23 Ekim 2018, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
İstek ve arzular
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
FUTBOL
Hikmet Aksoy
Şimdi kılıf zamanı!..
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Harput / Elazığ
Leyla Adın
Yaşar Kemal’i okumalıyız
Yaşar Özen
İYİ Kİ VAR
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
.. Erbap Yorumu…
Aykut Tuzcu
Netice Hatice mi?
ÇOK OKUNAN HABERLER
Ankas’tan deplasmanda 1 – 2
Türkiye'deki erkeklerin ortalama 60 yaşında emekli olduğu görüldü
Beyin pili tedavisi ile hayata yeniden bağlandı
Başkan adayları seçmenlerine ulaşarak oylarını almaya çalışıyor
Amerika dolar yakıyor, gelişmiş ülkeler piyasadan para çekiyor
Sermaye güdümlü tarım politikaları kırsal kesimi iyice yoksullaştırdı
Bakış açısı değişmedikçe problemler çözülemez
Ara vermeden antrenman
PTT A.Ş. 178’inci kuruluş yıldönümünü kutluyor
“Şahıslara karşı işlenen suçlara devletin af yetkisi yoktur”
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Çok fazla konuşmak

   23 Mart 2018
 

Bir avcı ormanda dolaşıyormuş. Bir ara çok yorulmuş. Açlık ve susuzluk iliklerine kadar işlemiş. Dinlenmek için bir ağacın gölgesine oturmuş. Sağ tarafına dönünce orada bir insan kafatası görmüş.

Adam can sıkıntısından patlamak üzereymiş.
Doğaçlama olarak kafatasına “Merhaba” demiş. O da ne, kafatasından cevap gelmiş. “Merhaba”.
Avcı “Sen konuşuyor musun?” demiş şaşkınlıkla.
Kafatası “Evet” demiş.

Avcı şaşkınlığını üzerinden atmaya çalışarak, “Seni buraya, bu duruma ne getirdi?” diye merakla sormuş.


Kafatası derin bir iç çekerek, “Konuşmak, çok konuşmak” demiş.
Avcı korku ile oradan uzaklaşmış. Gördüklerine inanamıyormuş. Koşa koşa ülkenin kralının huzuruna varmış. Çünkü bütün bu gördükleri, yaşadıkları mucizevi bir şeymiş. Başından geçenleri krala anlatmaya başlamış. “Haşmetli kralım, ormanda dolaşıyordum. Yoruldum ve bir ağacın gölgesine oturdum.

Orada bir kafatası vardı. Ona ‘merhaba’ dedim. Kafatası da bana ‘merhaba’ dedi. Konuşan bir kafatası gördüm ve hemen gelip size haber verdim” demiş. Bunun üzerine Kral “Şaka yapıyorsun” demiş. Adam “Hayır, gerçekten doğru söylüyorum” demiş.


Kral bütün maiyetini de yanına almış ve adama “Hadi, beni o kafatasının olduğu yere götür” demiş. Avcı öne düşmüş, kral ve adamlarını kafatasının olduğu yere getirmiş. Kafatası orada duruyormuş. Avcı “Merhaba” demiş, ama kafatasından hiç ses gelmemiş.


Avcı yeniden yüksek sesle “Merhaba” demiş, ama yine ses yok.
Sana ne oldu? Neden benimle konuşmuyorsun” demiş, ama yine ses yok.
Bu durum karşısında kral çok kızmış. “Bunu zaten anlamıştım. Ya manyak, delinin tekisin ya da kafanda başka planlar var. Kesin şu adamın kafasını” demiş.
Cellat hemen avcının kafasını uçurmuş. Avcının uçan kafası eski kafatasının yanına yuvarlanmış.


Kral ve adamları çekip gidince kafatası avcının kafasına “Merhaba” demiş. Avcının kafası “Seni aptal, neden biraz önce konuşmadın?” demiş.
Kafatası “Seni buraya ne getirdi” diye sormuş.


Avcının kafası “Konuşmak, çok fazla konuşmak” diye cevaplamış.
Günlük hayatta başımıza bir çok şey, çok konuşmaktan geliyor. Herkes her konuda konuşuyor. Hayat boş ve insanlar bu boşluğu konuşarak doldurmaya çalışıyorlar. Bir insanla aynı ortamda konuşmadan kaç saat durabilirsiniz?
Birkaç kişi bir mekanda iseniz ve diğerleri ile konuşmazsanız hemen daralmaya, gerilmeye, sıkılmaya başlarsınız.


Koca koca adamlar televizyonda sadece konuşuyorlar. Yani hayatlarındaki boşluğu dolduruyorlar. Hayatını dolduran, dolu dolu yaşayan insan konuşmaya ihtiyaç duymaz. Yine günümüzde insanlar bu boşluğu sanal alem ile doldurmaya çalışıyorlar. Yalnız kalmak, sessiz olmak insanların en büyük kabusudur.

 
Sosyal medyada birbirlerine küfürler savuran insanlar, bunu gerçekten kızgın oldukları için yapmıyor, hayatlarındaki boşlukları doldurmak için yapıyorlar.
Tanımadığınız, yakından bilmediğiniz, sizin şahsınıza hiçbir kötülüğü dokunmamış insanlara karşı neden öfke, kin, nefret duyasınız?

Dinlemenin, susmanın fazileti binlerce yıldan beri anlatılır, ama yine de insanlar çok konuşmaktan kendilerini alamazlar.
Ne kadar çok konuşursanız o kadar çok başınız belaya girer.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . İstek ve arzular
 . Sevilen yük olmaz
 . Başkasının gözü
 . Farkındalıkla çalabilirsin
 . Asıl gayeyi unutmak
 . Putperes Kral
 . Her defasında bir adım
 . Ölü fare
 . Senin üstadın kim?
 . O bilmiyor
 . Merhamet
 . Sen ne görüyorsun
 . Dünyaya bağlılık
 . Eskiye özlem
 . Koşulsuz Şefkat
 . Sen öyle anladın
 . Değişime direnç
 . Garantisi var mı?
 . Bir siyasetçinin analizi: Stalin
 . Güzel, çok güzel
 . Duvara konuşmak
 . Ateist olmak
 . Sen bir aslansın
 . Mantığın ötesine geç
 . Ölüm girmeyen ev
 . Sen de uyuyor musun?
 . İçindeki göl
 . Çok fazla konuşmak
 . Şeytandan nefret et
 . Düşüncelerin senin mi?
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya