26 Şubat 2020, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
En fakir kim
Ayfer Tuzcu Ünsal
Halep mutfağından tatlar 2
Metin Atamer
Nereden nereye
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Varda Köprüsü
Leyla Adın
Zehir, korku, kıskançlık, öfke ve nefret
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av Şafak Yılmaz
Si Vis Paces Pare Bellum
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Anladık! Yıl 2020!
Bülent YILMAZ
Rakı masasında meze
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
Yaşlılık nedir? (4)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Bu köyde 600 yıldır davul zurna çalmak yasak
Veri madenciliği, kişisel veri güvenliğini tehdit ediyor
Artık sağlıkta şiddet katlanılmaz bir hal aldı
Sosyal medya için video çeken gence bayıltana kadar dayak
Elektronik sigara ithalatı yasaklandı
Dünya medeniyetlerinin temsilcilerini ağırlamak keyifli olacak
Hammaddedeki KDV yüzde 8’e düşürülmeli
“Bekçilerle, devlet her sokakta kendini hissettirecek”
Sokaktaki dostlarını beslediler
SANKO Okulları basketbolda il şampiyonu
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Sonuç senin elinde değil

   25 Mart 2017
 
Ödül böler insanın düşüncelerini. İşin içine yarış girince hemen gerilirsin. Kaygı ve endişe artar. Artık nasıl kazanacağına odaklanırsın. O işten zevk ve haz alamazsın. Zevk için balık tutanla, geçimini sağlamak için balık tutan iki insanın zihni aynı değildir. Birisi yaptığı işten zevk alır, haz duyar, mutlu olur. Diğeri akşam eve nasıl ekmek götüreceğini düşünür, kaç balık yakalayacağına odaklanır.
Kafanızdaki düşünce sayısı ne kadar artarsa düşünceleriniz o kadar bölünür. Enerjiniz azalır, motivasyonunuz düşer. Öğrenci eğer sonuca odaklanırsa kaybeder. Nasıl ders çalışacağı önemini yitirir. O sadece nasıl sonucu elde edeceğine odaklanır. Aslında senin görevin sadece denemeye odaklanmak, derse odaklanmak, çalışmaya odaklanmak…
Sonuca odaklandığın an gerginlik başlar. Sonuca araçlarla gideriz. Ders çalışmak bir araçtır. Ok atmak hedefi vurmak için bir araçtır. İşe gitmek, mal almak, satmak bir araçtır. Ok atmayı, ders çalışmayı severseniz sonuca daha rahat ulaşırsınız. Yapılacak her şey araçlarla yapılacak. Sonuçla değil. Çünkü sonuçlar senin elinde değil.
Sevgili kardeşim ne yaparsan yap ama şuna dikkat et. “Sonunu, sonucu düşünme. Sadece şimdi ve burada yapılması gerekeni yap. Sonucu Allah’a, varoluşa, kadere bırak. Her ne olursa olsun sen sadece olması gerekeni yapıyorsun. Araçla ilgilen, sonucu düşünme, sonuca odaklanma.”
Senin görevin sadece araçları, teknikleri, yöntemleri kullanmak. Üniversite sınavına giriyor kardeşimiz. Daha ilk baştan sonuca odaklanmış. “Hocam, kesin kazanamam, başaramam” diyor. Kazanamayacağına baştan karar vermişsin be kardeşim. O zaman neden sınava girip zaman kaybediyorsun.
Git sevdiğin bir işi yap. Ticaretle uğraşıyorsan sen işini yap. Kar ya da zarar etmek senin elinde değil. Tam “kar ediyorum” dediğin anda öyle bir olay başına gelir ki bir daha belini doğrultamazsın. İnsanlar bu durumu ayırt etseler çok mutlu olacaklar.
Tarihte ilk kez Cengiz Han’ı yenen Celalettin Harzemşah’tır. Bu komutan bu sırrı anlamış bir insanmış. Bir gün savaşa giderken yanındaki adamları “Efendim yine galip geleceksiniz. Düşmanı yeneceksiniz” demişler. Celalettin Harzemşah “Benim görevim savaşa gitmektir. En güzel şekilde savaşmaktır. Yenilgi ya da zafer takdir-i ilahidir dermiş.”
Bu sırrı anladığı için de bir çok savaşı kazanmış. Hani derler ya “Biz zaferle değil, seferle görevliyiz” diye.
Senin görevin savaşmak, sınava girmek, ticaret yapmak… Sonucu sen değiştiremezsin. Sakın sonuca odaklanma. Tam sınava gireceğin gün ayağın kırılabilir, hasta olabilirsin, ailenden birisi ölebilir. Kişisel gelişimde insanların beyni kirletiliyor. “Sen iste, sen koş kesin kazanacaksın” diyorlar.
Piyasada o kadar zeki insan işsiz geziyor. Kazanmak sadece zeka ile alakalı değil. Hani atalar “Allah, yürü ya kulum demeli” derler. Sen araçlara, tekniklere, yöntemlere, yollara müracaat edersen, görevini yerine getirirsen sonuç zaten güzel olur. Sen kainatta bir zerre bile değilsin. Senin görevin araçlara yapışmak. Sonucu değiştirecek gücün ve kuvvetin yok.
İşadamı ileriye dönük 10 yıllık çok hassas planlar yapıyor. Ama bir bakıyorsunuz bir ekonomik kriz çıkıyor ve koca firma batıyor. Sen elinden geleni yap ve sonucu Allah’a, varoluşa, kadere bırak. Kafanı yastığa koy ve deliksiz bir uyku çek. Sonuca odaklanırsan saçını başını yolarsın. Hakkında olana rıza göster. “Belki de hakkımda böylesi hayırlıymış” de ve yaşamaya devam et.
Sonuç senin elinde değil

Ödül böler insanın düşüncelerini. İşin içine yarış girince hemen gerilirsin. Kaygı ve endişe artar. Artık nasıl kazanacağına odaklanırsın. O işten zevk ve haz alamazsın. Zevk için balık tutanla, geçimini sağlamak için balık tutan iki insanın zihni aynı değildir. Birisi yaptığı işten zevk alır, haz duyar, mutlu olur. Diğeri akşam eve nasıl ekmek götüreceğini düşünür, kaç balık yakalayacağına odaklanır.
Kafanızdaki düşünce sayısı ne kadar artarsa düşünceleriniz o kadar bölünür. Enerjiniz azalır, motivasyonunuz düşer. Öğrenci eğer sonuca odaklanırsa kaybeder. Nasıl ders çalışacağı önemini yitirir. O sadece nasıl sonucu elde edeceğine odaklanır. Aslında senin görevin sadece denemeye odaklanmak, derse odaklanmak, çalışmaya odaklanmak…
Sonuca odaklandığın an gerginlik başlar. Sonuca araçlarla gideriz. Ders çalışmak bir araçtır. Ok atmak hedefi vurmak için bir araçtır. İşe gitmek, mal almak, satmak bir araçtır. Ok atmayı, ders çalışmayı severseniz sonuca daha rahat ulaşırsınız. Yapılacak her şey araçlarla yapılacak. Sonuçla değil. Çünkü sonuçlar senin elinde değil.
Sevgili kardeşim ne yaparsan yap ama şuna dikkat et. “Sonunu, sonucu düşünme. Sadece şimdi ve burada yapılması gerekeni yap. Sonucu Allah’a, varoluşa, kadere bırak. Her ne olursa olsun sen sadece olması gerekeni yapıyorsun. Araçla ilgilen, sonucu düşünme, sonuca odaklanma.”
Senin görevin sadece araçları, teknikleri, yöntemleri kullanmak. Üniversite sınavına giriyor kardeşimiz. Daha ilk baştan sonuca odaklanmış. “Hocam, kesin kazanamam, başaramam” diyor. Kazanamayacağına baştan karar vermişsin be kardeşim. O zaman neden sınava girip zaman kaybediyorsun.
Git sevdiğin bir işi yap. Ticaretle uğraşıyorsan sen işini yap. Kar ya da zarar etmek senin elinde değil. Tam “kar ediyorum” dediğin anda öyle bir olay başına gelir ki bir daha belini doğrultamazsın. İnsanlar bu durumu ayırt etseler çok mutlu olacaklar.
Tarihte ilk kez Cengiz Han’ı yenen Celalettin Harzemşah’tır. Bu komutan bu sırrı anlamış bir insanmış. Bir gün savaşa giderken yanındaki adamları “Efendim yine galip geleceksiniz. Düşmanı yeneceksiniz” demişler. Celalettin Harzemşah “Benim görevim savaşa gitmektir. En güzel şekilde savaşmaktır. Yenilgi ya da zafer takdir-i ilahidir dermiş.”
Bu sırrı anladığı için de bir çok savaşı kazanmış. Hani derler ya “Biz zaferle değil, seferle görevliyiz” diye.
Senin görevin savaşmak, sınava girmek, ticaret yapmak… Sonucu sen değiştiremezsin. Sakın sonuca odaklanma. Tam sınava gireceğin gün ayağın kırılabilir, hasta olabilirsin, ailenden birisi ölebilir. Kişisel gelişimde insanların beyni kirletiliyor. “Sen iste, sen koş kesin kazanacaksın” diyorlar.
Piyasada o kadar zeki insan işsiz geziyor. Kazanmak sadece zeka ile alakalı değil. Hani atalar “Allah, yürü ya kulum demeli” derler. Sen araçlara, tekniklere, yöntemlere, yollara müracaat edersen, görevini yerine getirirsen sonuç zaten güzel olur. Sen kainatta bir zerre bile değilsin. Senin görevin araçlara yapışmak. Sonucu değiştirecek gücün ve kuvvetin yok.
İşadamı ileriye dönük 10 yıllık çok hassas planlar yapıyor. Ama bir bakıyorsunuz bir ekonomik kriz çıkıyor ve koca firma batıyor. Sen elinden geleni yap ve sonucu Allah’a, varoluşa, kadere bırak. Kafanı yastığa koy ve deliksiz bir uyku çek. Sonuca odaklanırsan saçını başını yolarsın. Hakkında olana rıza göster. “Belki de hakkımda böylesi hayırlıymış” de ve yaşamaya devam et.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . En fakir kim
 . Benden ibret al
 . İzzeti nefsini satmak
 . Hayatın ritmi
 . Fethetmek gerek
 . Rolünü iyi oyna
 . Trappist Manastırı
 . Berberden öğrendim
 . Değerini artırmaz
 . Olumlu felsefe
 . İçindekini at
 . Uyanık Okçu
 . Yükünü boşalt
 . Merkezde ol
 . Veliden öğretmene mektup
 . Dindar mısın, dinci misin?
 . Dost ol
 . Kendinle baş başa
 . Soruyu soran kim?
 . Olumlu Düşünce faydalı mı?
 . Değişim
 . Aynı suç
 . Başına geleceği bilmiyor
 . Hazır olmak
 . Akılsız Kral
 . Karanlığı gömmek
 . Çifte standart
 . Kendini yakala
 . Yaşamadıktan sonra
 . Edilgen olmak
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya