27 Şubat 2020, Perşembe Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
En fakir kim
Ayfer Tuzcu Ünsal
Halep mutfağından tatlar 2
Metin Atamer
Nereden nereye
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Varda Köprüsü
Leyla Adın
Yalancıysanız çok şanslısınız
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av Şafak Yılmaz
Kış kampı
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Anladık! Yıl 2020!
Bülent YILMAZ
Korku
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
Yaşlılık nedir? (5)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
İdlib'de 2 asker daha hayatını kaybetti
"Koronavirüs riski kapıya kadar geldi"
Türkiye-Rusya Heyetleri İdlib’i görüştü
GSO-MEM, 6 bin 500 kişiye eğitim verdi
Şantajla 100 bin TL isteyen çete tutuklandı
Türkiye ile İran arasındaki yolcu uçuşları durduruldu
Kaleciler, takımdan ayrı özel çalıştı
Nevin Keskin Dalyan, Sanko Sanat Galerisi’nde sergi açıyor
İntihar girişimi görüntülerinde provakatif paylaşım soruşturması
Gaziantep- Medipol Başakşehir maçının hakemi: Zorbay Küçük
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Sektöre ve firmalara değer katmak istiyoruz
“Panama Danışmanlık olarak akredite Kobi Danışmanlarımız ile fikirden projeye üretimden satışa her alanda Kobilerimizin yanındayız”
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
O kadarı da olsun artık...

   17 Mart 2017
 
BRÜKSEL - Yirmi gündür Avrupa'dayım. Brüksel'i odak noktası yapıp günübirlik Almanya'nın, Hollanda'nın yakın kentlerine gidebiliyorum. En çok da Belçika'nın... Çünkü, ulaşım çok rahat... Karayolları, standartların da üzerinde... Havayolu ulaşımı da öyle...
Ulaşım kolaylığı olunca insan bulunduğu bir yerde pinekleyip duramuyor. Yapay da olsa kimi güzellikleri görmek istiyor.
Avrupa kentleri, 20. Yüzyılın birinci yarısında İkinci Büyük Savaş'ta yaşadığı yıkımın izlerini çoktan silip atmış... Sosyal yaşama ve kalkınmaya yeni boyutlar katmak için yoğun bir çaba içinde gözüküyor.
İnsan yaşamını geliştirmek birincil hedef seçilip bunun etrafında şekilsel güzellikler peşinde takılmış yerel yönetimler.
Herşey insan için...
Avrupa'nın hangi kentine yolunuz düşse aynı hava, aynı görüntü ve aynı tip insanlar...
Saygılı... Kanaatkar... Sabırlı... Güvenli...
Kendi dünyasını yaşayan...
Eğlenmeyi kendine görev bilen... Buna zaman ayıran.
Dinlenme saatlerinden fedakarlık yapmayan...
Bir tür standart insan tipi...
Sanki insanlar otomatiğe bağlanmışlar.
Herkes işinde-gücünde... Çalışma saatlerinden fedakarlık olmayan, işini son derece önemseyen bir anlayış...
Zaten, böyle düşünmeyenin böylesine disiplinli bir çalışma düzeninde/dünyasında barınması/tutunması olası değil.
Herkes işinde-gücünde...
İş saatlerinde sokakta-caddede karşılaşmak ne mümkün... Ayaküstü şöyle merhabalaşıp laflamak... O bize özgü bir yaşam tarzı...
Kimse kimseye zaman ayıracak durumda değil. Çalışan bir makine düzeneğinde dişlilerden birinin durması olası mı?
Kentler kendi dünyalarını yaşıyor bu düzende... Çalışan aile bireyleri sabahın köründe iş derdine düşer, çoğu kahvaltı yapamadan otosuna atlar, kimileri metroyla işyerine koşar. Bu arada, varsa küçük çocuk kreşe bırakılır, mesai bitiminde oradan alınır.
Hafta sonu özellikle Cumartesi günleri mutfak için gerekli tüketim/yiyecek maddeleri alınır. Alınmazsa sorunlar yaşanır. Çünkü, bu ihmal edilirse markete gidip-gelme hem bir maliyet, hem de zaman kaybı olarak yaşanır.
Dedim ya, insanlar standartlaşmış...
Bu düzenin en çok trafik akımı hoşuma gidiyor. Ne bir klakson/korna sesi, ne bir itişme-kakışma... Her sürücü, hakkını biliyor, diğerinin hukukuna son derece saygı gösteriyor.
Yayalar sokakta, caddede özgür olmanın rahatlığını yaşıyor. Sokaklar-caddeler yayaların hakkı gözetilerek düzenlenmiş, işyerlerinin bu alanları işgaline fırsat tanınmamış...
En güzeli de cadde ya da sokakta trafikte yaya kaldırımına geldiniz karşıya geçmeye yöneldiğiniz an, trafik akan su gibi duruyor birden... Bir general edasıyla ve oto şoförünü selamlayarak geçiyorsunuz karşı kaldırıma... Bir gurur kaplıyor insanın içini...
Ne bir klakson/korna sesi, ne bir homurtu, ne bir kulakları tırmalayan fren sesi...
Yirmi gündür buradayım, dün uzaktan gelen bir cankurtaran sesiyle kendime geldim.
Brüksel'deymişim... Yalnızlık düştü içime birden
Ne de olsa alışmışız, bizim o harala/gürele yaşama... Bu da bizim zenginliğimiz mi acaba?
Bu sabah daha farklı bir olay yaşadım. Kızımın evi Avrupa'ya has, kent merkezi dışında öyle çok katlı değil. Dubleks, küçük bahçeli... Tam yazımı yazmaya başladım, kumru kuşlarından birinin habire öterek aşk çağrısı yaptığını duyunca bir hoş oldum.
Ülkem, arkadaşlarım, evim, bahçem, kumrularım aklıma geldi.
Buralar öyle-böyle de...
Türkiye, kavgasıyla, gürültüsüyle, sevdasıyla, yaşamıyla ve tüm farklı değerleriyle bir başka güzellikler/zenginlikler ülkesi...
Kusuru yok mu?
O kadarı "kadı kızında da var."

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Basın dünyamızın büyük kaybı
 . Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
 . Sağ siyasette lodoslu günlere doğru
 . Umudun yanında yalan dolan olmasa
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya