16 Ocak 2018, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Dr. Asım Güzelbey!
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kıyaslama
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
İki İleri Bir Geri
Hikmet Aksoy
Dikkat, Batı uyuşturucu ile saldırıyor
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
KUR’ANI KERİM’den ÇOK ÖNEMLİ AYETLER
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
EGE’NİN YAŞAYAN AÇIK HAVA MÜZESİ : BİRGİ
Leyla Adın
Daha çok saygı
Aykut Tuzcu
Halıcılarımız Almanya’da…
ÇOK OKUNAN HABERLER
Gaziantep, son 40 yılın en kurak aylarını yaşıyor
Kirada oturan birisi bin 603 TL’yle geçinemez
Genç işsizlik azaldı, kadınlarda iş gücüne katılma oranı arttı
Hannover’de Gaziantep ağırlığını hissettik
Afrin operasyonu öncesi sınırda askeri araç hareketliliği
Hububat Bakliyat İhracatçıları 2018’i yatırım ve kalkınma yılı ilan etti
Dur ihtarına uymadığı için vurulan gencin organları bağıilandı
Suriyeli şahıs, terörist paniğine neden oldu
Türkiye dünyanın en obez dördüncü ülkesi
Türmen: Eğer hukuk devletinin kırıntısı varsa, Alpay ve Altan tahliye edilmelidir
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Ağrının önemli bir özelliği duyusal bir olgu olmasıdır
SEV Amerikan Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Mehmet Ali Elmacıoğlu ile ağrı ve ağrı tedavileri üzerine konuştuk
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Sümeyra Yapıcı
 
1 DOLARA YALAN SÖYLER MİSİNİZ?

   29 Eylül 2015
 

Neden yalan söyleriz? Birbiriyle çatışan tutumlar, inançlar, kanılar vb. bizde neden bir rahatsızlık duygusu ve gerilim yaratır? Söylediğimiz yalanlar karşılaştığımız herhangi bir çatışmaya, uyumsuzluğa, dengesizliğe karşı bilincimizin yaratmış olduğu bir savunma direnci olabilir mi?

Şimdi oturun, rahatlayın ve söylediklerime kulak verin. Şimdi sizlerle ilk kez Prof.Dr. Selahiddin Öğülmüş hocamdan duyduğum ve bugünlere sakladığım notlarımdan çok akıllıca hazırlanmış bir  sosyal psikoloji deneyini paylaşacağım.

Deney; bilişsel uyumsuzluk üzerine çalışan Carlsmith ve Festinger (1959) tarafından hazırlanmıştır. Öncelikle neden belli bir şekilde düşündüğüm ya da davrandığım konusunda bana ipuçları veren saygıdeğer hocama buradan sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Bu deneyi çok iyi anlamak, sanırım onun bir parçası olmaktan geçiyor. Bu nedenle sizleri yalan söyleme dürtülerimizin altındaki karanlığı aydınlatmaya araç olan o deneye davet ediyorum. Gelin hep birlikte sizin çelişen düşüncelerinizle nasıl başa çıktığınızı görelim.

Sene 1959 ve siz Stanford Üniversitesi’nde bir lisans öğrencisisiniz. Aldığınız bir dersin gereği olarak ‘performans ölçme’ deneyine katılıyorsunuz. Sizin bildiğiniz tek şey, bunun klasik bir sosyal psikoloji deneyi olacağı. Bu deneye katılan herkes gibi belli bir miktar para alıp, deney için beklenen kuyrukta yerinizi alıyorsunuz. Deneyin arkasındaki mekanizmalar, kuyrukta bekleyen diğer arkadaşlarınız sizi heyecanlandırıyor. Ve sıra size geliyor, içeri giriyorsunuz. Araştırmacının verdiği görevleri artık yapmak zorundasınız. Sizden bir tahtanın üzerine dizili yüz adet çiviye, yüz adet halkayı geçirmeniz isteniyor. Açıkçası bundan daha sıkıcı bir şey düşünülemez, ancak siz tüm halkaları yerleştirip görevinizi tamamlıyorsunuz. Araştırmacı size mahcup bir şekilde bakarak, sizden kuyrukta bekleyen diğer insanlara karşı bir beklenti sunmanızı teklif ediyor. Bunun karşılığında ise size vereceği miktar sadece 1 dolar. Siz bir öğrencisiniz, üstelik sizi daha sonra bu görevde çalıştırabileceklerini de söylüyorlar. Birkaç dakikalık bir iş o kadar da önemsiz değil. Kabul ediyorsunuz ve kuyrukta size merakla deneyin nasıl olduğuna dair sorulan sorulara ‘çok keyif aldım, çok güzeldi’ diye karşılık veriyorsunuz.

Artık içiniz rahat. Bilim için bir deneye katıldınız ve göreviniz tamamlandı. Hem çok fazla zaman almadı, hem de diğer insanlara göre fazladan 1 dolara daha sahipsiniz. Sizi koridorun sonunda araştırmacı elinde bir anketle bekliyor. Size sorduğu soru ise deneyden gerçekten zevk alıp almadığınız üzerine. Bir an durup düşünüyorsunuz. Tabii ki eğlenceli diyemeyiz, ancak kötü olduğunu da söyleyemeyiz değil mi? Sonuç olarak zevk aldığınızı söylüyor ve diğer arkadaşlarınızın yanına gidiyorsunuz. Konuşurken fark ediyorsunuz ki tüm arkadaşlarınız deneyi sizin gibi eğlenceli bulmuş yalnızca bir tanesi hariç. Ona bir sonraki katılımcıya deneyi anlatması için 20 dolar verilmiş! Deneyin sürekli çok sıkıcı olduğundan bahsediyor ve size anlam veremiyor. Siz de ona kuşkuyla bakıyorsunuz. Deney sıkıcı mıydı, değil miydi diye baştan hatırlamaya, yaptıklarınızı gözden geçirmeye başlıyorsunuz. Yoksa siz 1 dolara yalan mı söylediniz?

Şimdi arkanıza yaslanın ve tekrar düşünün. Deneyin ilk başta çok sıkıcı olduğunu düşündünüz, ancak keyifli bulduğunuzu söylemeniz için size para teklif edildi. Fakat siz her gün rahatlıkla yalan söyleyen bir insan değilsiniz.

Peki şimdi siz dürüst bir insan olarak tanımladığınız benliğinizle, bir sonraki katılımcıya yalan söyleyen benliğiniz arasındaki gerilimi nasıl çözeceksiniz? İşte tam burada en önemli faktör para. Para aldınız ancak o kadar da çok değil. Bu durumun içinden bilişiniz sadece kendisini deneyden zevk aldığına inandırarak kaçabiliyor. Ya siz 1 dolara yalan söylediniz ya da deneyden gerçekten zevk aldınız. Bilişiniz sizden acilen bir seçim yapmanızı istiyor. Bu sorunun cevabını verebilecek misiniz? Şimdilik siz masumsunuzJ

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
 . ENTELEKTÜEL YALNIZLIK
 . UZUN SÜRELİ İLİŞKİLERDE MUTLULUK MİMARI KİM OLMALI?
 . 2 yaş sendromuna uzman ile bakış
 . Neden Bıldırcın Yumurtası Tüketmeliyiz?
 . 1 DOLARA YALAN SÖYLER MİSİNİZ?
 . Modern Çağda çocuk sahibi olmak ile anne olmak aynı şey mi?
 . Neden mutsuzum? Benim problemim…
 . ÇOCUKLARIMIZA NASIL BİR TELEVİZYON EĞİTİMİ VERMELİYİZ?
 . Her sabah kalktığımda söylemem gerekenler
 . ''Modern çağda eriyen anne sevgisi''
 . Okul öncesi dönemde çocuğuma nasıl bir eğitim vermeliyim?
 . HAYATINIZDAKİ YALANCI
 . "HAYAT ÇOK MONOTON "DİYEN ANNELERE
 . SERATONİN Mİ DESEM ÇEKİRDEK Mİ?
 . Mutluluk hormonu mu dediniz?
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya