19 Kasım 2017, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Partiler ve Belediye Başkanları...
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Hemen Bırak
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
NİTELİKLİ
Hikmet Aksoy
Algı gücü ve demokrasi...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
DİNİMİZİN EMİRLERİ
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
BALLICA MAĞARASI
Leyla Adın
Alışkanlık mı, bağımlılık mı?
Aykut Tuzcu
Mustafa Topçuoğlu Erhan Özmen
ÇOK OKUNAN HABERLER
Bu yılın teması, “Hemşerilik komşuluk ve birlikte yaşam”
Gaziantep’te IŞİD bağlantılı dernek var mı?
Yıldırım Demirören: “11 yerine 8 yabancıyla sahalara çıkılsın”
Hakeme kafa attı 13 maç ceza aldı
Makine Metal sektöründe kurumsal kimlik çalışmasına başarı sertifikası verildi
Gap Bölge Kalkınma İdaresi ve İKA arasında işbirliği protokolü imzalandı
AB Bakanları toplandı, Türkiye'ye kesinti masada
Ar-Ge harcaması 2016'da yüzde 19,5 arttı
D vitamini eksikliği yorgun ve halsiz hissettiriyor
Üreticiye destek olmazsa, şehri ne kadar modern yaparsan yap boş
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Bölgede, greenlight lazer cihazı sadece bizde mevcut
138 yıldır şifa dağıtan hastane
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
İşe yaramaz ol

   11 Kasım 2017
 
Hayata her açıdan bakabilirsiniz. Aslında gece ve gündüz birbirinin zıddı değil birbirini tamamlayan iki farklı kutuptur. İşte bazen gece gibi bazen de gündüz gibi olmak lazım.
Ünlü Çinli düşünür Lao Tzu işe yaramaz olan her şeye derin bir ilgi duyarmış. Lao Tzu’ya göre işe yaramaz olmak korunmaktır. İşe yarar olmak tehlikelidir. Eğer işe yarar birisi olursan seni kullanırlar, seni sömürürler.
Bir gün Lao Tzu bir şehirden geçmektedir. Orada yolun kenarında duran bir kambur görürler. Lao Tzu bu tezini ispatlamak için öğrencilerine “Gidin şu kambur adama ne hissettiğini sorun. Bu ülkede savaş olduğunu duydum. Kral eli silah tutan bütün sağlıklı gençleri askere alıyormuş” der.
Öğrenciler merakla kambura gidip durumunu sorarlar. Kambur “Çok mutluyum” der. “Kamburum yüzünden askere alınmadım. Bütün arkadaşlarım askere gitti. Çoğu ölecek. Ama ben bu kambur sayesinde buradayım. Kamburum olduğu için beni zorlamadılar. Ben işe yaramazın tekiyim”.
Öğrenciler geri dönüp durumu Lao Tzu’ya anlatmışlar. Lao Tzu, “Her zaman bunu hatırlayın. İşe yaramaz olun. Yoksa savaşta telef olursunuz” der.
Yine başka bir gün Lao Tzu, öğrencileri ile birlikte bir ormandan geçmektedir. Oduncular keskin baltaları ile ağaç kesmektedirler. Ama hemen yanı başlarında bin tane öküz arabasının gölgesine, altına sığacak kadar büyük olan bir ağaçla ilgilenmemektedirler. Lao Tzu öğrencilerine, “Gidip odunculara şu büyük ağacı neden kesmediklerini sorun” der. Öğrenciler gidip sorunca oduncular şöyle cevap verirler: “O ağaç hiç işe yaramaz. Dalları düz değil, eşya yapılmaz. Bu ağaç yakıldığı zaman çok pis kokar ve çok duman çıkarır, onun için odun olarak kullanılmaz. Yaprakları çok acı olduğu için hayvanlar yemez. Bu ağaç işe yaramaz olduğu için kesmedik”. Lao Tzu gülerek, “İşte bu ağaç gibi olun, işe yaramaz olun. O zaman kimse sizi kesemez. Bu ağaç sırf işe yaramaz olduğu için bu kadar büyüdü. Eğer işe yarasaydı şimdiye kadar bunu çoktan keserlerdi” der.
Sen de hayata iki türlü bakabilirsin.
Hayata faydacı gözle bakabilirsin. Eğer hayata faydacı gözle bakarsan hayat bir alet olur, bir araç olur.
Ya da hayata bir keyif olarak bakabilirsin. Hiçbir amaç, hedef gütmezsin. Hayatı olduğu gibi, hissettiğin gibi yaşarsın. Kendini var oluşa bırakırsın.
Ya da işe yarar olmak için çaba gösterirsin. O zaman sertleşirsin. Bir şey olmaya çalışmak akıntıya karşı yüzmeye benzer. Zorlanırsın, sertleşirsin, katılaşırsın, kalıplaşırsın. İşe yaramaz olmak da kendini akıntıya bırakmaya benzer.
Kendini akıntıya bırakırsan su seni nereye götürürse oraya gidersin. Aslında bu var oluşa teslim olma, kendini hayatın akışına bırakma derviş yaklaşımıdır. Dervişin hiç acelesi yoktur. O sert değil, aksine çok yumuşaktır. Sen her olayla savaşırken o teslim olmuştur. O kendini hayatın akışına bırakmıştır. Onun bireysel bir hedefi amacı yoktur. O sadece bütünün içinde bir parçadır. O okyanusta bir damla olduğunun farkındadır.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Hemen Bırak
 . Neden dedikodu yaparız
 . Hayatı tartışma sadece yaşa
 . İşe yaramaz ol
 . Bu onun sorunu
 . Bölünmüş ve paramparçasın
 . Kendi Gölgesi
 . Adalet-i İlahi
 . Elindeki Asa
 . Kim kimi öldürecek
 . Tevazu Güzelleştirir
 . Ölmek istemiyorum
 . Sezgi insanı
 . Korku ve Cesaret
 . Farkında mısın?
 . Hey! Orada mısın?
 . En
 . Sen kusursuzsun
 . Ödül mü, ceza mı?
 . Hazineniz nerede?
 . Gerçek suçlu kim?
 . Gülen üç deli
 . Sende olanı verirsin
 . “Seni sonsuza kadar seveceğim” yalanı
 . İktidar insanı bozar mı?
 . Hayat sürprizlerle dolu
 . Senin zihin çerçeven nedir?
 . Niçin senin gibi değilim
 . Herkesi memnun edemezsin
 . Bilgi Ağacı
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya