en yaygın satılan kitap olmuştur. Polo, yirmibeş yıl süren gözlem, keşif, birikim ve Doğu’daki hanlara, imparatorlara ettiği hizmet sürecini yazdığı kitapda topladı. Yazılar, kendi öldükten yüzyıllar sonra Avrupalı kaşifleri, tüccarları, savaşan askerleri etkiledi.

            Marko Polo, sönük ve gelişmelerden bihaber Orta Avrupa’ya döndüğünde keşfettiği doğunun zenginliğini, bilgisini ve kültürünü getirmişti. Polo’nun kitabının sayfaları, doğunun kendisine özgü yaşam biçimini, ilmini, buluşlarını anlatıyordu. Marko Polo kitabında Çin’de kağıt para kullanıldığından ve kömür yakıldığından bahseder. O yıllarda Orta Avrupa’da ısınmak veya sanayi de kullanılmak üzere kömür bilinmemektedir. İşte Marko Polo öldükten yüzyıllar sonra, Doğu’nun her türlü zenginliğini yasaklı Avrupa’nın heryerine yaymış ve belki de Avrupa’daki yenilik hareketi rönansansın yayılmasına neden olmuştu.

            Ayrıca, Marko Polo’nun bu cesareti ilerideki yüzyıllarda Cristof Colomb gibi kaşiflere de örnek olmuş ve onları cesaretlendirmiştir.

Korcula adasından ayrılmadan önce motora bineceğimiz limanın yakınında bir kafede çay içtik. Çay tabi poşet çay olarak yapılıyor, bizdeki gibi değil. Baktım, çay cam fincanda geldi. Yanında da bir paket bal ve geniş bir dilim limon var. Demek ki bu böyle içilecekmiş dedim. Balı çayın içerisine boşalttım. Üzerine de limon sıktım, biraz karıştırdım. Daha önceki senelerde limonlu bal şerbeti içmiş ve çok hoşlanmıştım. Ama o soğuktu tabii... Üfüre üfüre içmeye başladım ballı çayı. Bal, limon, çay birbirleriyle o kadar yakışmıştıki ancak bu kadar olur... O bardağı büyük keyifle içtim. İkinci bir bardak ısmarlamak için vakit yoktu. Ancak şimdi sıra geldi, az sonra çayıma bal koyup üzerine de limon sıkacağım!

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . KADINLAR VE İNEKLER
 . KARİYE MÜZESİ
 . DONDURMADAN, ALTIN ÖLÇÜSÜNE KEÇİBOYNUZU
 . DOĞAL KOZMETİK ÜRÜNLERİ YAPILABİLİR Mİ?
 . ÇÖMLEĞİNİZİ DETERJANLA YIKAMAYIN!
 . TARIM İLACINDAN KANSER OLMAK!
 . SORKUN’UN ÇÖMLEKLERİ
 . İzmit Körfesi(1)
 . ŞELALELER VE KAZDAĞLARI
 . TLOS KENTİNDE PEYNİR YAPMAK(2)
 . TLOS KENTİNDE PEYNİR YAPMAK
 . ERHAN VE BİBER REÇELİ
 . KÖPÜĞÜ BİTMEYEN KAHVE
 . SİMONE VE FRANCESCA İLE SÖYLEŞİ
 . HUMUSU NASIL DAHA İYİ YAPAR SINIZ?
 . AĞUSTOS AYI VE FÜSUN SAYEK ETKİNLİKLERİ
 . EKMEĞE SAYGI, ÜLKEYE SAYGIDIR
 . EHNEŞLİLER FIRAT’IN FENİKELİLERİYDİ
 . FIRAT KENARINDA EHNEŞ KÖYÜ...
 . KONSERVE MUCİZESİ
 . Biberiye beynimize ne yapar?
 . MARKO POLO
 . PERMESAN PEYNİRİNİ KURTARAN HİNTLİLER
 . NOHUT MAYASINA NAZAR ETTİM Mİ?
 . Yağın yanma noktası nedir ve neden önemlidir?
 . Pişirmek için yağlar neden gereklidir?
 . Mucize baharat Urfa biberi hakkında bilmek istediğiniz her şey…
 . 1914 Antep’inin Ticaret Rehberinde Yeralan Meslek Dalları
 . 1914’de Antep’te ikisini müslüman sekiz avukat vardı
 . Un bitti, Din bitti!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya