25 Şubat 2020, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
En fakir kim
Ayfer Tuzcu Ünsal
Halep mutfağından tatlar 2
Metin Atamer
Nereden nereye
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Medeniyetlerin Tanığı, Kilikya’nın Başkenti: TARSUS
Leyla Adın
Zehir, korku, kıskançlık, öfke ve nefret
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Aykut: In memoriam
Av Şafak Yılmaz
Si Vis Paces Pare Bellum
Av. Mehmet Cihan Mercimek
Anladık! Yıl 2020!
Bülent YILMAZ
Rakı masasında meze
Uzm. Diyetisyen Ufuk Ayşe KEPKEP
Yaşlılık nedir? (3)
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
‘Erkeklerin yapamadığını biz yapmak istiyoruz’
62 araç trafikten men edildi
Üniversite Hastanesi ameliyat için 4 bin lira istedi
Büyükşehir sporcuları 14 madalya kazandı
Deprem bölgesi havadan görüntülendi
Demokratların nevada ön seçimlerini Sanders kazandı
300 bin TL ödül verilecek
Vergi Haftası kutlamaları başladı
Avrupa Trophy Ligi'nde Türk hakeme övgü yağdı
BM İnsan Hakları Konseyi’nin gündemi insani krizler
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Aklımızı başımıza toplamanın zamanındayız...

   08 Nisan 2017
 
Toplumsal anlamda gerçekle yüzleşmeyi sevmiyoruz... Olumsuz bir olayla karşılaştığımızda hemen savunu rolüne soyunuyor, mazeretler/özürler/bahaneler yaratıyor/uyduruyor, bin dereden su getiriyor, konuyu kapatmanın yollarını arıyoruz.
"Kabahat kürk olsa..." örneği bir durum...
Özür dilemek hiç akıllara gelmez nedense...
Belki gelir de; özür dilersek, olaydan doğan sorumluluğu üzerimize almış oluruz kuşkusunu beynimizden/benliğimizden bir türlü atamayız da ondan mı acaba?
Kendine güvensizlik işte bu olsa gerek...
Dikkatinizi çekmiştir mutlaka... Siyaset sahnesinde rol alanlar; kendilerine yönelik özeleştiri yapmaktan çok, radarlarını rakiplerine yöneltirler hep...
Hedefte olanın açığını/yolsuzluğunu, gafını, yanlış davranış ve söylemini saptayıp, yeri geldiğinde günyüzüne çıkarıp; "kirli çamaşır" pazarlaması yapma çirkin anlayışı öteden beri yaşanıyor bu ülkede...
Hesapta, ülkemin seçmenleri 16 Nisan günü halkoylamasıyla anayasa değişikliği konusunda görüşünü oy kullanarak belirtecek/bildirecek...
Bu, her seçmen yurttaşın anayasal hakkı..
Ama, anayasa değişikliğinden önce öyle bir hava yaratıldı ki...
"Evet" ve "Hayır" tercihlerinden birini sahiplenmesi gereken yurttaşı; anayasa gibi bir konuda siyasal dürtülerle partizanca bir tutuma/anlayışa çeken yanlış anlayış ülke demokrasisi için sorun olmaya devam ediyor.
Bu kısır, kısırdan öte yanlış yöntemle halkoylamasına gidiliyor.
Ahmet'in, Mehmet'in, Hasan'ın kişiliğinin anayasa değişikliği halkoylamasıyla ne ilgisi/bağlantısı olur ki?
Hadi olsun... Ahmet'in, Mehmet'in, Hasan'ın geçmişte çok da yanlışı/hatası olabilir. Bu yanlışın/hatanın bedelini de maddi/manevi ödemiş-ödememiş olsa bile; yaşamsal bir konu olan anayasa halkoylamasında bu kişiler doğruyu söylüyorsa, uyarı yapıyorlarsa ne yapmamız gerekir şimdi?
Bu görüşleri hiç mi dikkate almayalım?
Yani, Ahmet, Mehmet, Hasan'ın doğru olan uyarılarını önemsemeyip yanlış mı yapmak gerekir.
Yanlış anlaşılmayı kim sever?
"Bile bile lades yapanı" da...
Göz göre göre, inadına partizanca bir tutumla doğru değil; yanlış söylemek, yanlış yapmak, yanlışı savunmak...
İşte bu tutumdur bizim onulmaz hastalığımız.
Xxx
Helal olsun bize!..
Milletin refahı, esenliği/mutluluğu için yapılacak anayasa değişikliğini; çeke çeke öyle bir noktaya getirdik ki, daha önce seçimlerde yaşanan anlamsız, kısır siyasal çekişmelere dönüştürdük.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Basın dünyamızın büyük kaybı
 . Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
 . Sağ siyasette lodoslu günlere doğru
 . Umudun yanında yalan dolan olmasa
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya