20 Nisan 2019, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Sahiplenmek öldürür
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Kelin Merhemi
Hikmet Aksoy
Oy dingala dingala...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
Avrupa’nın Başkenti : Brüksel
Leyla Adın
Sözün gücü ve etkisi
Yaşar Özen
Gesi ve Tavlusun
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Büyücülük
Av. Aziz Canatar
Adelet ve yargı (4)
Aykut Tuzcu
Hükümet Kadın!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Yeni istihdam alanları ile işsizliğin önüne geçilebilir
Demokrasi kazandı
Ramazan Bayramı tatili 9 güne çıkarıldı
Atanmayı bekleyen 400 bin öğretmen var
Esnaf gelecekten pek de umutlu değil
SANKO Okulları öğrencisi Alper Gezer piyanoda ikinci
Bakır fiyatlarının istikrarsız olması sektörü endişelendiriyor
Gazişehir, Bolu deplasmanına gidiyor
Yayımlanan kitap sayısı ise 61 bin 235
AK Parti'de 10 il başkanı topun ağzında
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Metin Atamer
 
TAMAM

   15 Mayıs 2018
 
Hüsamettin Bey, mahallemizde sessiz sakin yaşayan bir aile babası idi. Kendisi Devlet Demir Yollarında çalışırdı. Sabahları Hüsamettin Bey evden 08.20 de çıkar, iki alt sokağın karşısında Kurtuluş tren istasyonu vardı. 08.35’deki trene biner, çalışma yeri olan Ankara garına giderdi. İnce zayıf yapısı, koyu gri fötr şapkası vardı. Yaz ve kış bu şapka onun başından hiç eksik olmazdı. Köşe başındaki iki katlı müstakil kırmızı bir evde otururlardı.

Merdivenle çıkılan evin girişinde balkon gibi bir yer vardı, eve oradan girilirdi. Burası aynı zamanda mutfak girişi idi. Hüsamettin Bey’in evden çıktığını gördüğünüzde, saatlerinizi ayar yapabilirdiniz. Dakik bir hayatı vardı. Akşam 17.25 treni ile istasyona gelir, oradan evine yürürken bazen kasap Rıza ile konuşur, bazen de Bakkal Mustafa Bey’le kısa sohbet ederdi. Ayakkabı tamircisi Mehmet ustaya selam vermeden geçmezdi.
Mahallede yaşayan başka insanlarla fazla bir muhabbeti yoktu.

Akşam gelir, mutfak balkonunda küçük çilingir masasını kurar, aheste bir akşam demi yaşardı. Bahçelerinde dut, kiraz ve erik ağaçları vardı. Her sene bu ağaçlar çok verimli olurdu. Mahalledeki çocukların bu ağaçlara musallat olmasına ses çıkarmazdı. Zaten kendi evlerindeki çocuk sayısı dokuz idi.
Biz Hüsamettin Bey’in kızdığını hiç görmezdik. Bunu evdeki çocuk sayısına yorardık.

Hüsamettin Bey’in evi iki sokağın kesiştiği yerde ve iki katlı idi. Alt kata girmek için önce üst kattan girmeniz gerekmekteydi. Hüsamettin Bey’in eşi Ayşe Hanım, ufak tefek bir bayandı. Biraz tombul olduğundan, her iki yana yalpa yaparak yürürdü. Her Perşembe günü Siyasal Bilgiler Fakültesinin karşısında, ana caddenin arkasında, kurulan pazara giderdi. Yazları kimi zaman benim validemi de alır, beraber giderlerdi. File taşımak konusunda yetenekli bir kadındı.

Kimi zaman Pazar yerinde hammallar dolaşır ‘Taşıyalım’ derlerdi. Ancak ne annem nede Ayşe Hanım bu konuya yanaşmazlardı. Nede olsa bir hammala verilecek 50 kuruşla birkaç kilo domates alınırdı. Ayşe Hanımın dokuz çocuğunun sadece biri erkek, diğerleri kızdı. Her birinin ismi kafiye ile bir birini tamamlıyan isimlerdi. Aralarında bir erkek çocuğun ismi Oktay olarak konulmuştu. Hüsamettin Bey akşamları yemeğini yalnız başına balkonda yerdi. Bunun nedenini hiç bir zaman öğrenemedik.

Sekizinci çocuğu YETER bizim sınıfta idi. İlkokulda daha birinci sınıfta idik ve Yeter, bir kardeşi daha olacağını söyledi bizlere . Yeter‘in hesabına çok sevinmiştik. Yeter ailede 8’inci çocuk idi ve bunların 7’si kız kardeşti. Ben bu kalabalık aileyi dışardan seyrederken hem gıpta ediyor, hem de bir evde bu kadar kalabalık aile içinde nasıl yaşanır diye düşünürdüm. Ailede hepsi tahsilleri için çeşitli okullara gidiyorlardı.
Mahallede yaz kış terlikle dolaşan bir kadın vardı, adına Terlikci Emine derlerdi. Kendisi alaylı ebelik yapardı. Bir evden diğerine koşardı. Aynı zamanda iğne de yapardı.
O gün bir telaşla Terlikci Emine, Hüsamettin Bey’in evlerine koşarak geldiğini gördük. Bir zaman sonra evden çıkarak gittiğini izledik.
Evde mutlaka bir olay vardı diye düşündük. Kısa bir süre sonra sokağa Yeter çıktı. Babası Hüsamettin Bey’de eve gelmişti. Evdeki telaşın ne olduğunu hemen sorduk. “Bir kızkardeşim daha oldu, babam onun adını TAMAM koydu” diye konuştu.

Yeter’in Tamam isimli bir kız kardeşi olmuştu. Daha sonra Yeter’in hiç kardeşi olmadı, diye hayattan bir kesit aktardım, hem nalına hem mıhına.
Kıskanma ne olur,,,
Çalış, senin de olur!
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Kelin Merhemi
 . Topal Ördek
 . Bir Sandık Sonrası
 . İNANÇ
 . Anadolu
 . ANAHTAR
 . Seviye
 . Kendine yeten 7 ülke
 . Kelime Oyunu
 . Kasap et derdinde koyun can derdinde
 . 2019 RAKAMLAR
 . EKO
 . Kemancı
 . SANAT
 . Ahlaksız Teklif
 . BİR ACI HİCAZ
 . RAKAMLAR
 . MAARİF
 . TRAFİK
 . Eğri Oturup
 . İsmail Dede Efendi
 . FUTBOL
 . STRUMA
 . TİMEO
 . HARBİCİ
 . ATA SPORU
 . BU KURBAN
 . Kervan
 . Silistre
 . Duruş
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya