16 Ekim 2019, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kendini yakala
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Basit hesap
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
7 Güzel Adam Edebiyat Müzesi / Maraş
Leyla Adın
Şiddetin gerekçesi olamaz
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Pompalananlar...
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Üç hıyarla, beş hıyar arasındaki fark!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Lezzetli cağ kebabının püf noktaları
Akaryakıt istasyonun elektriği güneşten sağlanıyor
Dilencilere de bakın! Hasılatı dövize yatırdılar
Türkiye'nin tarım ve gıda politika ve uygulamaları masaya yatırılacak
Tarımda çalışanların yüzde 45,2’si kadın
Ülkemizde kadavranın resmi olarak kullanımı Osmanlı’ya dayanıyor
12’nci Başkanlık Turnuvası başladı
Engelsiz Şahinler galibiyete odaklandı
Web tapu sistemi güncellendi
YÖK, 14 bölümde özel yetenek sınavını kaldırdı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Sende olanı verirsin

   31 Mayıs 2017
 
Olay bir tapınakta geçer.
Bir dilenci gelir ve tapınağın başrahibine “Ben büyük bir müzisyenim. Duydum ki tapınağınızın müzisyeni ölmüş. Ve siz müzisyen arıyormuşsunuz. Ben de bu işe talibim” der.
Bu teklifi başrahip ve tapınak sakinleri mutlulukla karşılarlar. Çünkü nihayet özledikleri müziklerine kavuşacaklardır. Yeni müzisyenden çalmasını isterler. Adam çalmaya başlar. Adamın çalması ile ortam cehenneme dönüşür. Korkunç bir şekilde çalmaktadır. Gelen ses eşek anırması gibi bir şeydir. Tapınaktaki huzur ve sükunet tamamen kaybolmuştur. Bu müziği duyan insanlar deli gibi tapınaktan kaçmaya başlarlar. Herkesin dışarı kaçtığını gören başrahip gidip adamı durdurur. Adam “Benim müziğimi beğenmiyorsanız, bu sabahın ödemesini yapın. Ben de gideyim” der. Başrahip “Sana ödeme yapmamız mümkün değil. Bu kadar korkunç bir şeyi hiç yaşamamıştık” der. O zaman müzisyen “Tamam o zaman, bunu benden bir bağış olarak kabul edin” der. Başrahip “Sende olamayan şeyi nasıl bağışlarsın” der. “Sende hiç müzik yok. Sen ancak sende var olan şeyi bağışlayabilirsin. Bu icra ettiğin müzik değil, bu korkunç bir şey. Lütfen onu da beraberinde götür. Bize bağışlama, bize musallat etme”.
Her insan içinde ne varsa ancak onu verebilir. İçinde sevgi olmayan birisi sana sevgisini veremez. Bazı babalarla çalışıyorum. Adam çocuğuna gram sevgi vermiyor. Soruyorum, araştırıyorum ki adam da babasından sevgi görmemiş. İçinde sevgi yok. İçinde olmayan şeyi nasıl versin. Kendi içinde ölü olan birisi başkalarına yaşama sevinci veremez. Nereye giderse gitsin o hep öldürecek. İçinde nefret varsa sevgi veremezsin. İkisi de aynı anda içinde olamaz. Çünkü karanlık ve aydınlık bir arada bulunmaz.
İnsanların söyledikleri şeylere değil, yaptıkları şeylere bakın. Bir gün Hz. İsa pazarda dolaşıyormuş. Bir delikanlı gelmiş ve Hz. İsa’ya olanca hakareti etmiş. Küfretmiş, sövmüş, saymış. Ama Hz. İsa ona hiçbir şey söylememiş. Delikanlı artık yorulmuş ve oradan uzaklaşmış. Bu gören halk “Ya İsa, bu delikanlı sana sövdü, küfretti, hakaret etti. Neden ona cevap vermedin” demişler.
Hz. İsa “Herkes kendinde olanı verir. Onda olan bende yok. Bende olan da onda yok. Onda küfür, hakaret var. Bende sevgi, saygı, huzur var. Ben ancak bende olanı verebilirim” demiş. “Adama bak ya! bana küfrediyor” diyorsun. Adam kendinde olanı veriyor. Neden moralini bozuyorsun. “Beni kıskanıyor” diyorsun. Onun içi kıskançlık dolu. O da kendinde olanı veriyor.
Gazete sayfalarından, sosyal medyadan birbirlerine söven, sayan insancıklar zavallı varlıklardır. Kendi içindeki çirkefliği, pisliği, kötülüğü ortaya döktüğünün farkında değil. Eğer sende kıskanıyorsan, sövüyorsan, hakaret ediyorsan lütfen içini temizle.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Kendini yakala
 . Yaşamadıktan sonra
 . Edilgen olmak
 . Ne olduğun önemli
 . Mutluluk Anı
 . Fare yüreği
 . Başkasının onayı
 . Ben buyum diyebilmek
 . İnanmak mı, iman etmek mi?
 . Çok fazla konuşmak
 . Güzelliği ara
 . Korkunu kabul et
 . Sahiplenmek öldürür
 . Neyi kurtarıyorsun?
 . Boş kayık tekniği
 . Yerini ve haddini bil
 . Hiç olduğunu bilmek
 . Hakikati anlamak
 . Zihinsel düğüm nasıl çözülür
 . Bilge köpek
 . Ben ne diyorum sen ne anlıyorsun
 . Başarı uzun solukludur
 . Sen kimsin
 . Kendin ol
 . Yok olma meditasyonu
 . Ego “Hayır” demeyi sever
 . Bilinçsizlik
 . Dünya yalan mı?
 . Decidophobia “Karar verme korkusu”
 . Bir damla sevgi uğruna
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya