18 Ocak 2020, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Değerini artırmaz
Ayfer Tuzcu Ünsal
Kastamonu'ya lezzet yolculuğu(3)
Metin Atamer
Zarardan dönersen kârdır
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Transnistra (Transdinyester) Sosyalist Moldova Cumhuriyeti
Leyla Adın
Kolomb'tan bugüne…
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av Şafak Yılmaz
Silent Leges İnter Arma
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Anladık! Yıl 2020!
Bülent YILMAZ
Bu sözleri söyleyen benim atam olamaz
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
D vitamini (4)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Oto hırsızı cezaevi firarisi çıktı
Esad rejimi Halep'i vurdu: 2 ölü
80 bin civarında Suriyeli öğrenci var
ABD'de bir bina aniden çöktü
“Sadece ürünleri değil ülkemizi de tanıtıyoruz”
Türkiye'den en çok Iraklılar konut aldı
Öğrencilere karne hediyesi
Gaziantep Kulübü’nde Sibel Gürsel’e devretti
Oya Bahadır Yüksel Rehabilitasyon Merkezi’nde karne heyecanı
Hafter ateşkes sözü verdi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!

   18 Temmuz 2016
 

15 Temmuz gecesinin ardından Türkiye’nin “devlet yönetimi” açısından görünümü, adeta deprem sonrasının hazin görüntülerine benziyor…

Herşeye hakim olduğunu sandıklarımızın, aslında pek de bir şeye vakıf olmadıkları, bazı şeylerin adeta pamuk ipliğine bağlı gittiği ortaya çıktı.

Genelkurmay başkanı ve bazı üst düzey komutanların rehin tutulup, devletin en üstündeki yöneticinin televizyonlara ancak cep telefonu görüntüsüyle bağlanabildiği bir manzara, gerçekten kaygı vericiydi.

                                   ***

Görünen o ki; AKP iktidarı ya cemaatin devlet içerisindeki yapılanmasının boyutlarının farkında değil, ya da farkındaymış ama elinden fazla birşey gelmediği için sesini çıkarmıyormuş.

Oysa görüldü ki, o güç hiç de hafife alınacak bir güç değilmiş…

Adamlar Genelkurmay başkanını ve komutanları rehin aldı,

TBMM’yi bombaladı, televizyonları bastı, İstanbul’da yolları kesti.

 Ve dakikalalar boyunca, devletin hiçbir yetkilisinden açıklama gelmedi.

Cumhurbaşkanı da, Başbakan da, Bakanlar da sanki yer yarılmış da yerin dibine girmişti.

Epeyce bir zaman sonra, ancak telefon bağlantısı ile konuşmaya ve ortada bir darbe girişimi olduğunu söyleme başladılar.

                                               ***

Televizyonların canlı yayınında habercilerin elinde birer cep telefonu, ülkenin Cumhurbaşkanı’na, eski cumhurbaşkanına facetime’dan bağlanmışlar, durum değerlendirmesi yaptırıyorlar. Beni en çok bu görüntüler endişelendirdi, işte.

Cumhurbaşkanı cep telefonundan seslenerek, halkı sokaklara meydanlara inmeye çağırdı.

Askerin önüne hiçbir devlet yetkilisi çıkamazken, halk sokağa döküldü.

Belki de bu çağrının en çarpıcı yanı, sokağa çıkma yasağı bulunan Cizre’de bile halka sokağa çıkın çağrısı yapılmış olmasıydı.

Zaten onlar yıllardan beri öldürülmeye alışıktı.

Öyle de oldu… Epeyce insan öldü.

Başbakan ölenlerin ardından, “Vatandaşına kurşun sıkanları” kınadı!

                                               ***

Şimdi, yaşanan tüm bu olumsuzlukların ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu durumu istismar edeceğinden endişeler başladı.

Baksanıza, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault bile darbe girişiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, muhaliflerini susturmak için “açık çek” anlamına gelmediğini hatırlatma gereği duymuş.

Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas ise, darbe girişiminin ardından Ankara'nın "intikam ve keyfiliğe" dayalı davranışlar içine girmemesi gerektiğini söylüyor.

Oysa, darbe girişiminden fırsatlar çıkarmaya kalkışmak yerine, yaşanan olayın neden ve sonuçlarına üzerine yoğunlaşıp, demokrasinin tam tesisi yönünde adımlar atılması, vatandaşta oluşan tedirginliğin giderilmesi gerekir.

En basitinden, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’lilerin, “özgür basının” rolü ve önemi konusunu, yaşadıkları bu ciddi ve ağır tecrübenin ardından bir kez daha daha iyi düşünüp, değerlendirmeleri beklenir.

                                               ***

Ayrıca amaçsız ve fütursuzca sokaklara dökülüp tekbir getiren şuursuz genç insanlardan medet umarak veya günde bilmem kaç kez camilerden sela verdirerek bu kaos ortamından çıkmak pek imkan dahilinde görünmemektedir.

Sokağa dökülen insanların, askerlerin boğazını kesecek kadar gözü dönmüş ve kendini kaybetmiş halinin hiç ama hiç kimseye bir faydası olmayacağı o kadar net ve aşikar ki!

 

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya