15 Ekim 2018, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Farkındalıkla çalabilirsin
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
FUTBOL
Hikmet Aksoy
İnönü'den bir tarih dersi...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
MOSKOVA (2)
Leyla Adın
Süper ego
Yaşar Özen
İYİ Kİ VAR
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
El âlem gider Mersin’e..
Aykut Tuzcu
Bütün dünya allak bullak oldu
ÇOK OKUNAN HABERLER
Sektör, kendini ayakta tutma derdine düştü
Toz bulutu görüş mesafesini düşürürken hayatı olumsuz etkiledi
“Mahalle sakinlerine en büyük vaadimiz, taziye evi”
Serpil Erten yün keçe sanatını yaşatıyor
Dünyanın en güçlü şehri Londra
Geç Hitit Medeniyetine özgü mimariyle kültür kapısı yapıldı
“16 Yüz Yıl’ın saray kumaşı olan kutnunun sanayi devrimiyle değeri azaldı”
Kanser hastalıklarında erken teşhis çok önemli
Ankas engel tanımadı 2 – 1
Temmuz 2018 Verileri Açıklandı: 88 bin kişi daha işsiz kaldı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Geçmişten bugüne...

   09 Kasım 2017
 
Türk yazın dünyasının önemli kalemlerinden Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Ulus gazetesindeki "Bize Göre" köşesinde yazdığı " İktisadi İstiklal mücadelesi" başlıklı yazısını fi tarihinde kesip almışım... Tarihini yazmayı unutmuşum. Sanırım 1957 yılı sonrası...
Yazının bir bölümünü alıntılıyorum;
"Ekmeğimizden etimize kadar iaşe maddelerimizi dışarıdan almaya başladığımız bu devirde bir 'İktisadi istiklal mücadelesi'ne girmiş bulunduğumuza inanmak için bin şahit ister.
Bizim bildiğimiz; Atatürk'ün bundan otuzbeş yıl evvel, zaferi kazanır kazanmaz, İzmir'de topladığı "İktisat Kongresi"yle başlayan ve 1950'ye kadar süren İktisadi İstiklal Mücadelemiz Demokrat Parti iktidarının başı bozuk "liberalizm" tecrübesiyle sekteye uğramıştır. Hiç bir yabancı memleketin yardımına ihtiyaç göstermeksizin kurduğumuz endüstri ve ekonomi müesseseleri bu yüzden öksüzleşmiş, körelmiş, dişimizden tırnağımızdan artırarak biriktirdiğimiz altın ve döviz stokları bu yüzden heba olup gitmiştir.
Eğer, şimdi Demokrat Parti iktidarı erkanının bahsettiği iktisadi İstiklal mücadelesi bu hatalı ve muhataralı yoldan dönmek manası ifade ediyorsa, can ve gönülden kendileriyle beraber olduğumuzu söyleyebiliriz. Kaldı ki, bu satırların yazarı Atatürk devrinde dahi iktisadi İstiklal fikrinin en hararetli taraftarlarından olduğunu türlü türlü vesile ve vasıtalarla ispat etmiş ve hatta bu yüzden bir "menfaatçiler" takımının çirkin ve kaba hücumlarına uğramış bir muharrirdir.
Lakin, bizim anladığımız ve millete ağır yük olmaksızın yürüttüğümüz mücadele şimdi yapılmak istenen gibi plansız, kurmaysın, kadrosuz gelişi güzel bir mücadele değildi.
Kurtuluş Savaşının ilk safhalarındaki başı bozuk çete harbleri tecrübesinden aldığımız acı dersten sonra, nasıl mukadderatımızı (geleceğimizi) nizami bir ordunun eline teslim etmek lüzumunu duyduksa, savaşın bu ikinci safhasında da işi şunun bunu cüretine veya keyfine, hevesine bırakmaksızın bilgiye ve ihtisasa tevdi lüzumuna kanaat getirdik. Ve bu yolda ilk adımlarımızı şu iki endişe ile atmak zaruretini duyduk. Ampirik bir gidişle hareket etmek ... Ve dış sermaye alemine yakayı kaptırmamak."
***
Yaşadığım zaman dilimlerini yeri geldiğinde belleğimde canlandırmaya çalışırım. Eğer, flu bir durum varsa o günlere ilişkin günlüklerime bakarım. "Yaban" yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun altmış yıl geçtikten sonra yeniden okuyunca bir tuhaf oldum.
Aynı ekonomi sorunlarıyla boğuşur olmak moralimi bozdu.
Aynı süreçte savaştan çıkmış Batılı ülkelerin nasıl kalkındıklarını anımsadım.
***
Ülkelerin ve insanının kalkınma kaynağının bilgi olduğunu ve bunun çağdaş eğitimden geçtiğini anladığımız gün kısır siyaset çekişmelerinden kurtulup sağlıklı kalkınma hamlesi yapabileceğimizi düşünüyorum.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . İnönü'den bir tarih dersi...
 . Yerel seçimler bir demokrasi fırsatıdır
 . Nereye böyle?
 . Kaşıkçı kaçırılmış da olabilir
 . Yalan!..
 . Aldanmak üzerine...
 . Yerel seçimler genel seçim değildir
 . Yerel yönetimde reklam ve güzel bir örnek...
 . Anadil ve siyaset dili krizi...
 . Ne zaman sizi harcasın, ne de siz zamanı...
 . Ekonomide çıkış yolu var ama...
 . Ah mazi sen ne güzeldin...
 . Yerel seçime giderken...
 . Kadına yönelik cinayetler ve eğitim..
 . Yitik duygular nerede?
 . Lanet olsun Atatürk'ü aşağılayanlara...
 . Af mı öncelikli sorun?
 . Gazeteler nereye koşuyor?
 . Yarın kadar dün de önemlidir
 . Mutlaka "günlük" tutunuz...
 . Tarım ekonomisi nerede? Sanayii ne oluyor?
 . Demokrasi Siyasetçi ve Bağımsız yurttaş...
 . Nereye böyle?
 . Kadınlar ve ekonomi
 . Kendi kendini atlatanlar aldatanlar...
 . THY ve yerel gazeteler...
 . "Arka bahçe" lerden bugüne...
 . İşte bu olmamalı...
 . İnsan olan herkesin görevi..
 . Un, su, şeker var ama...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya