08 Aralık 2019, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Soruyu soran kim?
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
NATO
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Ege’nin Şarap Yolu / Urla Bağ Yolu
Leyla Adın
Kadınlar
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Perde inerken (2)
Av Şafak Yılmaz
Işık karanlıktan doğar
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Eczacı Bülent YILMAZ
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
Sarımsak mucizesi (5)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
40 metre genişliğinde 6 şeritli bir yol
Vatandaş gramla kestane alıyor
İnsansız kara aracı göreve hazır
Bizim en büyük gücümüz üretim şehri olmamızdır
Define arar gibi kayıp dağcıları dedektörle arıyorlar
‘Kimsenin yapmadığı yeni tatları keşfetmek hoşuma gidiyor’
‘Ruhsatsız silah’ operasyonunda 5 kişi gözaltına alındı
Bir kadına şiddet görüntüsü de Bursa'dan
Düzenli spor yapmak yaşam kalitesini arttırıyor
Erkekler, kasımda 21 kadın ve 5 çocuğu öldürdü
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Celal Deniz
 
Yüksekova'da Nusaybin'de Şırnak'ta insanı yaşatmak direnmektir

   16 Mart 2016
 

Silvan, Silopi, İdil, Cizre ve Sur'dan sonra şimdi de Yüksekova, Nusaybin ve Şırnak'ta sokağa çıkma yasakları ilan edildi. Devlet bütün asker ve polis gücünü buralara konumlandırarak operasyona hazır hale gelmiştir. Yüksekova'ya yirmi bin asker yığınak yapmış durumda. Yani her 5 kişiye bir asker düşüyor. Ve en ilginci Hakkari valiliği gelen askerleri karşılarken kurban kesiyor. Sanki Yüksekova'yı fethe gelen güç kurbanlarla dualarla karşılanıyor? Cumhurbaşkanının daha önce dediği gibi buralar Güneydoğu topraklarına mı katılıyor? Devletin bu zihniyeti ile Kürt sorunu arasında birebir ilişki olmalı değil mi?

Ancak bu yazıda devletin şiddet eğilimini, çözüm masasını hangi saiklerle devirdiğini, Suriye politikası ile ablukalar arasında nasıl bir bağ olduğunu yazmayacağım. 3 ayı aşkın süren ablukalar döneminde onlarca yazı yazdım devlet şiddetini teşhir eden.

Bu yazı bugün Cizre, Sur, Silvan, Silopi, İdil de yaşananlardan sonra hala hendek siyasetini bir direniş yöntemi olarak görenlere karşı sesli düşüncelerimi içerecektir.

Siyasette amaç araç ilişkisi dönemseldir, değişkendir. Amaca giden yolda hiç bir araç mutlak değildir. Tarihsel deneyimler bize göstermiştir ki süreci doğru okuyan, taktik manevraları zamanında yapabilen ve en önemlisi hiç bir aracı mutlak doğru görmeyip zamana ve zemine göre tutum değiştirebilenler başarıyı yakalayabilmişlerdir.

Özyönetim hakkı bugün demokratik yönetimlerin ortak kabulüdür. Ve bu tartışılmayacak kadar en doğal bir haktır. Ve özyönetim bir süreçtir hem de anayasal bir süreçtir. Eğer murad edilen bir arada yaşama içinde özerklik ise, bunun anayasal süreç içinde biçimlenmesi ve toplumsal bir mutabakata dayanması gereklidir. Toplumsal mutabakatın oluşması demokrasinin sınırlarını genişletmenin de bir başka yolu olacaktır.

Özyönetim ilanlarını zaman ve zemin açısından doğru bulmadığımı daha önceleri yazmıştım. Özyönetim ilanlarını öz savunma üzerinden yapmanın da bir başka hata olduğu son abluka sürecinde ortaya çıktı. Ki Duran Kalkan'ın "devletin böylesine vahşi güç ortaya koyacağını düşünmemiştik, yanılmıştık" sözü de bu yanlışın Kürt silahlı muhalefeti tarafından da görüldüğünü gösteriyor.

Devletin en ağır silahlarla şehirleri ablukaya alıp, yakmakta, yıkmakta, sivilleri hatta çocukları bile gözünü kırpmadan öldürmekte beis görmediği bir süreçte, bugün hala diğer illerde hendek siyasetini sürdürmenin bir anlamı var mıdır? Kürt gençlerini bile bile ölüme göndermenin, halkın yerleşim alanlarının yerle bir edilmesinin Kürt sorununun çözümüne ve Kürtlerin direnişine hangi katkısı vardır?

Devlet bile isteye Güney ve Batı Kürdistan'a sınır illeri ve ilçeleri ablukalarla yıldırmaya, göçler yoluyla buraların demografik yapısını değiştirmeye çalışıyor. Bu planlar gelecekte ki Büyük Kürdistan kurulabilir paranoyasının bugünkü siyasete yansımasıdır. Böyle bir durumda buraların yakılmasına yıkılmasına zemin hazırlamanın Kürt sorununun çözümüne hangi katkıyı sağlayacağını düşünmek Kandil siyasetinin yürütücülerinin işi olmalı değil midir? Sadece gençler hendek kazmış, özyönetim direnişleri halka mal olmuş demek Kandil siyasetini bu başarısızlıktan azade kılar mı?

Kobane direnişinden esinlenerek "Siz Daiş'leşirseniz biz Kobane'leşiriz" demek bir öz güveni gösterse de somut koşulların somut tahlili olmaktan uzak bir söylem ve pratik yansıma olarak karşımıza çıktı. Kobane sürecinde orada ki direniş hem Türkiye içinden hem de dışından çok büyük destek aldı. Hendek siyaseti ciddi bir destek alamadıysa bunun nedenleri sorgulanmalıdır. Suriye ve Kobane'de ki koşullar ile Türkiye de ki koşulların aynı olmadığını bilmek için siyaset ya da askeri uzman olmak gerekmiyor.

Siyasette taktiksel hatta stratejik değişikler yapma da Kürt silahlı muhalefeti hiçte tecrübesiz değildir. Böyle olunca bu hendek siyasetinin başarısızlığı görülmüş ise bu siyasetten vaz geçmek gerekmez mi? Sivil siyasetin önünü tıkayan bu çatışmalı sürece tek taraflı dur demek yenilgiyi kabul etmek midir? İdealler için bedel ödemek mümkündür. Ancak zorunlu olmayan bir bedelin ödenmesini savunmak ve bunu siyasette araçsallaştırmak ne etik ne de siyasi bir tavır olamaz. Cizre'de, Sur'da girişilen bir eylem bir direniş sonuna kadar götürülmeliydi demek mümkündür? Ancak başlamamış bir çatışma alanlarında yanlışları tekrarlamak siyaseten sürdürülebilir olmamakla birlikte bir intihardan başka bir şey değildir.

Yeni Cizre'ler, Sur'lar bu halka yaşatılmasın. Hani sanatçı diyordu ya şarkısında " yaşamak direnmektir" diye. Bizde söyleyelim ki bugün için Yüksekova'da, Nusaybin'de, Şırnak'ta insanı yaşatmak direnmektir.

Celal DENİZ

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Irkçılığın tedavisi var mıdır?
 . AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
 . Kuvvetsiz adalet iktidarsız, adaletsiz kuvvet zorbadır
 . Piyonların Pişmanlıkları Muteber Sayılmaz
 . ANTEP MARKA KENT ÖYLE Mİ?
 . HURŞİT ÜZERİNDEN DEVLETİ AKLAMAK
 . KARABULUTLARI DAĞITMAK MÜMKÜN
 . KRAL ÇIPLAKSA ÇIPLAK DİYECEĞİZ
 . TEK TİP TOPLUM İÇİN TEKLEŞMİŞ MEDYA GEREK
 . KAYYUMLARLA DARBEYE KARŞI MÜCADELE EDİLMEZ
 . KÜRT SORUNUNUN MALİYETİ
 . VEDAT TÜRKALİ'NİN ARDINDAN
 . KOLOMBİYA'DA BARIŞ YA BİZDE
 . BEN FAİLİ GÖRDÜM FAİL SİZSİNİZ
 . YENİKAPI’DAN DAĞKAPI’YA MI?
 . Günah Keçisi FETÖ mü?
 . Gerçekten Yanıldınız mı?
 . Darbe; İkili yapının devlette çatışması
 . Darbenin Panzehiri İdam Değildir
 . Darbe Edebiyatı
 . BAŞARISIZ DARBEYİ GANİMET GÖRME
 . VATANDAŞLIK DEĞİL MÜLTECİ STATÜSÜ
 . HALBUKi DÜNYA HEPİMİZE YETER
 . HURŞİT KÜLTER NEREDE ?
 . İŞİD, ŞEHİTLİK VE SOL
 . Terör Devleti İsrail ile Anlaştınsa ..
 . AKP Yeni Tip bir faşizm inşa ediyor
 . MAĞDUR OLANLA DAYANIŞMA ELZEMDİR
 . ORLANDO KATLİAMININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
 . VESAYET REJİMİ YENİ YASAYLA PEKİŞTİRİLİYOR
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya