21 Kasım 2019, Perşembe Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Başına geleceği bilmiyor
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Hesap ve hayat
Hikmet Aksoy
Basın dünyamızın büyük kaybı
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Tarihin Sıfır Noktası: Göbeklitepe
Leyla Adın
Her zorluk, olumlu bir kazanımdır
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
El ele kol kola 2
Av. Aziz Canatar
Yeri doldurulamayacak nezaketli bir insandı
Aykut Tuzcu
Erdoğan, ABD’ye gidecek mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
20 bin 678 kişi okuma yazma öğrendi
Sorumlular bir an önce hesap vermeli
Kamp ateşi etkinlikleriyle moral depolayacaklar
Aykut Tuzcu’nun odamızın kuruluş sürecinde büyük emekleri oldu
Bir an önce serbest bırakılmalarını istiyoruz
“60 metre yüksekliğinde ahşap iskele olamaz”
Dünyanın tek doğal gökdeleni turistlerin akınına uğruyor
İran’da eylemlerde en az 106 kişi öldü
101 araç trafikten men edildi
Avrupa otomobil pazarı yüzde 1,6 azaldı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Nurgün Balcıoğlu
 
Dink cinayeti ve Hürriyet!

   30 Ocak 2012
 

Hrant Dink cinayeti, “medyanın” nasıl toplumları “ötekilere” karşı kışkırtıp, düşman edebileceğinin, hedef gösterebileceğinin ve sonuçta linç edilmesine neden olabileceğinin çarpıcı bir örneği.

Hürriyet Gazetesi’nden Faruk Bildirici, dünkü “Okur Temsilcisi” köşesinde, “Üzücü ama yargı sürecinde problemli tavır sadece Hürriyet’e özgü değildi. Yaygın medya, duruşmalardaki saldırıları çoğunlukla geçiştirdi. Kimi yazarlar da saldırılara arka çıktı. Dink, kendisini düşman haline getirmek isteyenler karşısında savunmasız bırakıldı” diye başta kendi gazetesi olmak üzere ciddi bir özeleştiride bulundu.

                                                                                                    ***

Son birkaç yılda, birkaç kez Hrant Dink Vakfı ve bianet’in düzenlediği seminerlere davet edildim. Medyada nefret söylemini önlemeyi amaçlayan seminerlerde; o kadar ilginç gazete haberleri örnek verildi ki, “ Aaa ben bunu okurken nasıl algılayamamışım  diye düşündüğüm oldu.

Örnekleri irdeledikçe, toplumun bilinç altında nasıl tehlikeli etkileşimler ve titreşimler yapıldığını daha iyi anlıyor insan.

Mesela; o dönem gazetelerinin attığı başlıkları, verdiği haberleri izleyerek Hrant Dink’i ölüme götüren süreci birebir yeniden yaşıyorsunuz.

Ve… Yazıklar olsun böyle medyaya demekten kendinizi aşamıyorsunuz.

                                                                                                      ***

Yalnızca Dink cinayeti mi? Her gün izlediğiniz gazete ve televizyonlarda o kadar çok tahrik unsuru ve nefret söylemi mevcut ki bu zehiri yavaş yavaş, yudum yudum içiriyor medya hepimize.

Bazen çok masum haberlerde bile ne kadar milliyetçi ve faşizan bir söylem kullanıldığına şaşırıp kalıyorsunuz.

                                                                                                        ***

İşte sizinle paylaşmak için devletin ajansı, Anadolu Ajansı’ndan aldığım iki örnek:

Bulgaristan, işkembe, paça, sucuk ve rakının tescilini almak istiyormuş.

Birkaç cümle ile servise konan haberin bir dayanağı yok.

Sadece iddia var ortada.

Önce bu üç satırdan ibaret haberi okuyalım:

Türk mutfağına ait tatlara sahip çıkma yarışına Yunanistan'ın ardından Bulgaristan da katıldı. Baklava ve leblebinin kendilerine ait olduğunu iddia ederek, tescil ettiren sınır komşumuz Yunanistan'dan sonra Bulgaristan da, işkembe, paça, sucuk ve rakının tescilini almak istiyor.”

Haberin başlığı daha da vahim:Bulgaristan gözünü soframıza dikti

Şimdi, belki aslı astarı bile olmayan bir konuda; insanların hem Yunanistan hem Bulgaristan’a düşman etmeye çalışmanın nasıl bir habercilik kalitesi olabilir?

Velev ki bu haber yüzde yüz gerçek ve doğru.

Böyle bir kışkırtıcığa değer mi?

                                                                                                           ***

Devletin ajansı, Anadolu Ajansı’nın 3 Ocak tarihli bir diğer haberinin, başlığı şöyle:

İsrail Ayder’i parça parça kopyalamış

Beş satırlık ve bir öğretim görevlisinin iddiasından ibaret haber de şu:

Rize Üniversitesi Pazar Meslek Yüksekokulu Müdürü Karaoğlu, Doğu Karadeniz'den endemik bitki kaçakçılığı yapıldığını belirtti.

 Rize Üniversitesi Pazar Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Şengül Alpay Karaoğlu, şu anda kaçak bitkinin sadece gümrüklerde ihbar varsa yakalandığını, yakalananların da buz dağının görünen kısmı olduğuna dikkati çekti.İsrail'in Ayder'de yetişen her bitkinin birer kopyasını edindiğini iddia eden Karaoğlu, "Bugün İsrail'de bir Ayder Yaylası var. Ayder'in bir minyatürünü oraya kurmuşlar" dedi.

Şimdi bu bir haber ve bu saçmalığı dünya aleme yaymak da habercilik öyle mi?

                                                                                                                 ***

Türkiye gibi, bünyesinde çok farklı etnik kültürel zenginlikleri barındıran ve neredeyse tüm komşularıyla sorunlu olan bir ülkede devletin ajansı bu kadar sorumsuz olabiliyorsa, gerisini siz düşünün.

                                                                                                                   ***

Gaziantepli başarılı bir gazeteci olan Faruk Bildirici, dün Hürriyet’teki “Okur Temsilcisi” köşesinde Hrant Dink’i ölüme götüren süreçte Hüriyet’in üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, “Daha ilk duruşmadan itibaren Kerinçsiz ve arkadaşları, adliye önünde ve koridorlarda yerlerini aldılar. Hemen her duruşmada Dink aleyhine sloganlar atmakla kalmadılar; fırsat bulduklarında fiili saldırılarda da bulundular.

Ne yazık ki, o saldırılar Hürriyet’te hak ettiği biçimde verilmedi. Örneğin “adil yargılamayı etkilediği” gerekçesiyle açılan davanın 16 Mayıs 2006’daki ilk duruşmasında aynı grup, avukatlara bozuk para attı; Dink’e saldırdı ve ulaşamayınca tükürdü. Duruşma “güvenlik sağlanamadığı” için ertelendi.

Bu saldırganlık, ertesi günkü Hürriyet’te masum bir protesto olarak sunuldu. “Protestoculardan polis kurtardı” başlıklı haberde “Dava gergin başladı”, “Dink protesto eden grup nedeniyle adliyeden polis otosuyla çıkarıldı” gibi zayıf ifadeler yer alıyordu” sözleriyle dile getirdi.

Agos Gazetesi ise, Faruk Bildirici’nin tarihe önemli notlar düşen dünkü yazısını olduğu gibi internet sitesine taşıdı.

                                                                                                                      ***

Bildirici’ye bir süre önce Gaziantep’e geldiğinde, “Hürriyet’in logosundaki ‘Türkiye Türklerindir’ yazısı daha ne kadar duracak” diye sorduğumda boynunu büküp, sessiz kalmayı tercih etmişti.

Faruk Bildirici gibi kalemler arada sırada gerçekleri yazsa da, zaten o söz bile tek başına çok önemli bir ayrımcılık, ırkçılık ve tahrik ifade etmiyor mu?

 

 

 

 

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Mösyücüğüm, güle güle…
 . ANAP’ın bomba gibi adayı
 . Dr. Asım Güzelbey!
 . Kifayetsiz bir Anabilim Dalı Başşkanı!
 . İbret alınacak vahim bir durum!
 . “Geçmişimiz kurşunla yazıldı geleceğimiz eğitimle yazılacak”
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Göz bebeği gözden çıkarılırsa…
 . Her şey ne kadar da pamuk ipliğine bağlıymış!
 . Şimdi onlara sahip çıkma sırası bizde
 . Bunlar vicdanı ve aklı tutulmuş insanlar!
 . İlkel tepkiler ve ilkel habercilik!
 . Ortak aklın akıl tutulması gibi olmuş!!!
 . İsteyenin bir yüzü, vermeyen...
 . CHP’liler, “vatana, hukuka ve demokrasiye” ihanet etmemeli
 . “Terör amacına ulaşamayacak” mış!
 . Kınıyorsunuz da ne oluyor?
 . Kölelik ruhu aşılanan kadınlarımız
 . Gerçekten PYD mi, yoksa öyle olması mı isteniyor?
 . Adalet mi? Hangi adalet?
 . Erkekler neden toslaşıyorlar?
 . Neden felaket tellallığı yapıyoruz?
 . Puta tapar gibi Atatürk’e tapmak
 . Özel geceleri ve toplantıları mahveden konuşmalar
 . Bu “kurultaysevici/kurultayfili”ler (*)
 . Allah’ı çok sevmiştim!
 . Hepsi yalan, Diyarbakır gerçek!
 . Tehlikenin henüz farkında değiliz ama…
 . Yöneticilerimiz uyuyor muuuuu?
 . Biz onları internet “yok”kenden beri biliriz!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya