20 Ocak 2018, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Dr. Asım Güzelbey!
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Kimler ölümden korkar
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
İki İleri Bir Geri
Hikmet Aksoy
U t a n ı y o r u m!..
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
KUR’ANI KERİM’den ÇOK ÖNEMLİ AYETLER
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
EGE’NİN MANDALİNA VE DENİZ KOKAN KÖYÜ : SIĞACIK
Leyla Adın
Kim haklı? Doğru olan ne?
Aykut Tuzcu
Halıcılarımız Almanya’da…
ÇOK OKUNAN HABERLER
Suriyeli öğrencilerle “Kardeşlik Futbol Turnuvası” düzenledi
Cani koca, ağzını çorapla kapattığı eşini 2,5 saat boyunca 38 yerinden bıçakladı
Gezegenevi ve Bilim Merkezi’ni ziyaret ettiler
Rusya: Türkiye heyetiyle görüşme yapıcı geçti
“Sonraki Kürt savaşı ufukta”
GKV’li minik barış elçileri görevlerini başarıyla tamamladı
Golbal görme engeliler voleybol müsabakaları düzenlendi
ABD'den Türkiye'ye "Afrin'e Saldırmayın" çağrısı
Müzeleri, 20 milyon 509 bin 746 ziyaretçi gezdi
Rus ressam, yağlı boya, pano ve rölyeflerini sergiliyor
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Ağrının önemli bir özelliği duyusal bir olgu olmasıdır
SEV Amerikan Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Mehmet Ali Elmacıoğlu ile ağrı ve ağrı tedavileri üzerine konuştuk
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Dikensiz gül sevdalanmaları ve korku...

   10 Kasım 2017
 
Karar vermek için önce karar verilecek konuda; o kişinin bilgi birikimi olması gerekir, değil mi? Bu bakımdan, bilginin sihirli gücünün açamayacağı kilit/kapı olamayacağını bilmesi gerekiyor her kişinin.
Ama her konuda mı?
Yerine, zamanına ve duruma göre her kişinin genel bir bilgi birikimi olması gerekiyor yaşamda... Bunun yanında her kişinin yaşam tarzından kazandığı kendine özgü bilgiler vardır ki, bu durum o kişilerin bir tür sigortası, bir tür güvencesidir ayrıca.
Örneğin, hiç taşıt kullanma bilgisi olmayanla, şoför olan kişinin sürücülük konusundaki durumlarını karşılaştırır mısınız?
Hangisine sürücü/şoför olarak taşıtınızı teslim edersiniz?
Bilgi, kişinin özel hazinesi olması bakımından yaşamsal önem taşır, kişiliğini oluşturur herkesin.
Bu olgu, her yerde, her kişide aynı olgunlukta yaşanmaz tabii ki...
Her konuda bilgilendirilmiş/eğitilmiş toplumlar çağdaşlıkta en önde olmanın huzurunu/mutluluğunu yaşarlar bu dünyada.
Diğerleri ise "çağdaşlaşma yarışı"nda sıra kapmak için çırpınır dururlar.
Ekonomik, hukuksal, eğitim, sanatsal, bilim/teknoloji vb. daha nice alanlardaki bilgi, deneyim eksikliklerini giderme amacına yönelik çabaları sürer gider böylelerinin.
Çünkü; çağdaş toplumların, bulundukları yerden daha ileri noktalara ulaşma çabaları devam eder/sürer gider. Geri kalmış toplumlar da; onların ayak izlerini takiple ulaştıkları noktalarda yenileşmenin/çağdaşlaşmanın sevincini kendi bilgi birikimleri ölçüsünde yaşarlar.
***
Yönetimsel anlamda çağdaşlaşma hamlelerine Osmanlı döneminde başladık ana, örnek alınan Avrupa yerinde durmuyor ki, yetişelim/yakalayalım.
Hala bu yarışta koşuyor, kimi zaman tökezleyip düşüyoruz.
Sil baştan yapıp yeni demokrasi arayışlarına giriyoruz. Her seferinde daha çok toplumsal huzur ve kalkınma çabalarıyla bireysel anlamda yeni hukuksal özgürlük alanları yarattığımız kanısına kapılıp kendi-kendimizi kandırıyoruz. Bir süre sonra da bu elbise, bol biçilmiş deyip tornistan ediyor, aklımızca yeniliyoruz.
Böylece "biz-bize benzeriz" sözünü gerçekleştiriyoruz.
Her seferinde işimize geleni beğeniyor, kendi- kendimizi kandırıyoruz.
Sol kulağımızı sağ elimizle gösterme hastalığı bu...
Tıpkı, demokratik olmayan Seçim Yasası ve Partiler Yasası'nı düzenlememe hastalığımız gibi...Peki, eleştirilen ve nicedir her seçim öncesi değiştirileceği vaadedilen Siyasal Partiler Yasası ve Seçim Yasasıyla oluşan Meclis'in durumu ne?
"Dikensiz gül bahçesi"ni o kadar çok seviyoruz ki... Ya da seçim kaybetmekten öylesine korkuyoruz ki...

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . U t a n ı y o r u m!..
 . Atatürk'ü Batılılar gibi sevebilmek..
 . Yeni "Büyükşehir"lerden "Büyük Türkiye'ye...
 . Siyasetin etik kuralı nerede?
 . Dikkat, Batı uyuşturucu ile saldırıyor
 . Aile kurumu çöküyor...
 . İkinci bir Atatürk yok çünkü...
 . Milletin vekili olmak...
 . Ne demek, "Çalışan gazeteci?.."
 . Siyasal partilere yardım!..
 . TZOB ve tarım sektörü fiyatları
 . Bu cinayetlerin vebali kimin?
 . İnsanlar... Kentler... Gökdelenler...
 . Gaziantep yakışanı yapar
 . Siyasal partilere yardım!..
 . Siyasal partilere yardım!..
 . İyi-kötü ve barış üzerine...
 . Koltuk teminatı ve seçim yasaları
 . Akıl işi, şeytan işi...
 . Ahh!.. Demokrasiyi özümseyebilsek...
 . Yeni Adana gazetesi 100 yaşında
 . Şimdi ne olacak?
 . Birleşmiş Milletler (BM)'in kararını yorumlamak...
 . BOP hesapları ve ABD'nin kursağı...
 . Mizah da yaşamın bir ilacıdır.
 . BOP hesapları ve ABD'nin kursağı...
 . Uuyyyy!.. Cııssss!..
 . Gel de İnan...
 . İstanbul'da iki gün bir gece... (2)
 . İki gün, bir gece İstanbul...(1)
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya