18 Ekim 2019, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
İşsizlik
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Sözcükler dünyası
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Bütün yollar Putin’e çıkar!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Birbirimizi büyütelim, çok sevdiğimizi söyleyelim
Türkiye'nin yurt dışı varlıkları arttı, yükümlülükleri azaldı
Merkez Bankası'nın toplam rezervleri azaldı
Sağlık çalışanları tükenmişlik sendromu yaşıyor
Dalgıçlar suya daldı, saklı cenneti fotoğrafladı
İnsanlık, kendi varlığını anlamlı kılan moral değerlerini sanat sayesinde korur
İş yeri sahibinden kaçtılar kameralardan kaçamadılar
Kodlama Haftası etkinlikleri yapıldı
Başarının temelinde sabır ve inanç var
Menopoz, yaşlanma olarak algılanmamalı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Ordu artık sivil iktidara kafa tutacak durumda değildir

   08 Ocak 2012
 

Le Monde Gazetesi, Genelkurmay başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanmasını, “Türk hükümetinden orduya karşı yeni saldırı” diye değerlendirdiği haberinde  Böyle bir olay, kısa bir süre öncesine kadar Türkiye’de bir hendek savaşına ve mevcut Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in istifasına yol açabilirdi. Ancak Özel, sessiz kaldı. Ordu artık sivil iktidara kafa tutacak durumda değil” şeklinde yorum yaptı.

Ben iktidara kafa tutan, siyasi iradeyi hiçe sayan, başbakan ve cumhurbaşkanına burnunu kıvıran, kıçını dönen, kendi asli görevini unutup siyasete soyunan askeri sevmiyorum.

Madem, hukuk önünde herkes eşit (öyle değil ama öyle kabul edelim)deniyor, o zaman işlediği suç varsa o da hesabını verip, cezasını çekecek doğal olarak.

                                                                            ***

Bir askerin kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde sivil iktidarlar her zaman askerin baskısı altında yaşadı.

Hatta Türkiye’nin siyasi hayatında uzun yıllar rol oynayan siyasetçiler, “Altı kez gittim, yedi kez geldim” diye askeri darbe ve muhtıraların ardından yeniden siyaset sahnesine dönebilme başarısı göstermekle övünür olmuşlardı da bizler de askerin 6 kez demokrasiyi kesintiye uğratmasına mı, yoksa onun yedi kez geri dönmesine mi üzüleceğimize şaşırır hale gelmiştik

                                                                            ***

Siyasetçilerin ülkeyi yönetmeyi beceremedikleri, dolayısıyla halkın kendini ve ülkeyi yönetecek iktidarları seçmekte ve doğru tercih yapmakta yetersiz kaldığına hükmeden ordu ileri gelenlerinin, askeri darbeleri her on yılda bir mutad hale getirmesi demokrasiye ve siyasete çeki-düzen verme şeklinde empoze edildiği için, siyasette ne zaman tansiyon yükselecek olsa, askerin yakın zamanda darbe yapması gerektiği beklentisi hasıl olurdu cümle alemde.

Bu beklenti daha iki yıl öncesine kadar da böylece sürüp gitti.

                                                                               ***

Kendisi memleket için kılını kıpırdatmayanların, “Bu böyle olmaz, bak görürsün, ordu yakında el koyacaktır bu işe” şeklindeki beklentisi bir türlü gerçekleşmezken, son günlerde sosyal paylaşım sitelerinde İlker Başbuğ’un resmini yayınlayıp, arkasından gözyaşı dökmesi, “Atatürkçülük ve laikliğe sahip çıkma” şeklinde yorumlanıyor.

Bu kesimde ilginçtir,  Atatürkçülük ve laiklik ilelebet var olsun da demokrasi olmazsa da olmasın ne yapalım durumu hakim.

                                                                             ****

Demokrasi ile militarizmi, kafasında aynı anda uyum içinde barındırma becerisine sahip olanların epeyce bir nüfusa tekabül ettiği Türkiye’de, ordu herşeye bu kadar hakimken, islami cemaatçiliğin nasıl olup da bu kadar yaygınlaşabildiği; eğitimi, sosyal hayatı ve son olarak da ekonomiyi nasıl olupda böylesine kıskıvrak ele geçirdiği bir türlü sorgulanmaz nedense.

Komünizmle mücadele adı altında cemaatleri, PKK ile mücadele adı altında Hizbullahçıları el altından destekleyen ve kullananlar hep göz ardı edilir.

                                                                              ***

Kapıları halka kapalı, halka hep tepeden bakan, hiçbir konuda hiç kimseye hesap vermeyen bu yapının irticadan da, komünizmden de daha büyük bir tehlike olduğu kabul edilmez.

                                                                            ***

Türkiye Cumhuriyeti, bir halk hareketi sonucu değil, bir askerin öncülüğünde yürütülen savaş sonucu kurulduğu için, toplum gerçek demokrasiye çok uzun yıllar Fransız kalmış, siyasi iktidarları kendi iradesiyle değiştirmesi gerektiğinin farkına varamamış, tasvip etmediği yönetimler karşısında örgütlenerek toplumsal mücadele sürdürme yeteneğini bir türlü geliştirememiş, başı her sıkıştığında bir başka askerin eteğine yapışarak günü kurtarma alışkanlığına girmesi, demokratik süreci hep geciktirmiştir.

                                                                                ***

Bugün artık darbe yapacak ve onların gözünde ülkeyi her hangi bir tehlikeden korumak için yönetimi ele geçirmeye kalkışacak ordu, dostlar sağolsun mevcut değildir.

Eğer gerçek demokrasi isteniyorsa, AKP’den şikayet etmek ve İlker Başbuğ’un arkasından ağıt yakmak yerine demokratik mücadeleye aktif şekilde katılmaktan başka çıkar yol mevcut değildir.

 

 

 

 

 

             

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya