21 Şubat 2018, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Dr. Asım Güzelbey!
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Seven şikayet etmez
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
GİRDAP
Hikmet Aksoy
Tam da bu günlerde...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
İlter Serim’in yayınlanmış eserleri
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
ANADOLU’NUN ALKATRAZI : TARİHİ SİNOP CEZAEVİ
Leyla Adın
Önyargısız dinle
Yaşar Özen
Yazmamak, Yazamamak
Aykut Tuzcu
Almanya, ABD ve erken seçim
ÇOK OKUNAN HABERLER
Üniversiteden mezunu işsiz öğrenci sayısı 55 şehri geride bıraktı
Değerler sokağında eserler sergileniyor
Tüm dünyadan amatör futbolcular Antalya’da sahaya çıkıyor
Çocuk İstismarı Raporunun Meclis'teki görüşmelerinde koltuklar boş kaldı
Türkiye’de Ocak ayında 97 bin 19 konut satıldı
Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi açıldı
Gençler Karate Müsabakaları’ndan derece ile döndüler
Dereceye giren okullar ödüllerine kavuştu
Türkiye’nin nüfusu 2040 yılında 100 milyonu aşacak
Savaşta yeni bir aşamanın işareti
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Ağrının önemli bir özelliği duyusal bir olgu olmasıdır
SEV Amerikan Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Mehmet Ali Elmacıoğlu ile ağrı ve ağrı tedavileri üzerine konuştuk
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Metin Atamer
 
Sağlık

   09 Eylül 2017
 
Kim ne derse desin insan sağlığı, sinir sistemi ile doğrudan bağlantılıdır diye düşünürüm. Bir konuya üzülürsünüz, kısa bir zaman sonra bakarsınız bir yerinizde bir ağrı başlar, koşa koşa doktora gider, tedavi görmeye çalışırsınız. Bilhassa derin üzüntülerin sonunda karşılaşılan sağlık sorunları, içinden çıkılamaz durumlara kadar da gidebilir.
Şen şakrak insanların, yaşamayı seven, üzüntülere kulak asmayan bireylerin genelde sağlıklı yaşadıklarına şahit olduğum dostlarım vardır. Çok evvelden insan yaşamı ortalama 50-60 yıl arasında dolaşırken, bugün orta yaş gurubunun bu seviyeye yaklaştığını izlemekteyiz. Ömürlerin uzadığı muhakkak, aynı zamanda insan sağlığındaki problemlerinde arttığı bir gerçektir.
Türkiye’nin 15 sene evvel sağlık giderleri ile bu günkü sağlık giderleri arasında okyanuslar olduğunu unutmamak gerekir. 2002 senesi verilerinde gösterilen 13 milyar 230 milyon lira sağlık giderlerinin, 2015 yılında 104 milyar 568 milyon liraya çıkmasını değerlendirmek gerekir. Sadece son beş yıldaki bu gider 68 milyardan 104 milyara çıkışınıda araştırmak gerekir. Yaşam ortamında sadece sağlık giderlerinde toplum psikolojisinin değerlendirilmesi doğru olur mu bilmiyorum, ama mutlaka bir etkisi olduğuna inancım tamdır.
Aynı dönemler arasında suç ve ceza konularınıda incelemekte yarar vardır. Veriler incelendiği zaman 2002 senesinde işlenen 295 bin 828 suç, 2012 senesinde 3 milyon 285 bin 925 sayısına ulaşmakta. Bir başka deyişle 12 senede 10 katından daha fazla bir değere ulaşmasının arkasında ne olduğunu düşünmek gerek.
Cezaevlerini hiç ziyaret ettinizmi bilmiyorum. Tanrı ne oraya düşürsün, nede bir vesile ile oraya düşmüş bir yakınınızı ziyarete gitmek mecburiyetinde kalmanızı hiç dilemem. Hangi koşullarda nasıl ve ne tür bir ruh haliyle bir insan oradaki yaşama dayanabilir, tahayyül bile etmek istemem.
2002 yılı yerine son 4 senelik istatistik bilgileri vermek isterim. 2010 yılında 120 bin tutuklu sayısı 2014 yılında bu rakam 159 bine ulaşmış. 2015 senesinde ise bu rakam 173 bin sayısına tırmanış göstermekte. Bu rakamların içinde yapay olarak yaratılan bazı davaların rakamlarıda bulunmaktadır.
Toplumun ruh yapısının bozulması kanımca birkaç konuyu tetiklemekte. Bunlardan birincisi yurdum insanının sağlığı. Geçtiğimiz son 10 senede ruhsal hastalıklardaki artış yüzde 380 olarak verilmekte. İnsanın ruh yapısı bir kere bozuldumu, diğer hastalıkların peş peşe gelmesi işten bile değildir. Toplum içinde vatandaşın ruh yapısının bozulması, suç işleme iç güdüsünüde tetikler, böylelikle suç oranında artış meydana gelir.
Suç oranındaki artışları analiz edersek bazı konular öne çıkmakta. Mesela hırsızlık olaylarındaki artış yüzde 500 olarak kayıtlarda. Son 5 senede bilhassa kadına karşı şiddet olaylarında dikkate alınacak derecede artış kaydedilmiş. Bence sinir sistemi yıpranan vatandaş, ya hırsızlık yapmış, yada kadınlara şiddet uygulamış.
Bir de toplumda bulunan bireylerde suç işlemede artışın bir değerlendirmesini erkek ve kadınlarda yaparsak, kadınlarda artış yüzde 3, erkeklerde ise yüzde 97.
Bu verilerden hareketle yaşadığımız ortamın insan sağlığı bakımından, yaşam standardı düşüşüne bağlı olarak olumlu yönde gitmediği gerçeğini Devlet verilerinde biz bulabiliyorsak, Devletin buna bigane kalmasını anlamakta zorluk çekmekteyiz diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.


 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . GİRDAP
 . ANDIMIZ
 . Kanıma Dokunur
 . Davulun Sesi
 . Küçük Kadınlar
 . İki İleri Bir Geri
 . NEREDEN NEREYE
 . KENT
 . 3 DELİ
 . KORKUNUN ECELE
 . DAĞLAR
 . TALKIN
 . NİTELİKLİ
 . SÜRDÜRÜLEBİLİR
 . İYİ KÖTÜ
 . AKIL UZ
 . Başkan
 . BÜTÇE
 . Mutlak Eğitim
 . İklim
 . Sağlık
 . Fatura
 . NİKAH
 . PAŞABAHÇE
 . Her Yiğidin
 . YOL
 . MARATON
 . MÜLK VE ADALET
 . BEYİN
 . Efsane
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya