24 Haziran 2018, Pazar Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
O bilmiyor
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Çatıda Çatlak
Hikmet Aksoy
Demokrasi adına bir sınav
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
SAİT FAİK ABASIYANIK MÜZESİ / BURGAZADA
Leyla Adın
Yeni bir sistem Yeni bir seçim
Yaşar Özen
Katakulli
Aykut Tuzcu
Sandık sonuçları!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
59 milyon 369 bin 960 seçmen oy kullanacak
Kültürel istihdam 2017 yılında yüzde 4,4 arttı
En fazla kartlı ödeme artışı sağlık ürünleri/kozmetikte oldu
Hurda araç teşviğinde ÖTV indirim uygulaması başladı
Bölgenin ilerlemesi ve kalkınması için aynı bakış açısına sahibiz
AGİT Üyesinin Türkiye’ye girişi engellendi
3. havalimanına ilk uçak Gaziantep’ten
Endüstriyel tesislerde yangın tesisatının önemi artıyor
Eğitim beşeri sermaye oluşturamadığı durumda toplum geriye gider
Jüri Özel Ödülüne değer görüldü
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Her şey değişir

   29 Aralık 2017
 
Bir gün büyük Zen Üstadı Rinzai öğrencisine sormuş. “Tanrı nedir?” Öğrencisi başını öne eğmiş, hiç sesini çıkarmamış, sessizliğini bozmamış. Büyük usta öğrencisini kutsamış ve şöyle demiş. “Bu iyi… Çok mutlu oldum”.
Ertesi gün Usta Rinzai yine öğrencisine aynı soruyu sormuş. “Tanrı nedir?” Öğrencisi artık ne cevap vereceğini biliyormuş. Bu sefer başını daha çok öne eğmiş. Daha fazla sessiz kalmış. Hatta gözlerini bile kapatmış. Ama tam o anda ustası kafasına sertçe vurmuş. “Seni aptal” demiş.
Öğrenci şaşkına dönmüş. “Ama ne oldu şimdi” diye ustasına sormuş. “Dün verdiğim cevaptan çok mutluydunuz. Aynı yanıtı verdim. Hatta dünden daha iyi bir yanıt verdim”.
Üstad Rinzai cevaplamış. “İşte bu konuda yanılıyorsun. Dün dündür, bu gün bu gündür. Sen sadece hazır formülü tekrar ediyorsun. Samimi değilsin, doğal değilsin, içten değilsin. Sen sadece bir numara öğrendin. Aynı cevap bugün nasıl doğru olabilir? Bir gün oldu. Bu zaman diliminde köprünün altından çok sular geçti”.
Hayat akışkandır, dinamiktir, süreklidir. Hiçbir zaman havuz gibi durağan değildir. Aslında hiçbir cevap sabit olamaz. “Ahmet bey nasılsın?”. “İyiyim abi!”
Aradan bir ay geçiyor cevap yine değişmiyor. “İyiyim abi!”
Burada bir anormallik var. Ama bütün konuşmalarımız bir tekrardan ibaret.
Sabit yanıtların tek bir güzel tarafı vardır. Bu tür sabit cevaplar kişiye güven, emniyet, kesinlik duygusu verir. İlk günlerde işine yarasa da bir süre sonra sıkıntı doğurur. Çünkü hayat her zaman hareketlidir.
Sorular ve cevaplar her zaman değişir.
Sabit doğrular olmaz.
Sen bu sabit doğrularınla hayatı yaşamak istersin ama bu halinle çağın gerisinde kalırsın.
Tuşlu telefona alışırsın, onu kullanırsın ama dokunmatik akıllı telefonlar çıkar. Sen hala tuşlu kullanmaya devam edersin. Bir süre sonra hayat seni dışlar.
Her zaman aynı kulübe gider, aynı partiye oy verir, aynı şehirde yaşarsın. Bir süre sonra bu kesin doğruların sana zarar vermeye başlar.
Hiçbir doğru her zaman doğru değildir.
Hiçbir yanlışta her zaman yanlış olmayabilir.
Bu yüzden önceden kesin kararlar vermek tehlikelidir. Bir gül, bir lale, bir papatya, bir elmas tartışılmaz. Ama senin gördüğün bir gül biriciktir, tektir, özeldir. Aynı gülü hayatta ikinci kez görmen imkansızdır. Çünkü her şey gibi saniyeler içinde o da değişir. İkinci kez gördüğün gül farklı bir güldür. Hatta sen de aynı kişi değilsin. İlk gülü gören kişi ile ikinci gülü gören kişi aynı değildir. Bugün doğru olan bir şey, yarın doğru olarak kabul edilmeyebilir.
Yaşamla beraber sen de değişmek zorundasın.
Yoksa tarihin çöplüğünü boylarsın.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . O bilmiyor
 . Merhamet
 . Sen ne görüyorsun
 . Dünyaya bağlılık
 . Eskiye özlem
 . Koşulsuz Şefkat
 . Sen öyle anladın
 . Değişime direnç
 . Garantisi var mı?
 . Bir siyasetçinin analizi: Stalin
 . Güzel, çok güzel
 . Duvara konuşmak
 . Ateist olmak
 . Sen bir aslansın
 . Mantığın ötesine geç
 . Ölüm girmeyen ev
 . Sen de uyuyor musun?
 . İçindeki göl
 . Çok fazla konuşmak
 . Şeytandan nefret et
 . Düşüncelerin senin mi?
 . Özgürlük sorumluluktur
 . Hakikati bilmek
 . Her şey satın alınamaz
 . Fakirlik neden var
 . Ya ölmeseydik
 . Her şey çok komik
 . Dünün mağduru bu günün zalimi
 . Kral Midas
 . Seven şikayet etmez
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya