22 Eylül 2018, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Farkındalıkla çalabilirsin
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
TİMEO
Hikmet Aksoy
Mutlaka "günlük" tutunuz...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
KOMŞU ADAMIZ: SAMOS(2)
Leyla Adın
Bir sonbahar daha kapıda
Yaşar Özen
Katakulli
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
PERDE KALKARKEN(2)...
Aykut Tuzcu
Yabancılar için Antep’te lokanta çok pahalı!!
ÇOK OKUNAN HABERLER
Türkiye’den Bursa ilk 100’de yer aldı
Tahmazoğlu, "Ya Hak" dedi hedefi on ikiden vurdu
ALG Spor Kadın Futbol Takımı hem gurur hem de umut kaynağı
Çocuklar Antep köftesi yapmak için yarıştı
Şehit aileleri ve gaziler için Fırat Nehri’nde tekne turu yapıldı
Polis, okul çevresinde kuş uçurtmuyor
Kaçak sigara ile uyarıcı ve uyuşturucu ilaç ele geçirildi
“Dokusal Soyutlamalar II” temalı sergisi açıldı
Enerji kaynaklarına ulaşmak için ciddi çabalar sarf ediliyor
Artık isteyen her baklavacı midye baklava üretebilecek
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Leyla Adın
 
En çok kendine güven

   17 Mart 2018
 

Herkesin içinden çıkılması zor ve karmakarışık diye nitelendirdiği bazı anlar yaşadığı olmuştur hayatında. Tam da bu noktada insan, belirlediği yol doğrultusunda kendisine fikir verecek, danışacak samimi bir yüz veya içten bir ses arar.

Bazen, mantıksal bir çerçeve içerisinde ama çoğu zaman duygusal yakınlığa bağlı olarak yönelir insan ister istemez birilerine. İşte, bu yönelimi belirleyen ise, güven diye nitelendirdiğimiz kavramdır.

Güven duygusunu hissettiğimiz kişileri sever ve onlara karşı müthiş bir saygı duyarız genelde. Güvenin, çoğu zaman hayati önem taşıyan ihtiyaçlarımız kadar önemli ve var olması gerektiğini düşünürüm hatta. Çünkü hayata gözlerini açtığı anda başlar bu duygu ve yaşadığı süreçte de devam eder.

Bir bebek, güveni ilk, annenin sesi ve kokusu ya da ilk dokunuşunda hisseder mesela ve sonra ister istemez oluşan bu bağlılık ve güven yoğunluğunu, hayatının her alanında aramaya başlar.

Hemen hemen hayatımızın merkezine aldığımız bu kavramla ilgili ufak da olsa bir sorun yaşadığımızda ise, bu duygu gittikçe eksiliyor ama hiçbir zaman tam anlamıyla bitmiyor.

İnsan, tüm içtenliğiyle güven duyduğu kişilerle, her türlü işbirliği içerisine girer sorgulamadan ama bu duygu bir kere kırıldı mı, tamamen onarılması da imkânsız oluyor ne yazık ki. Bir kuş misali, ürktü mü geri gelmez kolay kolay belki ama ölmez de aynı zamanda.
Ama yine de, “Ben artık, kimseye güvenmiyorum” diyemiyor mesela insan. Güvenir çünkü. Güvenmelidir de aslında.

Her dakika, çevremizdekilerle etkileşim içerisinde olduğumuz için, bu duyguyu, hayatımızın her anında kullanırız neredeyse. İlk defa karşılaştığımız, konuştuğumuz bir insanın iyi olabileceği düşüncesi, ilk defa yemek yediğimiz bir lokantanın yemeklerinin eşsiz ve tam da damak tadımıza uygun olabileceği düşüncesi, ilk defa bindiğimiz bir taşıtta dahi hissettiğimiz veya işe alımın ilk sürecinde bile, insanlarda beliren ilk şey, yine güven duygusudur aslında.

Peki, girdiğimiz bir mağazada, sunulan çeşitli ürünler arasında bizi ilk seçeneği yapmaya iten, yine güven duygusu değil midir? Ve daha sayılamayacak kadar çok örneği bulunan durumlar var bu duyguyu yaşadığımız.

Yaşantımız içerisine, bu denli dâhil ettiğimiz güven kavramının eksikliği de birçok problemin oluşmasına yol açabilmektedir doğal olarak.

Ama yine de insan, en çok kendisine güvenmelidir bence. En çok kendisini sevmeli, kendisine inanmalı ve kendisine saygı duymalıdır. En çok kendisine değer vermelidir veya. Kendine güvendiği ölçüde insan ilişkilerinde olabildiğince temkinli davranır.

Olaylara daha ılımlı yaklaşır ve çevresinde daha yüksek bir motivasyona sahip olur.
Güven, hissedilen bir ihtiyaç olmasının yanında, içten bir bağlılık demektir. Her türlü işbirliği ve daha da önemlisi sadakat demektir.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Bir sonbahar daha kapıda
 . Farkındalık küçük yaşlarda başlar
 . Yine mutsuzuz
 . Her yaşta okunabilecek kitaplar
 . Bayram
 . Aşırı gürültüye de mi alıştık?
 . Ağacı bırakıp ormanı görmek gerek
 . İnternet okuryazarlığı eğitimi verilmeli
 . Yaşantı, düşüncelerin ürünüdür
 . Sınav bazen her şeydir
 . İsabetli bir karar
 . Şiddeti konuştuğumuz yeter!
 . Yeni sistemin ilk sınavı
 . Yeni bir sistem Yeni bir seçim
 . İnanç ve güven
 . Öğrendiklerini sorgula
 . Affetmek bir erdemdir
 . Yanılgı
 . Söz uçar, faal kalır
 . Profesyonel yalancı
 . Düşün, kodla, tasarla
 . Yer altındaki zenginliğimiz
 . Çaresizliğin öğrenilmesi
 . Sanal ortamda bilgi güvenliği
 . Düşünsel farkındalık önemlidir
 . Zaman tasarruf edilir mi?
 . Ebeveyn kontrolü şart
 . En çok kendine güven
 . Hayatın her anında öğrenme
 . Değişen benliğimiz
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya