10 Aralık 2018, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Büyük düşman ego
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
BİR ACI HİCAZ
Hikmet Aksoy
Bu duruma düşmemeliydik...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Çetin Maket Köy -İzmir
Leyla Adın
En büyük engel ön yargıdır
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Erbap yorumu ‘2’
Aykut Tuzcu
Zeugma’nın hikayesini bir de benden dinleyin
ÇOK OKUNAN HABERLER
Memur, işçi ve emekli daha da fakirleşecek
Mecidiye Han, önemli bir kültür hazinesi
Her eser kendi vatanında güzeldir
Döner sermaye en büyük sorun haline geldi
Şehrimizi bulunduğu yerden daha iyi noktalara götürmek için çalışıyoruz
Çok acil, güvene ve güç birliğine ihtiyacımız var
‘İnsanların kanatları yok kanatları kalplerindedir’
“Kızlar İçin STEM Okulu Projesi” başlıyor
Yetişmiş insan, en büyük gücümüzdür
Yangında 100 koyun telef oldu
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Sümeyra Yapıcı
 
ENTELEKTÜEL YALNIZLIK

   24 Aralık 2015
 

Entelektüel kişiler; EQ (emotional quotient) zekasını diğer insanlara oranla daha fazla kültür ve sanat alanında kullanan münevver kişilerdir. Bu kişilerin herhangi bir mürekkep yalamış, masa başında saatlerce araştırma yapan, akademik kariyer sahibi ya da şu sizin bildiğiniz profesörler gibi olmasına gerek yoktur. Zaten bu sözcükle ilgili tartışmalar da hep ‘’aydın’’ sözcüğü ile karıştırılmasından doğar.

Geçenlerde ilgimi çeken bir Ig Nobel ödülü sanırım tam da bu konuyla ilişkin. Ig Nobel Ödülleri Harvard Üniversitesi tarafından ilk anda insanları gülümsetecek, ancak sonra düşündürecek fikirlere verilen bir ödüldür. Hayal gücünü onurlandırmak için verilen bu ödülü kazananlar arasında ise en dikkatimi çekeni ‘’dunnig –kruger’’ sendromunu bulan Cornell Üniversitesi’nin iki entelektüel psikoloğunun varsayımıydı. Bu sendrom adını hemen her yapıtta bildiğiniz gibi Justin Kruger ve David Dunning kişilerinin soyadından almıştır . Varsayımları ise çok ilginç. İnsanların bilmedikleri şeylerde bildikleri şeylere oranla fazlasıyla özgüven sahibi oldukları. Yetkin olmayan insanların, yetkin insanlar karşısında kendini daha değerli görmesi ve bilmedikleri  konusunda küstahça kendinden emin olmaları…

Şimdi gelelim entelektüel yalnızlık yaşayanlara..

Kapalı kapılar ardında, bilgisayar başında yalnızlaşan akademisyenler.

Üniversitenin koridorunda bir fikir sahibi olup da hocasıyla paylaşmaya çekinen, kapısını tıklatamayan öğrenciler.

Derste parmak kaldıranlara ‘’show’’ yapıyor denince içine fikirlerini kusmaktan reflü olanlar..

Kahveyi ikisi bir arada tüketip, bolca deneme yazanlar..

Kitaplarının  prim yapmadığı,  düşüncelerinin düşük yaptığı ve günbegün yalnızlaşan yazarlar..

Reel dünyadan kitapların dünyasına sığınan aydın instagram fenomeni aynı zamanda yazar  Av. Feyza Altun.  Bir bloğum bir de kitabım var’’ diyen blogcu anne Elif Doğan. Duygusal zekasıyla her sabah çayını elinden içtiğim, sohbeti ve yaratıcı fikirleriyle beni büyüleyen kantinci Fatma Ablam.. Diyorum ki şöyle bir akademisyen, bir avukat, bir blogcu ve bir  de kantinci bir araya gelseler. Bir yuvarlak masada lobide buluştursam onları. Akademisyen koltuğundan kalksa, Fatma Abla kitabını kapatsa, Elif Hanım bloğa yazmasa da kantinci Fatma Ablam’dan ikisi bir arada istese.. Bir konuşsalar şöyle, dökseler içlerini, neler doğar kim bilir? Düşüncelerin düşük yaptığı bu yüzyıla meydan okuyacak bir yuvarlak masa toplantısı benimkisi. Ünlü gazeteci Uğur Oral’ın çok sevdiğim bir sözü var; ‘’Toplumun karesi içinde aydın dairedir’’ der. Batıda bu ‘’circle in square’’ olarak da geçer.

Yani aydın farklı olandır. İşte masa yuvarlaktır. Toplumda kare .İçine girmek için biraz daha Daniel Defoe okumak mı gerek acep? Defoe der ki ;

’Hakikati bulan, başkaları farklı düşünüyorlar diye,
onu haykırmaktan çekiniyorsa, hem budala hem de alçaktır.
Bir adamın benden başka herkes aldanıyor demesi güç şüphesiz;

Ama sahiden herkes aldanıyorsa o ne yapsın?
’’


 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
 . ENTELEKTÜEL YALNIZLIK
 . UZUN SÜRELİ İLİŞKİLERDE MUTLULUK MİMARI KİM OLMALI?
 . 2 yaş sendromuna uzman ile bakış
 . Neden Bıldırcın Yumurtası Tüketmeliyiz?
 . 1 DOLARA YALAN SÖYLER MİSİNİZ?
 . Modern Çağda çocuk sahibi olmak ile anne olmak aynı şey mi?
 . Neden mutsuzum? Benim problemim…
 . ÇOCUKLARIMIZA NASIL BİR TELEVİZYON EĞİTİMİ VERMELİYİZ?
 . Her sabah kalktığımda söylemem gerekenler
 . ''Modern çağda eriyen anne sevgisi''
 . Okul öncesi dönemde çocuğuma nasıl bir eğitim vermeliyim?
 . HAYATINIZDAKİ YALANCI
 . "HAYAT ÇOK MONOTON "DİYEN ANNELERE
 . SERATONİN Mİ DESEM ÇEKİRDEK Mİ?
 . Mutluluk hormonu mu dediniz?
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya