23 Mayıs 2018, Çarşamba Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Eskiye özlem
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Dinleme sanatı
Hikmet Aksoy
Yesun oni nenesi!..
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜKOTOMOBİL MÜZESİ : KEY MUSEUM
Leyla Adın
Söz uçar, faal kalır
Yaşar Özen
Gazetecilik
Aykut Tuzcu
Olmadı Webo!
ÇOK OKUNAN HABERLER
Gaziantepspor'da yeni sezonun planlaması yapılıyor
Şampiyon Galatasaray’ın En Medyatik İsimleri
Gazişehir Gaziantep'te hareketli günler
Kur, faiz oranlarında ve döviz piyasasında sağlıksız fiyat oluşumları yaşanıyor
“Webo’nun penaltısında gözüm kapalı sağa atlayacaktım”
‘Çocuklarımız MÖP İle Tanışıyor’ projesinin sözleşmesi imzalandı
Avrupa'nın hokeyde gol kralı Mahmut Yunus Cengiz oldu
İzmir’de yaşayan kadını evlilik vaadiyle dolandırdı
“Kulüplerimizin Avrupa Şampiyonlukları milli takıma moral oldu”
Alman vatandaşlığına geçen yabancıların arasındaTürkler birinci sırada
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Leyla Adın
 
En çok kendine güven

   17 Mart 2018
 

Herkesin içinden çıkılması zor ve karmakarışık diye nitelendirdiği bazı anlar yaşadığı olmuştur hayatında. Tam da bu noktada insan, belirlediği yol doğrultusunda kendisine fikir verecek, danışacak samimi bir yüz veya içten bir ses arar.

Bazen, mantıksal bir çerçeve içerisinde ama çoğu zaman duygusal yakınlığa bağlı olarak yönelir insan ister istemez birilerine. İşte, bu yönelimi belirleyen ise, güven diye nitelendirdiğimiz kavramdır.

Güven duygusunu hissettiğimiz kişileri sever ve onlara karşı müthiş bir saygı duyarız genelde. Güvenin, çoğu zaman hayati önem taşıyan ihtiyaçlarımız kadar önemli ve var olması gerektiğini düşünürüm hatta. Çünkü hayata gözlerini açtığı anda başlar bu duygu ve yaşadığı süreçte de devam eder.

Bir bebek, güveni ilk, annenin sesi ve kokusu ya da ilk dokunuşunda hisseder mesela ve sonra ister istemez oluşan bu bağlılık ve güven yoğunluğunu, hayatının her alanında aramaya başlar.

Hemen hemen hayatımızın merkezine aldığımız bu kavramla ilgili ufak da olsa bir sorun yaşadığımızda ise, bu duygu gittikçe eksiliyor ama hiçbir zaman tam anlamıyla bitmiyor.

İnsan, tüm içtenliğiyle güven duyduğu kişilerle, her türlü işbirliği içerisine girer sorgulamadan ama bu duygu bir kere kırıldı mı, tamamen onarılması da imkânsız oluyor ne yazık ki. Bir kuş misali, ürktü mü geri gelmez kolay kolay belki ama ölmez de aynı zamanda.
Ama yine de, “Ben artık, kimseye güvenmiyorum” diyemiyor mesela insan. Güvenir çünkü. Güvenmelidir de aslında.

Her dakika, çevremizdekilerle etkileşim içerisinde olduğumuz için, bu duyguyu, hayatımızın her anında kullanırız neredeyse. İlk defa karşılaştığımız, konuştuğumuz bir insanın iyi olabileceği düşüncesi, ilk defa yemek yediğimiz bir lokantanın yemeklerinin eşsiz ve tam da damak tadımıza uygun olabileceği düşüncesi, ilk defa bindiğimiz bir taşıtta dahi hissettiğimiz veya işe alımın ilk sürecinde bile, insanlarda beliren ilk şey, yine güven duygusudur aslında.

Peki, girdiğimiz bir mağazada, sunulan çeşitli ürünler arasında bizi ilk seçeneği yapmaya iten, yine güven duygusu değil midir? Ve daha sayılamayacak kadar çok örneği bulunan durumlar var bu duyguyu yaşadığımız.

Yaşantımız içerisine, bu denli dâhil ettiğimiz güven kavramının eksikliği de birçok problemin oluşmasına yol açabilmektedir doğal olarak.

Ama yine de insan, en çok kendisine güvenmelidir bence. En çok kendisini sevmeli, kendisine inanmalı ve kendisine saygı duymalıdır. En çok kendisine değer vermelidir veya. Kendine güvendiği ölçüde insan ilişkilerinde olabildiğince temkinli davranır.

Olaylara daha ılımlı yaklaşır ve çevresinde daha yüksek bir motivasyona sahip olur.
Güven, hissedilen bir ihtiyaç olmasının yanında, içten bir bağlılık demektir. Her türlü işbirliği ve daha da önemlisi sadakat demektir.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Söz uçar, faal kalır
 . Profesyonel sahtecilik
 . Düşün, kodla, tasarla
 . Yer altındaki zenginliğimiz
 . Çaresizliğin öğrenilmesi
 . Sanal ortamda bilgi güvenliği
 . Düşünsel farkındalık önemlidir
 . Zaman tasarruf edilir mi?
 . Ebeveyn kontrolü şart
 . En çok kendine güven
 . Hayatın her anında öğrenme
 . Değişen benliğimiz
 . Ülkenin karanlık yüzü
 . Önyargısız dinle
 . Bitmeyen kavga
 . Evrende küçülen bir nokta
 . Bir dünya şiddet
 . Kim haklı? Doğru olan ne?
 . Daha çok saygı
 . Sadece bir saat
 . Yeni bir yıl demek
 . Değişmeyen zihniyet
 . Yıkamadığımız istihdam duvarı
 . Dünyayı çocuklar yönetsin!
 . Ne kadar da normalleşti her şey!
 . Öğreten
 . Alışkanlık mı, bağımlılık mı?
 . Bilinçli toplum, temiz çevre
 . Bu öğrenci taktı bana!
 . Bu hiç adil değil!..
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya