20 Ağustos 2018, Pazartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Ölü fare
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Kervan
Hikmet Aksoy
Bayramlar... İnsanlar... Kutlamalar...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
MEZOPOTAMYA’NIN İNCİSİ AMED / DİYARBAKIR
Leyla Adın
Bayram
Yaşar Özen
Katakulli
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Sonsuza dek duracaklar!
Aykut Tuzcu
DUZCU’SUNA KAVUŞTU
ÇOK OKUNAN HABERLER
Ciddi bir fiyat tarifesi uygulaması yok
“Kurban kesme yeri sokaklar değil kesim yerleri ve mezbahalardır”
Sefer tası ile işe gelen memur sayısı artıyor
Çare, çiftçinin birlik veya kooperatif kurmasında
Fillere tırnak bakımı yapılması ömürlerini uzatıyor
Kurban Bayramına ulaşmanın emsalsiz huzurunu yaşıyoruz
Manevi değerine uygun şekilde yaşanması önemli
Zabıta ekipleri bayram öncesi denetimdeydi
Memlekette askere gidecek adam kalmadı!!!!
Büyükşehir Belediyesi 2018 Yaz Spor Okulları sona erdi
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Çernobil olayı üzerinden insan manzarası...

   28 Nisan 2018
 
26 Nisa'n 1986 tarihinde, Ukrayna'nın Kiev kentinde Çernobil nükleer güç reaktörünün 4. ünitesi patlamıştı. Bu patlama 20. yüzyılın en büyük nükleer kazası olarak tarihe geçti.
Bu feci olayın üzerinden 32 yıl geçmiş bulunuyor.
Tarihte tam da günlerde yaşanan nükleer kazanın yarattığı radyasyon bulutları ülkemizde en çok Karadeniz'de etkisini gösterdi.
Karayel rüzgarının önce Bulgaristan, ardından Karadeniz üzerinden direkt Doğu Karadeniz'e gelen radyasyon yüklü bulutlar bu coğrafyaya yağmur olup yağdı.
Radyasyonun, etkisini, tehlikesinin ne olduğunu kimse bilmiyordu.
Mutad yaşam devam ederken; radyasyonla tanışan insanlara görsel ve yazılı medya ile tehlikeleri, korunma yöntemleri anlatıldı, ama yeterli olmadı. Çünkü, o günün koşullarında medya/iletişim bugünkü gibi güçlü/yaygın değildi.
Sonuçta, insanlar öğrendikleri kadarıyla yağmurda ıslanmaktan sakındılar.
Bir de yediklerine, içtiklerine dikkat etmeleri konusunda bilgilendirildiler.
"-Çayda, fındıkta radyasyon yok..." denildi.
Diyen kim?
Hükümet olanlar... Yani, devleti yönetenler.
Bundan daha büyük güvence mi olur?
Hem de tv'lerde gösteri yapıp, insanların gözünün önünde Seylan çayı içip "-Bakın, çayda radyasyon yok. Biz içiyoruz!.." deyip yalan konuştular.
Zamanın Başbakanı, Sanayi ve Ticaret Bakanı böyle güven verici açıklama yaparsa insanlar inanmayıp da ne yapsınlar.
İnsanlar çayda, fındıkta yoksa karalahanada yoktur, deyip; sarıldılar lahana çorbasına, çaya, radyasyon bulaşmış sebze ve meyveye...
Çay alımları başlamadan yapılan bu açıklamalar, sezon açılınca tornistan yedi.
"-Efendim, çayda çok az radyasyona rastlandı, onun için önlem olarak çay alımı yapılacak ama alınan çaylar işlenmeden toprağa gömülecek..." Tabii ki tepkiyi bastırma önlemi.
Fındık hasadı zamanı gelince durum daha belirginleşti.
"-Efendim, Ünye'den öteye olan alandaki fındık ürününün radyasyondan etkilendiği anlaşılıyor. Ürün alınıp depolanacak. Tahlili yapılacak..." açıklamaları...

***
İnsan neden gerçeklerden korkar?
Gerçekten korkmak, kaçmak, onu inkar etmek, görmezden gelmek çağımız insanının ayıbı olarak bugün de sırıtıyor.
Bilgili insan gerçekten korkmaz. En büyük tehlike; bilgili pozuna bürünen yalancı insanlardan gelir.
Radyasyon olayındaki tutarsızlık için insanlar; "Balık baştan kokar" değerlendirmesini yapmışlardı.
O dönem, şu dönem, bu dönem... Herhangi bir dönem... Hiç önemli değil.
Önemli olan devlet katında görev üstlenenlerin; yalan, riya vb. benzeri insan onurunu/güvenini zedeleyen, itibarını/saygınlığını yok eden konularda dikkatli olmasıdır kuşkusuz.
İnsanlar, görev verdikleri kişilere güven duymayı; böyle görmeyi her zaman kendilerine bir hak biliyorlar çünkü...
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Bayramlar... İnsanlar... Kutlamalar...
 . Trum'tan çok ABD toplumu kabahatli...
 . Simgelere Sığınmanın anlamı...
 . Bu siyaset labirentinden çıkış yolu
 . ABD yanlış yolda...
 . Karınca gibi olamamak...
 . Trump'ın gözdağı manevraları ve Türkiye...
 . Özür dilerim...
 . ABD, "Karilarunızlan yatamazsınız..." derse...
 . Yurttaş bıktı, usandı...
 . Ulusal birlik için çağrı zamanı
 . Birlik olmazsak!..
 . "Kuvayı Milliye Ruhu" şart...
 . Kasım Gülek yaşasaydı...
 . CHP ve kendi kendini yemek!..
 . Milli eğitim... Milli sorun...
 . "Günaydın!.." demek çok mu zor?
 . "Dün sen... Bugün ben!.."
 . Havai fişek surumsuzluğu, düğünler ve yetkililer...
 . Akşener, annelik duygusu...
 . Gazi'nin "Model Türkiye"si...
 . Karanlık gelirken...
 . Sorunlar bizim. Karanlığa izin yok!
 . Meral Akşener bırakmamalı...
 . Üretici ve tüketici nasıl korunacak?
 . Çok bilmek, tam bilmemek...
 . Bu yanlış ne zaman bitecek?
 . Ekonomide "har vurup harman savurma..."
 . Akıntıya kürek çekmek...
 . Yerel seçimler ve "kırsal" Belediye Başkanları...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya