26 Haziran 2017, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   15 yıldır evlerine teleferikle gidiyorlar
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
“Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Sen kusursuzsun
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
BEYİN
Hikmet Aksoy
Yaşam sigortasının anlamı....
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Sevgiye değin kelamlar
Özer Karınca
Kavaklık Parkı sorunu hiç çözülmeyecek anladım
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Aykut Tuzcu
Sodom ve Gomore
ÇOK OKUNAN HABERLER
FETÖ/PDY soruşturmasında 5 tutuklama kararı
Kıratlı:“Bayram şekeri alırken dikkat edilmeli”
138 yıldır şifa dağıtıyor
Esnafın, umudu son gün
Mohikanların sonuncusu da gözaltında
Kardeşliği pekiştiren, kırgınlıkları tamir eden ilahi bir armağan
Şekerlemeci, pasta ve tatlı üretim imalathaneleri denetlendi
Emniyetten yurt genelinde 'Duman Operasyonu'
“Sabır ve emek sınavını kazanmanın müjdecisi”
“Kardeşlik mesajını yaşatmaya ihtiyacımız var”
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Bölgemize ve küresel bilime yeni soluklar getirmek için çalışıyoruz
Gaziantep Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Kamile Erciyas ile Diş Hekimi Fakültesi ve diş üzerine röportaj yaptık.
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Sümeyra Yapıcı
 
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?

   05 Kasım 2016
 
İnsanlar yaşamları süresince kendileriyle ve çevreleriyle etkileşim ve iletişim halindedir. Bireylerin yaşamlarında, iletişim konusunda kendilerini eğitmeleri ve etkili iletişim kurmaya çalışmaları önemli görülmektedir (Çetinkanat, 1996).
İletişim, bilgi üretmek, aktarmak ve anlamlandırma sürecidir (Dökmen, 1997), iki kişiyi ilişki içine sokan psiko-sosyal bir süreçtir (Cücelolu, 2000).İletişim konuşan ve dinleyen arasında geçen dialogların belli bir sıra halinde işlenmesi ve mesajın kaynaktan alıcıya giderken güdü ,tutum, jest mimik, ifade biçimi ,ses tonu gibi karmaşık ifadeler bütünüdür. İletişim sözlü ve sözsüz iletişim olmak üzere ikiye ayrılır.Sözlü iletişim; bireylerin yazdıkları ve konuştukları sözcüklerle olur. Sözcükler; insanın, düşünce ve deneyimlerini başkalarıyla paylaştığı, dünyayı ve kendisinin dünya üzerindeki yerini algılayışının sembolleridir.Sözsüz iletişim; kişilerin ses tonu, bedenin duruşu, yüz ifadesi, mimikler, ağlama, gülme kişilerarası yakınlık vb. özellikleri içerir. iletişimin; %10 u kelimelerden, %30'u ses tonundan, %60'ı mimiklerden oluşmaktadır.İletişimin bir başka boyutu ise uygun bir şekilde istekte bulunma ve ‘’hayır diyebilmek ‘’ tir.
İnsanoğlunun doğumundan itibaren onaylanmak ve beğenilmek en önemli ihtiyaçlarından biridir. Zaman zaman sırf bu ihtiyacını karşılayabilmek için bireyler, kendi isteklerini bir kenara atarak diğer bireylerin istek ve beklentilerini karşıyabilmek adına ‘’evet’’ demeyi bir yaşam biçimi haline getirirler.
Hayır ve evetlerin dengesini iyi kurabilmek çok önemlidir. Çünkü ruh sağlığı tanımlamalarına baktığımızda tanımlardan biri de ‘’Kendinin ve toplumun beklentilerine dengeli uyum göstermektir.’’ Yani ne biri ne de diğeri çok ağır basmayacak şekilde uygun dengeyi kurabilmek ruh sağlığının kısa fakat belirgin tanımlamalarından biri olarak kabul edilmektedir.
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İnsanların isteklerine, taleplerine olumsuz yanıt vermenin yani “hayır” demenin o kişiyi reddetmek, geri çevirmek olacağını düşünerek "hayır" demekten çekiniriz.
• "Hayır" dediğimizde ilişkilerimizin zedelenebileceğini düşünürüz, hatta ilişkilerin bitme noktasına gelebileceğinden endişe duyarız ve bu kaygılar hayır dememizi zorlaştırır.
• Bencil olarak algılanabileceğimizi düşünerek hayır demekten korkarız.
• Herkesle iyi olmak, herkesi mutlu etmek ve dolayısıyla da herkes tarafından sevilebilmenin yolunun herşeye “evet” demekten geçtiğini düşünerek "hayır" demekten kaçınırız.
• "Hayır" denilmesinin kendimizi ne kadar olumsuz olarak etkileyeceğini düşünerek "hayır" diyemeyiz kolayca.
• "Hayır"ın ne zaman ve ne şekilde denileceğini öğrenememiş olduğumuzdan "hayır" diyemeyebiliriz.
Nasıl “hayır” diyeceksiniz?
Kimse “hayır” kelimesini ne duymayı, ne de söylemeyi sever. “Hayır” kelimesini kullanmak yerine ben dilini kullanarak “hayır” anlamına gelebilecek şeyler söyleyebilirsiniz.
• Yapmak istemediğiniz davranışı kısaca tanımlayın. “Benden .......... yapmamı istiyorsun”
• Yapmak istemediğiniz davranışla ilgili kendi gerçeğinizi ve duygularınızı anlatın.
• Bu davranışı yaparsanız kendinizi nasıl hissedeceğinizi, üzerinizde bırakacağı etkiyi tanımlamaya çalışın. “.............. yaparsam kendii mutsuz hissedeceğim” veya “............ yaparsam işlerim aksayacak, gerginleşeceğim, bitirmek için çok yorulacağım” veya “......... olursa çok huzursuz olacağım” v.b.”Hayır” demenizin nedenlerini saydıktan sonra yapamayacağınızı söylemek daha kolay olacaktır. Zaman zaman meşgul olduğunuzu, bazen o konuda bilginiz olmadığını söyleyerek de hayır diyebilirsiniz.
Hayır diyebilmek için bazı ilkeler;
1-Sizden istenenin kendi cümlelerinizle tekrar ifade edilmesi,
2-Ardından, neden kabul etmediğinizle birlikte gerekçenizin belirtilmesi,
3-Kararınızı bildirmek için zaman isteyiniz. Hemen karar vermeniz için baskı yapılmasına izin vermeyiniz.
4-Karşınızdaki bireyin duyguları ile ilgileniyor ve reddedildiğinde bu kişinin incineceğini düşünüyorsanız ona ilgilendiğinizi gösteren ifadeler kullanınız.
Unutmayın ki; “hayır” demek o insanı reddetmek demek değildir. Sadece o koşullar altında o işi yapamayacağınızı gerekçeleriyle bildirmek demektir. Bir başka zamanda veya koşulda, kendinizi uygun hissettiğinizde o işi yapabilir veya karşınızdakine başka bir zaman diliminde yardımcı olabilirsiniz. ”Hayır” diyerek koruduğunuz kendi sınırlarınız, yönetimini eline almaya çalıştığınız kendi yaşantınızdır.s
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
 . ENTELEKTÜEL YALNIZLIK
 . UZUN SÜRELİ İLİŞKİLERDE MUTLULUK MİMARI KİM OLMALI?
 . 2 yaş sendromuna uzman ile bakış
 . Neden Bıldırcın Yumurtası Tüketmeliyiz?
 . 1 DOLARA YALAN SÖYLER MİSİNİZ?
 . Modern Çağda çocuk sahibi olmak ile anne olmak aynı şey mi?
 . Neden mutsuzum? Benim problemim…
 . ÇOCUKLARIMIZA NASIL BİR TELEVİZYON EĞİTİMİ VERMELİYİZ?
 . Her sabah kalktığımda söylemem gerekenler
 . ''Modern çağda eriyen anne sevgisi''
 . Okul öncesi dönemde çocuğuma nasıl bir eğitim vermeliyim?
 . HAYATINIZDAKİ YALANCI
 . "HAYAT ÇOK MONOTON "DİYEN ANNELERE
 . SERATONİN Mİ DESEM ÇEKİRDEK Mİ?
 . Mutluluk hormonu mu dediniz?
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya