20 Kasım 2018, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Zihnini temizle
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
RAKAMLAR
Hikmet Aksoy
Yemek masasından doymadan kalkınız
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
BODRUM
Leyla Adın
Görsel medyanın etkisi
Yaşar Özen
İYİ Kİ VAR
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Erbap yorumu ‘2’
Aykut Tuzcu
Adımız çok büyük ama…
ÇOK OKUNAN HABERLER
MHP, Suriyeli esnaflar için yasa teklifini meclise sundu
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin TürkAkım projesi için bir araya geldi
Esnafın olmadığı ekonomik büyüme düşünülemez
Karacaoğlan sosyal tesisi hizmete girdi
Farklı tür materyaller ve teknikle hazırlanmış çalışmalar bir arada
Güzide sergisinde, geleneksel sanat ve plastik sanatları buluştu
523 engelli iş sahibi oldu
Brexit için kritik günler
Yükseköğretim kurumları bütçesinin yüzde 69'u zorunlu gider
Türkiye'de 893 bin çocuk çalışıyor
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Leyla Adın
 
Sadece bir saat

   06 Ocak 2018
 

Gün içerisinde yapacaklarımız listesine, pek çok şey sığdırırız genellikle. Peki, bu listenin içinde yer alan eylemlerin ne kadarı sadece kendimiz için yapabildiklerimizdir? Ya da gün içerisinde kendimize ne kadarlık bir zaman dilimini ayırıyoruz?

Gerek iş hayatının yoğun ve yorucu temposundan, gerekse de günlük hayatın rutin telaşından, kendimize pek de zaman ayırabildiğimiz söylenemez. Stres, hemen hemen herkesin yaşadığı bir olgudur. Önemli olan bu olguyu tamamen ortadan kaldırma durumu olmasa bile, ne denli olumlu bir düzeye indirebildiğimizdir aslında.
24 saat içerisine sığdırabildiğimiz o kadar çok şey varken, neden bu 24 saatin 1 saatini kendimize ayıramayalım?

Günde, hadi olmadı haftada, sadece bir saatlik zaman dilimini, kendimize ayırabilmenin çok da zor olmayacağını düşünüyorum.
Tüm olumsuzlukları dışarıda bırakıp, iş stresi ve yoğunluğu dışında, günlük hayatın koşuşturmacasından uzaklaşarak, sadece bir saatlik zaman çemberinin içerisinde düşünebilelim kendimizi arada da olsa.

Neler sığdırabiliriz bu bir saate peki?
Sabah, bir saat erken kalkıp yürüyebilir ya da akşam, yatmadan bir saat kitap okuyabiliriz. Güne, muhteşem bir kahvaltıyla başlayabiliriz mesela. Hiç denemediğimiz bir yemek tarifini denemekle başlayabiliriz ya da.
Bu, oturup sevdiğimiz bir insanla muhabbet etmek de olabilir.
Yapmaktan en çok çekindiğimiz, korktuğumuz bir şeyi yapabilir ya da huzur bulabileceğimiz sessiz bir ortam bulup, sadece rahat bir şekilde nefes alıp verebiliriz mesela.
Yazın sıcağında bir deniz, göl veya havuz kenarında oturarak, İlkbaharın mis kokulu çiçekleri arasında dolaşarak, Sonbaharın düşen yaprakları altında soluklayarak ya da Kışın yağan karda attığımız adımların izlerini sayarak, geri geri yürümek de olabilir bu 1 saat mesela.

Sergilenen tüm davranışlar, zihnin kontrolü altında bulunur. Ve zihni, kontrol altına alabildiği kadar mutlu olur insan.
O zaman öncelikle zihni, klasik, baskıcı düşünce kalıplarının boyunduruğu altından çıkarmak gerekir.

Beden ne kadar mutlu ise, ruh da o denli huzur ile dolu olur. Ruh, huzurlu olduğu sürece de zihin daha sağlıklı faaliyetler gösterir.

Mademki, toplumun refah ve huzuru bireyin mutluluğundan geçiyor. O zaman ilk önce kendimizi mutlu etmekle başlayalım her güne. Ya da her güne, küçük de olsa yeni bir şey ekleyerek bulunduğumuz noktadan yol alalım ileriye.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Görsel medyanın etkisi
 . Hasankeyf’in tarihi izleri siliniyor
 . Güzel etkinliklerle sonbahar
 . 95 yılın ardından
 . Yaşar Kemal’i okumalıyız
 . Süper ego
 . Gün geçmiyor ki bir tuhaflık yaşanmasın
 . Mindenki
 . Bir sonbahar daha kapıda
 . Farkındalık küçük yaşlarda başlar
 . Yine mutsuzuz
 . Her yaşta okunabilecek kitaplar
 . Bayram
 . Aşırı gürültüye de mi alıştık?
 . Ağacı bırakıp ormanı görmek gerek
 . İnternet okuryazarlığı eğitimi verilmeli
 . Yaşantı, düşüncelerin ürünüdür
 . Sınav bazen her şeydir
 . İsabetli bir karar
 . Şiddeti konuştuğumuz yeter!
 . Yeni sistemin ilk sınavı
 . Yeni bir sistem Yeni bir seçim
 . İnanç ve güven
 . Öğrendiklerini sorgula
 . Affetmek bir erdemdir
 . Yanılgı
 . Söz uçar, faal kalır
 . Profesyonel yalancı
 . Düşün, kodla, tasarla
 . Yer altındaki zenginliğimiz
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya