22 Temmuz 2018, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Ölü fare
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
İŞLETME
Hikmet Aksoy
Çok bilmek, tam bilmemek...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Zamanın Ötesindeki Şehir : Burdur (*)
Leyla Adın
Sınav bazen her şeydir
Yaşar Özen
Katakulli
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Az itibar ettiklerimiz…
Aykut Tuzcu
100. Yıl Atatürk Kültür Parkı’nın hikayesi
ÇOK OKUNAN HABERLER
Adli tatil başladı
68 bin sağlık çalışanı şiddet mağduru oldu
ABD Senatosunda "Türkiye'ye Finansal Kısıtlama" Tasarısı
Geri dönenlerin sayısı 44 bin oldu
Akaryakıt sektörünün sorunlarına çözüm arandı
20-34 yaş arası eğitimini bitiren 100 kişiden 61’i iş bulabiliyor
Eker, Güneydoğu'da ilk deposunu Gaziantep'e açtı
Kendi robotlarını kodlayan çocuklar hayallerini gerçeğe dönüştürüyor
Çıkacak yasa, ülkemize, milletimize ve gençlerimize hayırlı olsun
Kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 37.26 oranında azaldı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Dikensiz gül sevdalanmaları ve korku...

   10 Kasım 2017
 
Karar vermek için önce karar verilecek konuda; o kişinin bilgi birikimi olması gerekir, değil mi? Bu bakımdan, bilginin sihirli gücünün açamayacağı kilit/kapı olamayacağını bilmesi gerekiyor her kişinin.
Ama her konuda mı?
Yerine, zamanına ve duruma göre her kişinin genel bir bilgi birikimi olması gerekiyor yaşamda... Bunun yanında her kişinin yaşam tarzından kazandığı kendine özgü bilgiler vardır ki, bu durum o kişilerin bir tür sigortası, bir tür güvencesidir ayrıca.
Örneğin, hiç taşıt kullanma bilgisi olmayanla, şoför olan kişinin sürücülük konusundaki durumlarını karşılaştırır mısınız?
Hangisine sürücü/şoför olarak taşıtınızı teslim edersiniz?
Bilgi, kişinin özel hazinesi olması bakımından yaşamsal önem taşır, kişiliğini oluşturur herkesin.
Bu olgu, her yerde, her kişide aynı olgunlukta yaşanmaz tabii ki...
Her konuda bilgilendirilmiş/eğitilmiş toplumlar çağdaşlıkta en önde olmanın huzurunu/mutluluğunu yaşarlar bu dünyada.
Diğerleri ise "çağdaşlaşma yarışı"nda sıra kapmak için çırpınır dururlar.
Ekonomik, hukuksal, eğitim, sanatsal, bilim/teknoloji vb. daha nice alanlardaki bilgi, deneyim eksikliklerini giderme amacına yönelik çabaları sürer gider böylelerinin.
Çünkü; çağdaş toplumların, bulundukları yerden daha ileri noktalara ulaşma çabaları devam eder/sürer gider. Geri kalmış toplumlar da; onların ayak izlerini takiple ulaştıkları noktalarda yenileşmenin/çağdaşlaşmanın sevincini kendi bilgi birikimleri ölçüsünde yaşarlar.
***
Yönetimsel anlamda çağdaşlaşma hamlelerine Osmanlı döneminde başladık ana, örnek alınan Avrupa yerinde durmuyor ki, yetişelim/yakalayalım.
Hala bu yarışta koşuyor, kimi zaman tökezleyip düşüyoruz.
Sil baştan yapıp yeni demokrasi arayışlarına giriyoruz. Her seferinde daha çok toplumsal huzur ve kalkınma çabalarıyla bireysel anlamda yeni hukuksal özgürlük alanları yarattığımız kanısına kapılıp kendi-kendimizi kandırıyoruz. Bir süre sonra da bu elbise, bol biçilmiş deyip tornistan ediyor, aklımızca yeniliyoruz.
Böylece "biz-bize benzeriz" sözünü gerçekleştiriyoruz.
Her seferinde işimize geleni beğeniyor, kendi- kendimizi kandırıyoruz.
Sol kulağımızı sağ elimizle gösterme hastalığı bu...
Tıpkı, demokratik olmayan Seçim Yasası ve Partiler Yasası'nı düzenlememe hastalığımız gibi...Peki, eleştirilen ve nicedir her seçim öncesi değiştirileceği vaadedilen Siyasal Partiler Yasası ve Seçim Yasasıyla oluşan Meclis'in durumu ne?
"Dikensiz gül bahçesi"ni o kadar çok seviyoruz ki... Ya da seçim kaybetmekten öylesine korkuyoruz ki...

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Çok bilmek, tam bilmemek...
 . Bu yanlış ne zaman bitecek?
 . Ekonomide "har vurup harman savurma..."
 . Akıntıya kürek çekmek...
 . Yerel seçimler ve "kırsal" Belediye Başkanları...
 . CHP, İYİ Parti ve Erdoğan'ın durumu...
 . FETÖ'nün amacı tarikatlar ve cemaatlar...
 . Ekonomi ve Pazarlar vişnesi/kirazı...
 . Dün-Bugün Yarın için...
 . "Yeni dönem...Yeni dilekler..."
 . Padişahım çok yaşa!..
 . Hayırlı olsun da...
 . Aziz Nesin ve çocuklar...
 . Bir gazete niçin ölür?
 . Belediyecilikte doğru-yanlış orantılar
 . TBMM açılırken yarınlara bakmak...
 . Korku ile ahlak derdi verilmez...
 . Bir insanlık ayıbı...
 . Dileriz avaryasız bir dönem olur...
 . Milatsız demokrasi serüveni...
 . Sorunlar... Çözümler... Sorumlular...
 . Bu haksızlık değil mi?
 . Yeni bir döneme başlarken...
 . Haydi yaşama!..
 . Demokrasi adına bir sınav
 . Demokrasicilik oyunu!..
 . Bir sığınmanın düşündürdükleri...
 . Allah kahretsin!..
 . Falcılar ve anketler ve 24 Haziran...
 . Tren ve deniz taşımacılığı unutuldu...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya