11 Aralık 2018, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Büyük düşman ego
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
BİR ACI HİCAZ
Hikmet Aksoy
Elektrikte "dağıtım bedeli" ne demek?
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Çetin Maket Köy -İzmir
Leyla Adın
En büyük engel ön yargıdır
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Erbap yorumu ‘2’
Aykut Tuzcu
Zeugma’nın hikayesini bir de benden dinleyin
ÇOK OKUNAN HABERLER
Esnaf da ticaret merkezinden ihtiyacını karşılayan vatandaşlar da memnun
Moda Tekstil Tasarımı dersi öğrencileri iplik fabrikası gezdi
Engelli yolları düzeltilsin
Plastik poşet, en az 25 kuruşasatılacak
Kedisini kurtarması için Vali’den yardım istedi
Yoğun sis nedeniyle hava ve karayolu ulaşımı aksadı
Engelli bireylerin yaşamlarını deneyimleyerek empati kurdular
Gaziantep Alg Spor, Ataşehir’i darmadağın etti
“İş dünyasını daha güçlü bir Türkiye’ye ulaşmak üzere motive etmelisiniz”
Toplumsal cinsiyet eğitimi ve farkındalığın yerleşmesi gerek
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Ayfer Tuzcu Ünsal
 
KÖPÜĞÜ BİTMEYEN KAHVE

   05 Ekim 2015
 
Erhan, Nejla ve Kerem Şeker’i çok özledik, bu bayram kalktık Edremit Körfezi, dolayısiyle Kaz Dağları’na gittik. Soyisimleri gibi, hepsi de pek şekerdir. Hem ziyaret, hem ticaret spa’da yapalım dedik ve ona göre bir otel arayışına girdik. Tam Körfez’de baktık, bir Ramada Oteli açılmış, internetten harıl harıl satıyorlar. Otele telefon açtık, telefon bağlı olmadığı için irtibat kuramadık. Gazeteci Atilla Karaduman’da aynı yerde yaşıyor, ona Ramada’ya telefonla ulaşamadığımızı söyledik. Biraz araştırdı ve o da otele ulaşamadı. Sonunda Erhan’a sormayı akıl ettim, telefonda güzel bir kahkaha attı ve “yahu orası daha açılmadı ki” dedi. Açılmamış oteli internetten nasıl sattıklarını da bir türlü anlayamadım! Erhan bize Venüs Oteli tavsiye etti. Venüs’ün de internetten satılan fiyatıyla, bize verilen fiyatı tutmadı. Daha doğrusu biz, otele talip olduktan sonra fiyatı yeniden düzenlediler. O da bizde bir kararsızlık yarattı. Sonra Erhan, pek sitayişle tavsiye ettiği için gitmeye karar verdik. Yani, Türkiye’de yaşadığımız nasıl belli değil mi? Açılmamış otel, internetten satılıyor; diğer bir otelde fiyat değişmiş internete yansımıyor. Yorumu siz yapınız...

Efendim, benim sevgili kocam, pek titiz bir insandır. Kolay kolay birşey beğenmez. Venüs Otel’i pek beğendi. Galiba ilk defa kaldığı bir otelde hiç eksik bulamadı! Hiç üşenmez, otelin inşaat kalitesini detaylı olarak inceler. Venüs’ü de öyle yaptı, her yerini inceledi ve hata bulamadı! Bu arada Erhan sürekli beni arayıp: “Ayfer, Otelin sahibi Yaşar Bey’le mutlaka tanışmalısın” diyor. O kadar ısrar etti ki sonunda tanışmak zorunda kaldım. İyi ki tanımışım Yaşar Bey’i... Ülkemin geleceği konusunda ümitlerim arttı onu tanıyınca... Malatyalı, ODTÜ mezunu, kendini müthiş yetiştirmiş bir mühendis. Uzun senelere dayanan Aselsan tecrübesine yurtdışı deneyimleri de eklenince güzel bir sonuç çıkmış ortaya. Tecrübeli, yetenekli, girişken ve cesur bir işadamı... Ve tabii, Venüs’e bir servet yatırmış, ama ortaya gerçekten bir eser çıkmış... Tam, üç ayrı mimar çalışmış Venüs’te... Binanın bir kısmını iki ayrı mimar tasarlarken, restoranı farklı bir mimar tasarlamış. Ve sonuç mükemmel olmuş.

Sabahtan uyanınca doğruca o güzel restorana attık kendimizi kahvaltı için. Ay, pek zevkli döşemişler mekanı... Büfe de bayağı zengin. Keyifle kahvaltı ederken, denizi de seyrettik, pek hoşlandım bu işten... Atilla Karaduman, “Kardeşim ne zaman görüşeceğiz?” diye sıkıştırıyor bir taraftan. Neyse onu telefonda ikna ettim ve doğru kaplıca havuzuna daldım... Mekan o kadar güzel ki... Saunayı denedim, arkasından buhara girdim... Sıra geldi Türk hamamına, baktım ki kese var, randevu aldım. İyi ki kese ve köpük banyosuna girmişim. Kendimi bir an cennette sandım! Huri gibi bir kız, incitmeden derimi bir kat soydu! Arkasından daha önce hiç görmediğim bir şekilde yumuşacık ve incecik kocaman tülbent bir torbadan üzerime köpük sıktı. Ama, o köpüğü anlatamam size... Geleneksel beyaz sabun kokusu, havada uçuşan değil, vücuduma hoş gelen tarifi olmayan bir köpük... Çıktığımda bulutların üzerinde geziyormuşum gibi hissettim. Bir taraftan da, bu kadar hijyenik ve iyi bir ortamı nasıl bulup, tekrar yaptırabilirim diye düşünüyordum.

Atilla Karaduman, Altınoluk’ta oturuyor ve oraları çok iyi biliyor. Bizi o kadar güzel gezdirdi ki... Basit bir balıkçıya götürdü örneğin. Balığı seçiyorsunuz adam sizin için pişiriyor ve hemen oracık da yiyorsunuz. Mevsimi olduğu için biz Sardalya ızgara yedik. Yani, bir yiyecek ancak bu kadar taze ve lezzetli olabilirdi... Hepimiz bayıldık.. Adamın salatası da taze ve lezzetliydi... Bir de oralar zeytinyağı memleketi ya, herkes zeytinyağı kullanıyor ve olayın boyutları çok değişiyor o nedenle.
Kaz dağlarında mübadele ile gelen Giritliler’in yanısıra, Tahtacı, Yörük gibi daha önce göçer, şimdi yerleşik olan Türk boyları oturuyor. Çoğu Alevi olduğu için, pek güzel Cemevleri var. Bir de Altınoluk kıyıda Alevilerin işlettikleri lokal bulunuyor. Sayfada gördüğünüz bazı fotoğrafları oradan çektim. Manzara güzel ötesi...

Kaz Dağları’nın eteğindeki Altınoluk Köyü’ne de götürdü Atilla bizi. Buranın orijinal adı Papazlık’mış. Tepede, koskocaman ağaçların altında pek güzel bir kahvede oturduk. Oranın yerel yemeği olan hafif kızartılmış ekmek, sarımsaklı yoğurt ve kıymadan oluşan şahane bir yemek yedik. Yemeğin ismi manlama Oturduğumuz Eski Köy isimli kahvenin sahibi de pek hoş bir hanımdı. Çay, kahvenin yanısıra ev yemekleri de servis ediyor. Papazlık/Altınoluk tepede olduğu için şahane bir de manzara var. Ancak, o kadar çok elektrik teli var ki, çektiğim fotoğrafları görüntü kirliliği nedeni ile sayfaya koyup koymama konusunda kararsız kaldım.

Seyahat sırasında pek sevdiğim mekanlardan birisi de dibek kahvesi içtiğimiz, Küçükkuyu’daki Cafe Mola/Süt Ahmet’in yeri idi. Balıkçı barınağının içinde yer alan Kafe, Süt Ahmet’in ailesi tarafından işletiliyor. İkram edilen Türk kahvesi iki çeşit... Birisi normal kahve, diğeri dibek kahvesi.
Sipariş verirken dibek kahvesi istiyorum diye belirtmeniz gerekiyor. Süper lezzetli kahvenin önemli özelliğinden birisi de içtikçe köpüğünün kaçmaması, sıvının azalması oranında köpükte değişiklik olmaması. Yani siz, kahveyi içtikçe köpük yok olmuyor, fincanın dibine kadar köpüklü kahve içiyorsunuz. Benzer kahveyi bir de Sivas’ta Çerkez’in kahvesinde içmiştim.

Onun da köpüğü, sıvının azalması oranında dağılmıyordu. Biz, yemek yazarları o kahvenin içinde köpüğün kalıcılığını sağlayan bir katıngı olduğunu düşünmüştük. Şimdi anlıyorum ki köpük, kahvenin hazırlanışıyla ilgili, yani ham maddesi ile ilgili... Küçükkuyu’da içtiğim dibek kahvesinin kahvesi İstanbul’dan geliyormuş, içinde de katıngı filan yok! Sivas’daki Çerkez’in kahvesine –vaktinde Sivas Kongresi sırasında Mustafa Kemal’de aynı kahveden içmiş- çok haksızlık etmişiz! Türk kahvesi için bir-iki bilgi daha yazmak istiyorum. Kahve ithal eden pek hoş genç bir hanımla tanıştım. Bana kahve ikram ederken, ne tür kahve istediğimi sormuştu. Ben de filtre kahve tercih ederim demiştim. Kahveden anlıyorsunuz diye beni yüreklendirmişti... Meğer, bizim Türk kahvesi yaparken, damak tadımızın alışkın olduğu kahve, Brezilya’da çıkan en kalitesiz kahveymiş!

Zamanından beri, o kahve ithal edildiğinden biz, o tada alışmışız... Ünlü kahve firmaları, kaliteli kahveden Türk kahvesi üretmişler, kimseye içirememişler! İçerisinde bulunduğumuz mevsim, Brezilya’da ilk bahar aylarına denk geliyor. Kahveler çiçek açtı bile... Çiçekleri Yasemin gibi kokuyor ve sadece bir gün yaşıyor, tıpkı, Yaseminin çiçeği gibi.
Konu, kahveden açılınca dayanamadım, konuyu oraya yoğunlaştırdım. Size gelecek yazıda, Zeytinbağı Butik Oteli’ni ve Erhan Şeker’in aşçılığını anlatacağım.

20, 21 Edremit Körfezin'de güneşin batışı...
026 Atilla Karaduman ile denizin kıyısında sohbet
028 Altınoluk/Papazlık köyünde ki güzel bir kahve ortamı
032 Altınoluk köyünün ekmekle yapılan ünlü yemeği
034 Değişik bir çam kozalağı, kozalaktan çok güzel çay yapılıyor
035 Papazlık/Altınoluk köyünden Körfezin elektirik telli manzarası
041Cafe Mola'da köpüğü bitmeyen dibek kahvesi

Papazlık/Altınoluk’ta yediğimiz bu yemeğin ismi manlama.

002, 003 Altınoluk sahili ve Kaz dağları
007, 008, 012 Edremit Körfezi'nde bir yelkenli
014, 017, 019 Edremit Körfezi


 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . KADINLAR VE İNEKLER
 . KARİYE MÜZESİ
 . DONDURMADAN, ALTIN ÖLÇÜSÜNE KEÇİBOYNUZU
 . DOĞAL KOZMETİK ÜRÜNLERİ YAPILABİLİR Mİ?
 . ÇÖMLEĞİNİZİ DETERJANLA YIKAMAYIN!
 . TARIM İLACINDAN KANSER OLMAK!
 . SORKUN’UN ÇÖMLEKLERİ
 . İzmit Körfesi(1)
 . ŞELALELER VE KAZDAĞLARI
 . TLOS KENTİNDE PEYNİR YAPMAK(2)
 . TLOS KENTİNDE PEYNİR YAPMAK
 . ERHAN VE BİBER REÇELİ
 . KÖPÜĞÜ BİTMEYEN KAHVE
 . SİMONE VE FRANCESCA İLE SÖYLEŞİ
 . HUMUSU NASIL DAHA İYİ YAPAR SINIZ?
 . AĞUSTOS AYI VE FÜSUN SAYEK ETKİNLİKLERİ
 . EKMEĞE SAYGI, ÜLKEYE SAYGIDIR
 . EHNEŞLİLER FIRAT’IN FENİKELİLERİYDİ
 . FIRAT KENARINDA EHNEŞ KÖYÜ...
 . KONSERVE MUCİZESİ
 . Biberiye beynimize ne yapar?
 . MARKO POLO
 . PERMESAN PEYNİRİNİ KURTARAN HİNTLİLER
 . NOHUT MAYASINA NAZAR ETTİM Mİ?
 . Yağın yanma noktası nedir ve neden önemlidir?
 . Pişirmek için yağlar neden gereklidir?
 . Mucize baharat Urfa biberi hakkında bilmek istediğiniz her şey…
 . 1914 Antep’inin Ticaret Rehberinde Yeralan Meslek Dalları
 . 1914’de Antep’te ikisini müslüman sekiz avukat vardı
 . Un bitti, Din bitti!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya