22 Kasım 2019, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Aynı suç
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Hesap ve hayat
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Tarihin Sıfır Noktası: Göbeklitepe
Leyla Adın
Öğretmen
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
M den Z ye davranış kokteyli
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Süper Lig'de 12. hafta heyecanı
Arkeolojik değerler, dünya kültür mirasına büyük katkı sağlayacak
“Bilgi ekonomisinde yarışabilmek için özgün bir fikriniz olmalı“
Taktik çalıştılar
Hukuk ne kadar güçlüyse ekonomi o kadar güçlü olur
Asayiş uygulamasında 30 şahıs yakalandı
Empati kurmalı ve kimseye öteki gözüyle bakmamalıyız
Titizlikle yapılmayan işlemler Türkiye ve Gaziantep ekonomisine zarar verir
Emeklilikte yaşa takılanlar TBMM gündemine taşındı
Türkiye’nin küresel ekonomik görünümü kırılgan
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Faşizmin sözde değil, özdesi

   24 Ocak 2012
 

Dünyadaki herkes hatalı, yanlış; tüm eleştiriler haksız, vicdansız ve yersiz; tüm ülkeler ve liderler gerçeği görmez, aymaz ve faşist;  cümle alem gaflet uykusunda ve sefil, tüm siyasetçiler ve gazeteciler taraflı, yalancı, hukuksuz ve iftiracı, aynı zamanda satılmış!

Bu tanrının yarattığı yeryüzünde ve de yeryüzü ile gök kubbe arasında; söylediğinden sual edilmeyecek; hak, hukuk ve vicdan sahibi; demokrat, aydın ve hoşgörülü; gerçekleri tek görebilen ve bilebilen; şimdiye kadar gelmiş ve geçmiş bir cümle fanilerin en büyüğü, tövbe ve de haşa tanrıdan sonra gelen bir tek o mübarek, Recep Tayyip Erdoğan Hazretleri var.     

Dolayısıyla, gidilen yol pek tekin bir yol olmasa gerek…                     

                                                                                      ***

Önce Fransa’nın ne yaptığının çok kısaca bir özeti:

Fransa Parlamentosu, tarihte iki tane olayı “soykırım” olarak kabul etmiş.

Bunlardan birincisi Hitler’in Yahudi soykırımı, diğeri Osmanlı’nın 1915 tarihinde 1.5 milyon Ermeni’yi göçe zorlayarak 930 bininin yaşamını yitirmesine neden olduğu 1915 Tehciri.

Hitler’in soykırımını inkar eden Fransız vatandaşlarına hapis cezası verilmesi yolundaki kanun daha önce kabul edilip yürürlüğe girmiş.

Önceki gün yapılan oylama ile kabul edilen kanun uyarınca  Ermeni meselesi içinde aynı ceza uygulanacak.

Yani ortada pek öyle yeni bir konu yok. Ama Sarkozy, Fransa’daki Ermeniler’in oyunu garantiye almak ve yeniden seçilmek için bir anlamda konuyu güncelledi o kadar.

 

                                                                             ***

Efendim, Fransa kendine baksın, Cezayir halkına yaptığı zulüm ne olacak?”

“Demokrasinin beşiği Fransa, fikir özgürlüğüne darbe indiriyor gibi savunma amaçlı söylemlerin bu aşamada hiçbir önem ve anlamı yok.

Beni; Fransa’nın Cezayir’e yaptığından çok, Osmanlı’nın omuzlarımıza kambur olarak yüklediği mezalim daha çok alakadar ediyor bu biiiir.

İkincisi de demokrasinin beşiği Fransa’daki özgürlüklerin ne kadar kısıtlanıyor olmasından çok, 500 civarında üniversiteli gencin düşünce ve eylem özgürlüğünü kullanmak istemesi, 5 bine yakın siyasetçi ve gazetecinin de aynı gerekçelerle hapse atıldığı, yönetim şekli giderek faşizan bir yöne kayan Türkiye gerçekleriyle daha fazla ilgilendiriyor.

                                                                         ***

Batı’da seçim kazanmak isteyen liderlerin böyle, “radikal” bazı konularla öne çıkmaya çalıştıklarını söyleyen arkadaşım, Amerika Birleşik Devletleri’nde daha işin başında yarıştan çekilen Cumhuriyetçi ABD Başkan adayı Ricky Perry’nin Türkiye ile ilgili çıkışını örnek gösterdi.

Peryy, “Türkiye islamcı teröristler tarafından yönetilen bir ülke” dedikten sonra, “Kendi vatandaşlarına yaptıkları gözönünde bulundurulursa Türkiye NATO’dan çıkarılmalı. Onlara verdiğimiz yardımı da sınırlandırmalıyız” diye çıkış yapmıştı.

                                          ***

Şimdi Sarkozy’nin de ülkesindeki Ermeni asıllıların oyunu garantiye almak için bu konuyu yeniden gündeme taşımasına bizim menfaatlerimize hizmet etmediği için her kesimden tepki yağıyor da.

Gözünü içeriye çeviripte durumu, “Ülkede ekonomi felaket, demokrasi rezalet, 34 tane genç insan bombalandı halen hesabını veren yok. Fransa işi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imdadına can simidi gibi yetişti. Bu yasa, Sarkozy’den daha çok Tayyip Erdoğan’ın işine yaradı” diye algılayan tanrının bir kulu yok mu?

                                         ***

Dün, Başbakan Erdoğan’ın grup toplantısında yaptığı konuşmayı izlerken, nasıl aslına rücu ettiğini bir kez daha gördüm.

Dünyadaki herkes hatalı, yanlış; tüm eleştiriler haksız, vicdansız ve yersiz; tüm ülkeler ve liderler gerçeği görmez, aymaz ve faşist;  cümle alem gaflet uykusunda ve sefil, tüm siyasetçiler ve gazeteciler taraflı, yalancı, hukuksuz ve iftiracı, aynı zamanda satılmış!

Bu; tanrının yarattığı yeryüzünde ve de yeryüzü ile gök kubbe arasında; söylediğinden sual edilmeyecek; hak, hukuk ve vicdan sahibi; demokrat, aydın ve hoşgörülü; gerçekleri tek görebilen ve bilebilen; şimdiye kadar gelmiş ve geçmiş bir cümle fanilerin en büyüğü, tövbe ve de haşa tanrıdan sonra gelen bir tek o mübarek, Recep Tayyip Erdoğan Hazretleri var.                                                                            ***

 

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’i, Fransa’yı faşizme sürüklemekle suçlayan Başbakan Erdoğan, konuşmasının Uludere’deki katliamla ilgili bölümünü, aklı-ruhu yerinde bir adam mantığı ve gözüyle izleyebilse, faşizm tarifine kimin daha uygun ve yakın olduğunu görecek ama, maalesef onun böyle bir şansı yok.

O; devlet adamı, herkesin başbakanı sıfatından uzaklaşıp, Uludere’de bombalananları “öteki”, diğerlerini beriki gösteren sözlerinin altında yatan ırkçı yaklaşımın bu ülkeyi ne kadar büyük bir tehlikeye sürüklediğinin de ne yazık ki bilincinde ve ayırdında olamayacak kadar şuur sahibi değil artık.

                                                                ***

Neden, bilmem kim öldüğünde sessiz kalmışız da Uludere’de 34 tane Kürt genci bombalandı diye ortalığı birbirine katıyormuşuz.

Uludere’de ne olduğunu, niçin olduğunu, 34 gencin neden bombalandığını açıklamaya tenezzül bile etmiyor.  Aradan bir ay geçtiği halde faillerin neden tespit edilmediği ve kamuoyuna açıklanmadığının hesabını da vermiyor.

Zaten konuyla ilgili konuşması, hal ve tavrı da; BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, “Siz,neye malolursa olsun vurundediniz mi demediniz mi” şeklindeki sorusunun karşılığı olsa gerek.

İşte faşizm de böyle bir şey; sözde değil özde oluyor…

 

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya