17 Aralık 2018, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Sabır
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
İşletme Karnesi
Hikmet Aksoy
Siyasetçi eleştiri ve sağlık...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Kuş Evleri / Sarayları
Leyla Adın
Değişmeli algılar
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Erbap yorumu ‘2’
Aykut Tuzcu
Antep’te durum nedir?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Dernekler Konfederasyonu'nun Gaziantep Bölge Başkanlığı kuruldu
Yaptığınız işi sadece bir iş olarak değil, başarı olarak görmelisiniz
Havalimanında sürekli iyileştirmelerin gerçekleştiğini görmekten memnunuz
Dış politikadaki başarısızlığın sonuçlarından biri de Suriye
Öğrencilere lokma tatlısı ikram edildi
“Hemşireler her yerde yaşamınızı duymaya devam ediyor”
İşsizlik oranı yükselmeye devam ediyor: Yüzde 11,4
Ziraat Türkiye Kupası'nda hakemler açıklandı
Sosyal yardımların yüzde 90'ını nakdi yapıyoruz
Tarım ve gıda alanında en büyük ihracatçılar buluştu
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Aykut Tuzcu
 
Adam gibi adam!..

   08 Şubat 2018
 
Hikaye birazcık eski, ama değerinden hiçbir şey kaybetmemiş. Size adam gibi bir adamı anlatacağım. Göreceksiniz ki, değişen bir şey olmamış. Eski hamam eski tas!

Carlos Santana, kendine has stiliyle, "Rolling Stones" dergisi tarafından dünyanın en iyi yüz gitar virtüözü listesine girmiş, on Grammy ödülü almış, 1947 Meksika doğumlu, "Latin Orkidesi" unvanını almış müzisyen, gitarist ve söz yazarı olan büyük bir sanatçıdır. Afrika ve Latin Amerika tarzlarıyla müzik yapan bir de grup vardır.

1989 yılında, konser vermek üzere İstanbul'a ilk kez gelen Carlos Santana, alanda karşılanıp konaklayacağı otele getiriliyor. İlk gün serbest, akşama basın toplantısı yapılacak. Dinlenmek yerine, "Çıkalım İstanbul'u dolaşalım" diyor. Yanına bir rehber veriliyor, kendisine bir de araç tahsis ediliyor.
Kapalıçarşı, Sultanahmet, Ayasofya derken Santana güzel bir çay bahçesi görüyor. Hem üstadı dinlendirelim hem de bir Türk kahvesi içsin diye bahçede bir masaya oturuyorlar. O ana kadar dünyanın en ünlü gitaristi koca Santana'yı bir Allah'ın kulu tanımıyor. Resimdi, imzaydı diye taciz eden de yok…
Kendi de zaten bu durumdan şikâyetçi değil, çünkü adamın öyle kompleksleri yok... Rehberle beraber kahveleri höpürdeterek sohbet ediyorlar. Birden çay bahçesinin önünden geçmekte olan boyacı Roman çocuklar bağırmaya başlıyorlar: "Heyy !.. Hello Santana! Welcome İstanbul! I love you Santana!.."

Çay bahçesinin garsonları çocukları tersliyor:
"Kesin ulan, bağırmayın, içeri falan da girmeyin, dağılın buradan, müşteriyi rahatsız etmeyin!"
Santana da rehberine diyor ki:
"O çocukları buraya çağır, ben içeri gelmelerini istiyorum."
Rehber hemen garsonlara durumu izah ediyor, "Aman abilerim, adam dünya starı, herkese rezil oluruz, boyacıları yanına istiyor, bırakın gelsinler..." diyor.

Çaresiz izin veriyorlar. Boyacı Roman çocuklar sandıklarıyla beraber dalıyorlar çay bahçesine... Rehber söylediklerine tercüman oluyor, başlıyorlar koca Santana'yla sohbete...
Diyorlar ki: "Sen dünyanın en büyük gitar ustalarındansın. Senin çizmelerini boyayalım, kıyağımız olsun, beş kuruş istemeyiz!"

Santana çok mutlu oluyor, hem de çok şaşırıyor… Çocuklara gazoz, kola ısmarlıyor. Sonra da soruyor tabii:
"Geldiğimden beri beni İstanbul'da kimse tanımadı. Peki bu çocuklar beni nasıl tanıdı?"
Çocuklar anlatıyorlar: "Biz boya yaparken bazı müşteriler gazete okur. Fırça sallarken arada gazetelere de bakıyoruz tabii. Resmini orada gördük. 'Dünya Yıldızı Santana İstanbul'a Geliyor' yazıyordu, oradan tanıdık seni."

Çizmelere boya cila yapılıyor. Santana para vermek istiyor ama çocuklar almıyor.
"Peki" diyor Santana, "Yarın akşam konserim var, beni dinlemek ister misiniz?"
Çocuklar deli oluyor. "Hem de çok isteriz Santana. Sen delikanlı adamsın!.."

Rehberden ikişer kişilik davetiyelerden alıyor, çocuklara veriyor. Kardeşiniz varsa yanınızda getirebilirsiniz, diyor. Çocuklar çok mutlu, tabanları kıçlarına vurarak çıkıyorlar, çay bahçesinden caddeye doğru seğirtip kayboluyorlar...

Ertesi akşam Açıkhava'da müthiş bir izdiham var. Roman çocuklar ellerinde davetiyelerle konsere geliyorlar. Ana kapıdan giremiyorlar, çünkü Santana misafirlerine VIP davetiye vermiş, çocuklar nereden bilsin, VIP kapısına gelince kıyamet kopuyor...
"Kimden çaldınız lan bu davetiyeleri?"
Çocuklar, "Biz kimseden çalmadık abey, biz Santana'nın misafirleriyiz, o verdi bunları bize…’’ deyince, ‘’Hadi ulan!’’ diyerek, sille tokat tartaklayarak çocukların ellerinden davetiyeleri alıp kapıdan kovuyorlar.

Ama Santana'nın VIP misafirleri pes etmiyor.
Sanatçıların arka giriş kapısını buluyorlar. Orada da aynı muamele tabii: "Hadi yürüyün lan!.."
Çocuklar asla pes etmiyor. "Santanaaa ! Santanaaa!.. HelpHelp!.." diye hep bir ağızdan basıyorlar feryadı.
Bir şekilde rehbere haber gidiyor, o da gidip durumu Santana'ya anlatıyor. Sonra da rehber gidiyor, çocukları alıp kulise, Santana'nın yanına getiriyor. Salya sümük, gözyaşları içinde başlarına geleni anlatıyorlar. Santana çok üzülüyor ve sinirleniyor: "Misafirlerimi alın ve yerlerine oturtun."

Boyacı Roman çocuklar, rehberle beraber sahne kenarından seyircinin arasına iniyorlar. Büyük sorun oluyor! Çocukların yerlerine çoktaan birileri oturmuş bile. Vali yardımcısının kızı, damadı… Belediyeden falancanın bacanağı, filancanın eltisi, görümcesi.. "Biz protokolüz kardeşim, kalkmıyoruz!" diyorlar.

Görevliler de durumun farkında, ama korkudan bir şey yapamıyorlar. Dakikalar geçiyor, sorun çözülemiyor. Sonunda merdiven basamaklarına birer minder koyulup Santana'nın VIP misafirlerini oraya oturtarak olayı bağlıyorlar.

Rehber tekrar Santana'nın yanına gidiyor ve olanları anlatıyor. Sanatçı diyor ki, "Git onlara söyle, benim misafirlerime kimse saygısızlık yapamaz... Eğer sahneye çıktığımda çocukları en ön sırada, koltuklarda görmezsem tek bir nota çalmam. Sahneye çıkarım, olayı anlatır, veda eder giderim. Tazminat falan da umurumda değil, bedeli ne olursa olsun öderim."

Konserin başlaması lazım, ama bir türlü başlamıyor. Alkışlar, ıslıklar başlıyor. Ve işler karışıyor. VIP bölümünde bir kargaşa var...
Bu defa görevliler durumun vahametinin farkında. Çocukların koltuklarına çöken baldız, bacanak, elti, görümce ve de enişte... Tek tek koltuklardan kaldırılıyorlar. En ön orta protokol koltuklarına Santana’nın VIP misafirleri olan Roman çocuklar oturuyorlar...

Arkaya "tamam" diye haber gidiyor, ışıklar açılıyor, sahne aydınlanıyor ve Carlos Santana sahneye çıkıyor…
Yer yerinden oynuyor. İlk iş olarak ön tarafa bakıyor, misafirleri yerinde mi diye... Çocukları görüyor, bakıyor ki herkes mutlu… Başparmağını yukarı doğru çevirip VIP misafirlerine bir merhaba çekiyor. Sonrasında o sihirli parmaklar gitarının tellerine gömülüyor. Açıkhava'da sanki gitarından binlerce beyaz güvercin çıkıyor. Uçuyor, uçuyor, Santana'nın misafirlerinin üstünde sortiler yapıyor…

Onun içindir ki Santana gibi sanatçılara virtüöz, muhteşem, büyük star demeden önce ‘’Adam’’ diyorlar. Gerçekten çok büyüksün... Viva Santana!

Zafer Algöz'ün "Haşırt Dı Bilekbord" kitabından alıntı (İnkılap Kitabevi, 2017)
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Antep’te durum nedir?
 . ‘Çingene kız’ ismi nereden gelmektedir?
 . Fransa’da neler oluyor? Birinci elden!..
 . Zeugma’nın hikayesini bir de benden dinleyin
 . Güçlü gözükmek !..
 . Hem ortak olalım Hem de akraba olalım
 . ‘Başöğretmen’ Avrupa ve ‘Kurnaz’ ABD
 . Yaprak dökümü sürüyor
 . Hangisi daha bulaşıcı: İyilik mi? Kötülük mü?
 . Testament-Vasiyet
 . J.P. Morgan’ın CEO’su James Dimon
 . Her işte bir hayır vardır!
 . Antep tarihinin en büyük yatırımı
 . Yaşar Özen
 . Adımız çok büyük ama…
 . Gaziantep'in dünyaya duyuracağı bir başka değeri: Karkamış
 . Serst piyasa ekonomisini öğrenmek için bu yazıyı okuyun!
 . Türkiye’yi yönetenlerin haritası
 . Cahilliğin son noktası! Sanki bu dönem karanlık çağı!.. Troya’nın gözyaşları!
 . Okuma yazma kursunun başına gelenler!
 . Konkordato
 . 3200 yıllık bir yazıt ve Anadolu’nun gizemli tarihi…
 . Adam olacak çocuk…
 . ABD, İran'a Yeni Yaptırımları Devreye Sokuyor
 . Yerel yöneticilik bakanlıktan evladır!..
 . Üniversite raporu!..
 . Farklı düşün!..
 . Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya
 . Futbolumuz için güzel şeyler oluyor
 . Eğitim! Eğitim! Eğitim!
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya