25 Haziran 2018, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Türk ekonomisi 2,9 büyüdü
 
Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü   Fırtına nedeniyle ağaçlar araçların üzerine devrildi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Senin üstadın kim?
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Çatıda Çatlak
Hikmet Aksoy
Haydi yaşama!..
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
BİR ADA İKİ DEVLET : KIBRIS
Leyla Adın
Yeni bir sistem Yeni bir seçim
Yaşar Özen
Katakulli
Aykut Tuzcu
Sandık sonuçları!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
AKP 8 vekillik alırken, CHP 2, MHP 2 HDP 1, İYİ Parti 1 milletvekili çıkardı
62 bin 739 uyuşmazlık anlaşma ile sonuçlandı
ABD Dışişleri Bakanı: 'Trump ve Putin yakın zamanda görüşebilir'
GKV’de “Özel, Kaynaştırma ve kapsayıcı eğitim masaya yatırıldı
Gaziantep’te 55 fabrika işçisi greve gitti
Suudi Arabistan’da kadınlar ilk kez trafiğe çıktı
Antep peyniri atak yaptı
Kendi istediğiniz mesleği seçin
“Stres yapmadığınız sürece başarı sizinle olacaktır”
Gençleri acımasızca zehirliyorlar
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Ölüm girmeyen ev

   04 Nisan 2018
 

Dervişin yanına yaklaşan kadın iki gözü iki çeşme ağlıyordu. Ağlaması hıçkırıklara dönüşmüştü. Epey ağladı ve üstat sadece onu izledi. Ağlaması yavaşlayan kadın, “Çocuğum öldü efendim” dedi.

Ben dul bir kadınım. Kocam yıllar önce öldü. Şimdi de çocuğum gitti. O benim ciğerparemdi. Ben onsuz ne yapabilirim? Yaşama sevincimi kaybettim. Artık hem dulum, hem de yaşlandım. Yeniden bir çocuk sahibi olamam. Ben ne yapacağım? Lütfen bana yardım edin”.

Büyük Sufi üstadı kadına gülümseyerek “Senden kasabadaki bütün evleri dolaşmanı istiyorum” dedi. “Bütün evleri dolaş ve hiçbir cenazenin, ölünün çıkmadığı evden bir avuç buğday getirmeni istiyorum. Sen o buğdayı getir ben çocuğunla ilgili bir şeyler yapacağım”.

Kadın hemen üstadın yanından uzaklaştı. Bütün evleri akşama kadar tek tek dolaştı. Girdiği her evden muhakkak bir cenaze çıkmıştı. Kadın “Belki cenaze çıkmamış bir ev vardır” diye umutla sokakları dolaştı. Bu durum karşısında kimisi kadına acıdı, kimisi “Ölümün uğramadığı ev olur mu? Sen manyak mısın?” diye onunla dalga geçti.
Kadın dolaştıkça içinde “Ölüm evrensel bir şeydir. Hiç kimse ölümden kaçamaz. Her canlı ölümü tadacaktır. Ölüm kişisel bir şey değil, yaşamın bir parçasıdır. Ölüm sadece benim başıma gelmemiş, herkes bu acıyı tatmış” düşüncesi oluşmaya başladı.

Akşama doğru kadın bitkin bir şekilde ve elleri boş bir halde üstadın yanına geldi. Kadını gören üstad, “Hani benim istediğim bir avuç buğday nerede?” dedi.
Kadın üstadın ellerine kapandı ve “Beni aydınlattın, başardın. Lütfen bana asla ölmeyecek olanı öğret. Çocuğumun geri dirilmesini istemiyorum. Çünkü yeniden dirilse bile bir zaman sonra yeniden ölecek. Eğer sonuçta ölecekse yeniden dirilmesinin anlamı nedir? Bana asla ölmeyecek içsel olanı öğret” dedi.
Ölüm çok acıdır. Hayatta ölümden daha acı bir şey yoktur. Ölümün acılığını hissetmeniz için evinizden bir cenazenin çıkması lazım. Komşu ölmüş, uzaktan bir akraba ölmüş onlar sizi pek etkilemez. Anneniz, babanız, kardeşiniz ölsün de siz o zaman görün ölüm ne kadar acı bir şeymiş.

Ölüm acı ama sonuçta doğal bir şey. Evinizden bir cenaze çıktığında sadece ölüm meleğinin sizin eve uğradığını sanırsınız. Halbuki bir günde binlerce insan ölüyor ve binlercesi de doğuyor. Başınıza bir bela ve musibet geldiğinde bütün bu olumsuzlukların sadece sizin başınıza geldiğini zannedersiniz.

Hastaysan hastaneye gidersin ve orada çok daha kötü hastalıkların olduğunu görürsün. Dünyada sadece sen iflas etmedin, onun için kendini helak etme.

Dünyada sadece sen kaza yapmadın, senin gibi milyonlarca örnek var. Unutma! Kazada, belada, ölümde, iflasta, zararda, hastalıkta yalnız değilsin. Bunların hepsi evrensel olaylardır. Her an milyonlarca insan bu acıları yaşıyor. Bu tür olayları kişisel olarak algılama. “Yaratıcının bana garazı var, benimle uğraşıyor” diye düşünme.
Ölüm meleği zenginin evine de, dilencinin evine de uğrar. Ölüm meleği kadar adil birisi yoktur. O işini harika yapar. Sen hayatını güzel yaşamaya bak. Ölüm vakti ve saati gelince zaten seni bulur.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Senin üstadın kim?
 . O bilmiyor
 . Merhamet
 . Sen ne görüyorsun
 . Dünyaya bağlılık
 . Eskiye özlem
 . Koşulsuz Şefkat
 . Sen öyle anladın
 . Değişime direnç
 . Garantisi var mı?
 . Bir siyasetçinin analizi: Stalin
 . Güzel, çok güzel
 . Duvara konuşmak
 . Ateist olmak
 . Sen bir aslansın
 . Mantığın ötesine geç
 . Ölüm girmeyen ev
 . Sen de uyuyor musun?
 . İçindeki göl
 . Çok fazla konuşmak
 . Şeytandan nefret et
 . Düşüncelerin senin mi?
 . Özgürlük sorumluluktur
 . Hakikati bilmek
 . Her şey satın alınamaz
 . Fakirlik neden var
 . Ya ölmeseydik
 . Her şey çok komik
 . Dünün mağduru bu günün zalimi
 . Kral Midas
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya