27 Mayıs 2018, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Eskiye özlem
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Dinleme sanatı
Hikmet Aksoy
Alışkanlıklar ve Avrupadaki seçmenler...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜKOTOMOBİL MÜZESİ : KEY MUSEUM
Leyla Adın
Yanılgı
Yaşar Özen
Katakulli
Aykut Tuzcu
Olmadı Webo!
ÇOK OKUNAN HABERLER
24 Haziran Senaryoları: Kilit Parti HDP
HDP barajı geçiyor
Şahinbey Belediyesi, park ve yeşil alanlarda ilaçlama yapıyor
Rekolte beklediğimiz düzyde olmayacak
8 futbolcudan ikisi takımdan ayrıldı
50‘ye yakın alanda meslek edindirme kursları düzenliyor
10 bin dar gelirli aileye ulaşılacak
Paletli yüzme branşında Şehitkamil'e milli davet
Ekonomi böyle giderse işsizlik daha da artacak
Toplumdan af konusunda bir talep gelmesi lazım
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Metin Atamer
 
Her Yiğidin

   19 Temmuz 2017
 
‘Her Yiğidin’. Bu iki kelimenin sonrasında gelecek bir kelime ile kurulabilecek çok atasözü olabilir. Bende aynı paralelde düşünmekteyim. Hani bugünlerde paralel demek, kanun demek, hukuk demek ne kadar desteksiz görünsede , bazı konularda asgari müştereklerde buluşmamız gerekir. Kişiye özel muamele, diye tanımlanır resmi dairelerdeki yapılan müracaatlardaki memurun tutumları.
Ancak ben bunada inanmak istemezdim. Bir işiniz için bir yere gidersiniz, önünüzde uzun bir kuyruk vardır, sıraya girersiniz. Birileri çıkar oradan sizi sırada bekletmeden önden almak ister, siz ise direnirsiniz. Her vatandaş gibi sıramı bekliyeyim dersiniz. Bir yandanda öne geçip işinizi görmek hoşunuza gider. Bu alışkanlığınızı yurt dışındada sürdürmek isterseniz, orada sizi halk ikaz eder, sıranızı beklemenizi isterler. Bu durum aslında haddini bildirmek diyede adlandırılır.
HAD, aslında sınır olarak tanımlanır, her insan haddini bilmekle mükelleftir. Yani hürriyetlerinin sınırlarını bilmesi gerekir. Yoksa bir başkasının sınırına tecavüz olur ki, bu istenmeyen bir durumdur.
Her insanın bir yoğurt yiyişi vardır, ancak bununda temel bazı kuralları olsa gerek. Pakistan’a ilk gittiğim zaman bir toplantıya götürmüşlerdi beni . Bir derneğin toplantısına. Toplantıda insan hakları işlenen, ülkede yaşayan insanların toplumsal değerleri üzerine yapılan bir konuşma idi. Konferanstan sonrada bir ayak üstü yenecek yemekle, toplantı sona erecekti.
O tarihte Muhammed Zia-ul Hak Cumhurbaşkanı olarak ülkeyi yönetmekteydi. Aslında kendisini 1976 senesinde Genel Kurmay Başkanı yapan Pakistan Başbakanı Zulfikar Ali Butto’ya 1977’de yaptığı kansız bir darbe ile yönetime el koymuştu. Sıkı yönetim ilan edip uzun müddet seçimleri askıya almıştı. Hatta mahkemece devrik başbakan Zülfikar Ali Butto’ya verilen idam cezasını tasdik ederek, ülkenin siyasi hayatında denge kurmaya çalışsada, bu olay muhalifler tarafından kullanıldı.
1988 senesi Ağustos’unda bir uçak kazasında hayatını yitirdi. Bu hazin son, her diktatörün akıbeti olduğuna inanırım. Hiçbir diktatörün hayatı eceli ile son bulmamıştır. Dernek konferansı sona erdikten sonra yemek salonuna geçildi. Kapıdan her girene sadece bir tabak veriliyordu. Bende herkes gibi sıraya girerek elime bir tabak aldım. Sıradan devam ederek yemek kazanlarının başına geldim . Aşçı elindeki kepçe gibi olan bir servis kaşığı ile dağıttığı tavuklu pilav misali bir kaşık yiyeceği tabağıma bıraktı. Sıradan çıkarak tabak elimde bir sağa, bir sola baktım. Tabağımdakini yemek için bir kaşık veya çatal aradım. Aramam boşuna idi, herkese baktım, parmaklarını konik bir biçimde şekillendirerek tabaklarından yiyeceği sıkıştırıp, ağızlarına götürmekteydiler. Aklıma eski bir deyiş gelmişti, “Eğer Roma’da isen, Romalılar gibi davran.”
Bende elimle tabağımdaki tavuklu pilava saldırdım. İçimden hem gülüyor hem de “Buda mı gelecekti başıma” diye başımı sallıyordum. Nede olsa Pakistan’daydım vede onlar gibi yemek yemekteydim.
Her insanın hayatında yaşadığı bazı olayları ele almak için kullandığı yöntem konusunda, her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır derler ya; işte bugünkü acı durumu izah etmekte. Aşireti yönetmek başkadır, Devlet adamlığı ise bambaşkadır.
Özel bir bilgisayar programını her kullananı tutuklarsanız, konuları bir birine karıştırır, Birleşmiş Milletler’den nota üstüne nota yersiniz . Fikirlerini gazetede hür iradesi ile kelimelere dökenleri tutuklarsanız, icraatınızı çorba ederseniz, artık sizi mezarından kalkıp İnönü bile gelse, düşülen durumdan kurtarmaya onun bile gücü yetmeyeceğine inanmamaktayım diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına,
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Dinleme sanatı
 . TAMAM
 . GEÇİM
 . Onur
 . Percere açıldı
 . İşletme Karnesi
 . ŞAHİNBEY
 . ADAM
 . Büyük Lokma Büyük Laf
 . İsyan
 . Çember
 . ŞEKER
 . GİRDAP
 . ANDIMIZ
 . Kanıma Dokunur
 . Davulun Sesi
 . Küçük Kadınlar
 . İki İleri Bir Geri
 . NEREDEN NEREYE
 . KENT
 . 3 DELİ
 . KORKUNUN ECELE
 . DAĞLAR
 . TALKIN
 . NİTELİKLİ
 . SÜRDÜRÜLEBİLİR
 . İYİ KÖTÜ
 . AKIL UZ
 . Başkan
 . BÜTÇE
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya