16 Ekim 2019, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
Şiddetin gerekçesi olamaz
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Pompalananlar...
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Üç hıyarla, beş hıyar arasındaki fark!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Lezzetli cağ kebabının püf noktaları
Akaryakıt istasyonun elektriği güneşten sağlanıyor
Dilencilere de bakın! Hasılatı dövize yatırdılar
Türkiye'nin tarım ve gıda politika ve uygulamaları masaya yatırılacak
Tarımda çalışanların yüzde 45,2’si kadın
Ülkemizde kadavranın resmi olarak kullanımı Osmanlı’ya dayanıyor
12’nci Başkanlık Turnuvası başladı
Engelsiz Şahinler galibiyete odaklandı
Web tapu sistemi güncellendi
YÖK, 14 bölümde özel yetenek sınavını kaldırdı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Bastırma

   17 Şubat 2017
 
Bastırmak; yaşamak istemediğin bir hayatı yaşamaktır. Olmak istemediğin kişiye dönüşmek, yapmak istemediğin şeyleri yapmak, yavaş yavaş intihar etmek, kendi kendini yok etmek bastırmanın sonucudur.
Psikolojik problemlerin belki de yüzde 90’ı duyguların bastırılması sonucunda ortaya çıkıyor. Depresyon, panik atak, anksiyete, endişe kaygı bozukluğu gibi sorunlar bu bastırma sonucunda gelişiyor.
İnsanlık tarihi boyunca bize duyguların bastırılması söylendi, öğretildi. Binlerce yıldan beri hiçbir zaman kendin olamadın. Çünkü toplum kendin olmanı istemedi. Kendin olman toplumun hoşuna gitmedi. Hep bastırıldın. Bu toplumun kolektif bilinçaltına kodlandı. Farkında olmadan sen de evladının duygularını bastırmasını istedin. Babanın karşısında duygularını ifade edecektin “Sus, saygısızlık yapma, babanın karşısında konuşulmaz” denildi. Her defasında ayıp, günah, yasak kavramları ile karşılaştın. Hep bastırıldı duyguların. Sana vebalı muamelesi yapıldı. “Kızlar konuşmaz, küçükler sessiz durur, erkekler ağlamaz” denilerek duyguların o kadar bastırıldı ki artık senin hücrelerine, kemiklerine işledi bu bastırılmışlık.
Bütün bunlara bağlı olarak sen de kendini günahkar, değersiz, işe yaramaz, çaresiz hissettin. Bunun sonucunda kendi varlığını ret ettin. Bu durumdan kurtulman için lidere, hocalara, din adamlarına gittin. Hep mehdiler, Yavuzlar, Fatihler bekledin durdun. Sana seni onların kurtaracağı öğretildi. Çünkü “Sen kendi kurtuluşunu gerçekleştiremezsin, lanetlisin, kötüsün, iğrençsin, işe yaramazsın” inancı sana öğretildi.
Babana, öğretmenine, askerde komutanına, siyasette liderine “hayır” diyebilir misin? Diyemezsin. Çünkü sana otoriteye kayıtsız şartsız itaat, biat öğretildi.
Bütün bunların sonucunda sen ikiyüzlülüğü öğrendin. Çünkü hiçbir zaman kendi duygularını ifade etmene izin verilmedi. Amirinden farklı düşünüyorsan ve bunu ifade ediyorsan hemen “vatan hainliği” damgasını yiyorsun. Senin için en tehlikeli şey, kendi duygularını olduğu gibi ifade etmek oldu. Kendini ifade etmek için yalana başvurdun. Bastırılan hiç bir duygu kaybolmaz, aksine güçlenerek devam eder. Ergendin, bir başka insana aşık oldun. Ailen, çevren hemen bunu bastırmanı istedi. Sen de içine gömdün, gidip karşıdaki kişiye aktaramadın. Duygu bastırıldı. Aradan yıllar geçti, evlendin, çoluk çocuğa karıştın. Bir gün bastırılmış o duygu yeniden devreye girer ve sen olmaması geren bir dönem ve konumda gidip bir başkası ile yasak aş yaşamaya başlarsın.
Duygularını kabul et. Duygularını bastırman, yok etmen, yıkman sana ancak zarar verir. Duygularınla meşru dairede, uyum içinde yaşama sanatını geliştirmek zorundasın. Elin, ayağın, gözün, kulağın nasıl senin bir parçansa duyguların da senin bir parçan. Diğer parçaların gibi onlara da sahip çıkman, onlarla barışman seni mutluluğa götürür. Bütün bu duyguların arasında uyumu, ahengi yakalamalısın. Bir orkestra şefi gibi olmalısın. Müzik aletlerini çalamazsan sadece gürültü çıkarırsın. Bütün komşuların senden şikayetçi olurlar. Dinleyenleri çıldırtırsın. Ama müzik aletlerini çalmayı başarırsan çok hoş, çok güzel parçaların hayat bulmasına, bestelenmesine vesile olursun. Aynen bunun gibi hayat da bir müzik aleti gibidir. Kiminin elinde gürültü aleti, kiminin elinde ise şaheserler meydana getiren bir aparattır. Duygularını bir keman, bir piyano gibi kullanmayı bilirsen nezih bir hayat yaşarsın. Ama onları kullanamazsan bir sapık, hırsız, yalancı, sahtekar olmak kaderin olur.
Kaynakları güzel kullanmayı öğren. Eğer öfkeyi tutkuya, şehveti aşka, aç gözlülüğü paylaşmaya dönüştürme becerisini geliştirebilirsen duygularınla barışık yaşarsın.
Unutma Nemrut, Firavun olmakta senin için de, Yunus, Mevlana olmak da senin içinde. Bu müzik aletini çalıp, çalmamana bağlı.
Senin içinde uçsuz bucaksız bir evren var. Sen sadece kendini tanı, kendin ol. Kendine saygı duy, kendini sev. Şu anda bütün duygularınla ters yüz edilmiş durumdasın. Duygularını ifade ettikçe, onları kullanmayı öğrendikçe her şeyi doğru bir şekilde doğru yerlere koyabileceksin.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Kendini yakala
 . Yaşamadıktan sonra
 . Edilgen olmak
 . Ne olduğun önemli
 . Mutluluk Anı
 . Fare yüreği
 . Başkasının onayı
 . Ben buyum diyebilmek
 . İnanmak mı, iman etmek mi?
 . Çok fazla konuşmak
 . Güzelliği ara
 . Korkunu kabul et
 . Sahiplenmek öldürür
 . Neyi kurtarıyorsun?
 . Boş kayık tekniği
 . Yerini ve haddini bil
 . Hiç olduğunu bilmek
 . Hakikati anlamak
 . Zihinsel düğüm nasıl çözülür
 . Bilge köpek
 . Ben ne diyorum sen ne anlıyorsun
 . Başarı uzun solukludur
 . Sen kimsin
 . Kendin ol
 . Yok olma meditasyonu
 . Ego “Hayır” demeyi sever
 . Bilinçsizlik
 . Dünya yalan mı?
 . Decidophobia “Karar verme korkusu”
 . Bir damla sevgi uğruna
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya