15 Ekim 2018, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Farkındalıkla çalabilirsin
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
FUTBOL
Hikmet Aksoy
İnönü'den bir tarih dersi...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
MOSKOVA (2)
Leyla Adın
Süper ego
Yaşar Özen
İYİ Kİ VAR
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
El âlem gider Mersin’e..
Aykut Tuzcu
Bütün dünya allak bullak oldu
ÇOK OKUNAN HABERLER
Sektör, kendini ayakta tutma derdine düştü
“Mahalle sakinlerine en büyük vaadimiz, taziye evi”
Dünyanın en güçlü şehri Londra
Toz bulutu görüş mesafesini düşürürken hayatı olumsuz etkiledi
Serpil Erten yün keçe sanatını yaşatıyor
Geç Hitit Medeniyetine özgü mimariyle kültür kapısı yapıldı
Ankas engel tanımadı 2 – 1
“16 Yüz Yıl’ın saray kumaşı olan kutnunun sanayi devrimiyle değeri azaldı”
Temmuz 2018 Verileri Açıklandı: 88 bin kişi daha işsiz kaldı
Kanser hastalıklarında erken teşhis çok önemli
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Sümeyra Yapıcı
 
Mutluluk hormonu mu dediniz?

   07 Eylül 2015
 

Konu depresyon ve antidepresan ilaçlar olunca sık sık seratonin ismini duyuyoruz. Beyinde salgılanan bu nörotransmitterler sinir sistemindeki ruh halini,   uykuyu,  iştahı,  öğrenmeyi,  hafızayı,  cinsel ve sosyal davranışları düzenlemeye yardım eder. Mutluluğa hormonlardan ya da sinir hücreleri arasındaki elektrik sinyallerinden değil, bambaşka bir yerden gireceğim bugün... Biz toplum olarak her birimiz ayrı ayrı  hastanelere  gittik, gizlice doktorumuza söyledik ''mutlu değilim,  mutlu olamıyorum, mutsuzum,  mutluluk zaten aramıyorum da ''vb.  şeylerle aynı atmosferde birbirimizden ayrı habersiz yaşadık yıllarca.. Bilgisayarlardan gizlice mutlu olmanın formülünü araştırdık,  olmadı. Düzenli uyuduk, dengeli beslendik olmadı. İnsanların üzerine üzerine yürüyüş yaptık'' Mutluyum,  sağlıklıyım.  ''dercesine sular devirdik litre litre.. Eve döndük yalnız kaldık, işe gittik yalnız.
Sosyal medayada smile ve like yapmak o kadar hızlıydı ki üşendik sevdiklerimize dokunmaya. ''Benim ona yaptığım onca şeyden sonra bana bunu yapmamalıydı.'' sözünü bu yaz o kadar kişiden duydum ki..  Bu paranoyaya sürükleniş de neden böyle?İnsanları sinsi bulmak,  güvenini kaybetmek,  yalnızlığa geçişler, tek başına ayakta durma mücadelesi.. Sonu çatışmalarla biten iletişim problemlerimize hiç değinmiyorum bile.. Biz toplum olarak konuşmayı,  yazmayı seven bir milletken,  bunu bile bile birbirimizden bağımsız mutlu olabilmek pek de mümkün olmuyor demek ki. Bu yüzden bırakalım mutluluk çaylarını,  vitamin haplarını bir kenara,  düzenli uyku da bugün olmayıversin canım diyelim kendimize. Bir kilo çekirdek alalım mahallemizin en ünlü bakkalından ve   ''Çayı demle,  geliyorum.''diyelim eşimize, dostumuza, akrabımıza... Yaşama değelim,  değer katalım..

Aşağıdaki şiirim yalnızca yaşamaya değenler içindir.
Ah bu yaşamaya değenler,  hep 'değersizim' sandılar.
Yaşama değenlerse,  yaşama değer kıldılar.
...
Değeceksin arkadaş!
Tuttuğun simide değeceksin önce,  
Çaya değeceksin.
Her bir yaprağı bir selam getirecek,
Yaprağında kokular seslenecek.
Annen 'beni ara' diyor bak,  
Sevdiğin seni çok özlemiş.
Çayı işitmek değil bu,  dinledikçe göreceksin.
Söylüyorum işte; değeceksin arkadaş !
Öyle bir dokunacaksin ki herşeye,  
Değdikçe değerleneceksin; altın gibi aslında,
Yükselip düşmelerin olacak,  
Sen yaşamdan koptukça,  
Değerin değersizleşecek sıfırın yokluğunda.
Bunları da unutma ama şimdi dokun hadi her şeye.
Değen herkesin yaşadığı gibi yaşa.
Gün gelecek bozulmuş musluklar gibi insanlar da çıkacak karşına.
Tip tip tip diyecek delirtircesine seni.
İşte o an değeceksin onun kurnasına.
Sesi hissedeceksin, neyin çığlığı bu diye sorduğunda,  
Aklına bir günahın gelecek belki ''AF'' diyeceksin.
Diyorum ya bu ses her yerde aslında,  
Hayata değeceksin yeter der gibi,
Değer diyecek sana yaşam.
Sen bu yolculukta hep değeceksin...

Sağlıcakla kalın...

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
 . ENTELEKTÜEL YALNIZLIK
 . UZUN SÜRELİ İLİŞKİLERDE MUTLULUK MİMARI KİM OLMALI?
 . 2 yaş sendromuna uzman ile bakış
 . Neden Bıldırcın Yumurtası Tüketmeliyiz?
 . 1 DOLARA YALAN SÖYLER MİSİNİZ?
 . Modern Çağda çocuk sahibi olmak ile anne olmak aynı şey mi?
 . Neden mutsuzum? Benim problemim…
 . ÇOCUKLARIMIZA NASIL BİR TELEVİZYON EĞİTİMİ VERMELİYİZ?
 . Her sabah kalktığımda söylemem gerekenler
 . ''Modern çağda eriyen anne sevgisi''
 . Okul öncesi dönemde çocuğuma nasıl bir eğitim vermeliyim?
 . HAYATINIZDAKİ YALANCI
 . "HAYAT ÇOK MONOTON "DİYEN ANNELERE
 . SERATONİN Mİ DESEM ÇEKİRDEK Mİ?
 . Mutluluk hormonu mu dediniz?
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya