21 Şubat 2020, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Benden ibret al
Ayfer Tuzcu Ünsal
Halep mutfağından tatlar 2
Metin Atamer
Nereden nereye
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Medeniyetlerin Tanığı, Kilikya’nın Başkenti: TARSUS
Leyla Adın
Değişen sizin kalbiniz
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av Şafak Yılmaz
Si Vis Paces Pare Bellum
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Anladık! Yıl 2020!
Bülent YILMAZ
Eğitim sistemimizin iki sorunu
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
Yaşlılık ve yaşlanma sürecimiz
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Uyuşturucu imalatı için akıl almaz yöntem
Damadının boğazını kesti
Çocukların tehlikeli kar oyunu
GSM şirketlerine, 19,6 milyon iletişim kesintisi cezası verildi
Yoğun sis, görüş mesafesini 30 metreye kadar düşürdü
Hırsızlık zanlılarından birine kamyon çarptı, diğeri ise beton duvardan düştü
Depremzedelere, 53 koyun ve keçi verdiler
Kadın: Türklerde ata, ana, saygın kişi
Erkol, “Mektup Kategorisi”nde Türkiye birincisi
Hasketbol Gençlik U-16 Kız takımı Konya yolcusu
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Ah, “Siyasal Partiler Yasası” ah!..

   16 Ekim 2015
 

Her kişinin yaşamında unutamadığı kimi anlar/zaman dilimleri olur.  Bunlar kimi zaman ilk aşk, kimi zaman aldığı bir ödül, bir gezi, bir ünlü insanla karşılaşması, ilk aşk randevusu gibi… Ama herkesin yaşam tarzına göre bu unutulmayan an/zaman dilimleri farklı-farklıdır kuşkusuz.  Örneğin,  bir operatör doktor  - sanırım-  yaptığı ilk ameliyatı da unutamaz. Kuşkusuz ilk aşkı kadar, çocuklarının doğumunda yaşadığı mutlulukları da… Ne bileyim,  hünerli bir marangoz önemli bir kişinin masa siparişini yapıp teslim ettiğinde aldığı yüklü bahşişi de unutmaz herhalde…

Bir atletin koşuda birinci gelip rekor kırması… Hamile bir bayanın ilk doğum heyecanı… Mesleğe başlayan öğretmenin ilk derse girişi…  Kaptanın okyanusun azgın dalgalarına karşı gemisini başarı ile yönetmesi…  Bir mimarın çizdiği planla yapılan binanın diğerleri yanında farklı bir kimlik gibi dikkat çekmesi…

Daha nice örnekler…  Gerçi siyaset bir meslek değil,  ama acaba siyasetçilerin böyle yaşam boyu unutamadıkları anlar/zamanlar var mı acaba? Doğrusu çok merak ediyorum.

Örneğin, bir siyasetçi gerek TBMM’deki, gerekse dışarıdaki yaşamında siyaset tarihinde iz bırakacak acaba ne gibi bir söylemi olur?  

Ya da siyaset tarihinde örnek gösterilecek, tarihte yer alacak nasıl bir davranışta bulunabilir?

Siyasi tarihimizde demokratik söylem ve davranışlarıyla dikkat çeken  -liderler hariç-  kaç kişi var dersiniz?  Nihayet şurada  -öyle ya da böyle-  75 yıllık bir demokrasi tarihimizde mensubu olduğu partinin yanlışlarını diline dolayan, eleştiren kaç siyasetçi tanıyor ya da anımsıyorsunuz?  Boşuna belleğinizi zorlamayınız, yok böyle bir kimlik de ondan…

CHP milletvekili iken kimi uygulamalara karşı çıkıp istifa eden ve sonrasında DP’yi kuran Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan’ı bu konuda örnek gösteriyorsanız, onlar zaten yapmış oldukları çıkışın lider kadrosu…  Bir de DP içinde  Yaylacılar Grubu” adı altında muhalefete yakın duranlar vardı ki, onlar da sonradan Hürriyet Partisi’ni kurdular, ama iz bırakamadan sahne-i siyasetten çekildiler.

 DP döneminde (1950-1960) CHP’den Faik Ahmet Barutçu, partisi içinde değil, iktidarın icraatlarını eleştirmede en çok dikkat çeken kimlik oldu diyebiliriz.

Milletvekilliği öncesinde avukatlık ve gazetecilik yapmış olan Barutçu’nun uzun yıllar halkla iç içe yaşaması da ayrı bir deneyim oldu bu konuda ona… Bu nedenle de Meclis’te  -özellikle Bütçe eleştirilerinde- yaptığı konuşmalar DP milletvekillerince de pürdikkat/can kulağı ile dinlenirdi her seferinde…  

Bir bütçe eleştirisinde CHP adına konuşan Barutçu, o her zamanki yerel şivesiyle heyecanlı-heyecanlı konuşurken  -o güne değin- yaşanmayan bir çıkış oldu. DP sıralarından bir milletvekili;  “- Sayın Barutçu, bizi eleştiriyorsun ama sizin zamanınızda da bunlar oldu.”  deyince Barutçu Karadenizliliğinden gelen mizah yeteneğiyle sataşan milletvekilini;  “- Ee gardaşım, niye anlamıyorsun? Biz yaptuk, o yuzden düştuk. Siz da yapıp düşmayın diye soyleyrum.” diye yanıtlayınca  DP’liler de dahil tüm milletvekillerinin alkışını almıştı.

Bu anekdot demokrasimizin mazide kalan bir güzelliği…

Peki, bugün hem iktidar, hem muhalefet saflarında böylesine kabul gören, saygı duyulan kimlikler var mı?

Belki vardır, ama “Siyasi Partiler Yasası” ve partilerin kendilerinin icat ettikleri, aldıkları kararlarla böyle kimliklerin ön plana çıkması önleniyor, maalesef…   Parti disiplini”ne saygı duymanın gereğinden kaynaklanıyor bu tabii ki… Yoksa azıcık demokrat davransak ya, ne unutulmaz adlar belleklerimize kazınacak…

Demokratik anlayışı siyasal partilerin iç dünyasına getirmeden sosyal yaşamda uygulamaya kalkmak,  kendi kendini aldatmadan başka ne olabilir ki?

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Basın dünyamızın büyük kaybı
 . Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
 . Sağ siyasette lodoslu günlere doğru
 . Umudun yanında yalan dolan olmasa
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya