23 Nisan 2018, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Ateist olmak
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Percere açıldı
Hikmet Aksoy
Ulusal bayramlara "kumpas" var!
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
“DAĞLARINDAN YAĞ, OVALARINDAN BAL AKAN ŞEHİR” : AYDIN
Leyla Adın
Çaresizliğin öğrenilmesi
Yaşar Özen
Bu nasıl hayat
Aykut Tuzcu
Düğün aceleye geldiyse…
ÇOK OKUNAN HABERLER
16 milyon bağımsız birimin tapu sorunu çözülecek
Oy verme saatleri değişti
Gazişehir Tekerlekli Sandalye Basketbol takımı, Süper Lig’de süper sonuçlar alıyor
Yedi yılda 3936 çocuğun yaşam hakkı ihlal edildi
Erkan Sözeri: “Ankaragücü hak ettiği bir galibiyet aldı”
Oto kiralamacılar bu sezon umutlu
İttifak yapan siyasi partiler kendi aday listelerini verecek
Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilecek
18 yaş altı en az 127 bin 928 çocuk zorla evlendirildi
“Çocuk işçiliğine dur demek için 10 ilde program başlattık”
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Leyla Adın
 
Bitmeyen kavga

   10 Şubat 2018
 
Birbirini yüzyıllardır yok etme çabası içerisinde insanoğlu. Aksi bir düşünce bile, yanlış olmaya başlar bu noktadan sonra. Herkes birbirini suçluyor, olan her olumsuz sonuçtan, biri bir başkasını sorumlu tutuyor ne yazık ki ve bu durum, böyle de devam edecek gibi.

Biri fazla toprak ister, yok eder. Biri ateist veya Müslüman der, yok eder, biri ırkımdan değil der, yok eder. Bir diğeri aynı renkten değil der, yok eder vs. ve yok etmeye de devam edecek sürekli.

Yok etmek, dünya siyasetinin oyuncağı haline gelmiş adeta.
O yüzden farkına varmalı insanlar, daha çok araştırmalı, okumalı ve okudukça öğrenmeli. Öğrendikçe de yaşamalı.

Okuduğum her kitap, farklı bir bakış açısı kazandırdı bana bugüne kadar. Daha farklı bakış açılardan bakmak için, sürekli okumak gerekir diye düşünüyorum.
Zülfü Livaneli’nin “Huzursuzluk” adlı roman kitabını okudum geçenlerde mesela. Geçmiş ve günümüzde yaşanan kavgaları ve savaşları o kadar etkileyici, akıcı ve sade bir dille ele almış ki, herkesin okumasını tavsiye ederim.

Günümüz yaşanan şu anki kargaşayı ele alırken, “Huzursuzluk” adlı kitabın, geçmişten günümüze süregelen zihniyeti anlatan ve etkilendiğim bir kesitine yer vermek istedim özellikle bu haftaki yazımda. Kitabın başlangıç sayfasında belirtilen,
“Harese nedir bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.

Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.

Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider.
Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir.

Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir.
Bütün Ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.”

Yaşanan kargaşalar da, tam olarak bu değil midir aslında? İşte, tam bu yüzden herkes birbirini suçlamayı, yargılamayı ya da sabit bir şekilde, hep aynı noktadan bakmayı bırakıp, farklı açılardan bakarsa, aslında kendi kendini yok ettiğini farkına varacaktır.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Çaresizliğin öğrenilmesi
 . Sanal ortamda bilgi güvenliği
 . Düşünsel farkındalık önemlidir
 . Zaman tasarruf edilir mi?
 . Ebeveyn kontrolü şart
 . En çok kendine güven
 . Hayatın her anında öğrenme
 . Değişen benliğimiz
 . Ülkenin karanlık yüzü
 . Önyargısız dinle
 . Bitmeyen kavga
 . Evrende küçülen bir nokta
 . Bir dünya şiddet
 . Kim haklı? Doğru olan ne?
 . Daha çok saygı
 . Sadece bir saat
 . Yeni bir yıl demek
 . Değişmeyen zihniyet
 . Yıkamadığımız istihdam duvarı
 . Dünyayı çocuklar yönetsin!
 . Ne kadar da normalleşti her şey!
 . Öğreten
 . Alışkanlık mı, bağımlılık mı?
 . Bilinçli toplum, temiz çevre
 . Bu öğrenci taktı bana!
 . Bu hiç adil değil!..
 . Sistem iyice yapboz oldu…
 . Hırsızlığın böylesi…
 . Önereceğim kitaplar
 . Önereceğim kitaplar
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya