20 Eylül 2018, Perşembe Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Farkındalıkla çalabilirsin
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
TİMEO
Hikmet Aksoy
Tarım ekonomisi nerede? Sanayii ne oluyor?
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
KOMŞU ADAMIZ: SAMOS(2)
Leyla Adın
Farkındalık küçük yaşlarda başlar
Yaşar Özen
Katakulli
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
PERDE KALKARKEN(2)...
Aykut Tuzcu
amazon.com.tr
ÇOK OKUNAN HABERLER
Öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim yılını kutladı
Kapkaçcılar cep telefonu çaldı
Satışlar geçen yıla oranla yüzde 12,5 oranında azaldı
Daha kaç işçinin ölmesi gerekiyor?
Japon İşbirliği Aajansı'nın yetkilileri Kilis'te atık su arıtma tesisini ziyaret etti
Güvence içermeyen her türlü istihdamın son bulması gerekir
Antep’in yöresel yemeklerini fotoğraflarla tanımlayacaklar
Ankas’ı Seç Turizm taşıyacak
‘Kriz en çok bizi vuruyor”
4 önemli galibiyetle ödül kürsüsünde sevinç yaşattı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Önce kendine yalan söyleme...

   08 Haziran 2018
 
Önceki gün iftar işini konu edindik ya; meğer yurdun diğer yörelerinde de bu konudan yakınanlar varmış.
Bizimkisi iftara siyasetin bulaştırılması idi.
Öbürleri de iftarda askeriyenin alkışından yakınıyormuş...
Biz yazdık, kimileri konu edinip çizdiler mi bilemiyorum, ama bu yıl iftarlar 24 Haziran seçimleriyle çakışınca böylesi manzaralar daha dikkat çeker oldu.
Hani, 1960'larda bayan siyasetçilerden birinin; "-Gözüme bakın, anlarsınız!.." imalı söylemiyle anlattığı meramını/derdini şimdikiler insanın gözüne gözüne üfleyip/söyleyip zorla sokuyor adeta...
Önce iftarı yaptırıyor, sonra da geçiyor iftar yapanların daha elini, ağzını yıkamadan başlıyor, -kendince- yaptığı işlerin reklamını yapmaya...
Hani, eskiden pazarlarda çığırtkanlar vardı, onun gibi...
"-Benim sütüm aaak!.. Gelde baaak! " örneği..
Oysa, geçmişteki bayan siyasetçi gibi, "- Gözüme bakın, ne diyeceğimi anlarsınız!.." dese ya, iftara ne siyaset karışacak, ne de yakınma konusu olacak.
Ama aradan yarım yüzyıldan fazla zaman geçti.
Siyasetçi de değişti...
Siyaset yapma anlayışı da bozuldu...
Siyasete soyunan da azaldı.
Suyun başına geçenler, pardon siyaseti yönlendirenler; akademisyenleri, bilim/sanat, kültür insanlarını görmezden geliyorlar.
Onları yanlarında görmek istemiyorlar.
Böyle olunca da siyaseten yapılan yanlışlarla gelinen nokta ortada...
İyi bir sonuç/anıt olsaydı, hepimizin vicdanen alkış tutma görevi doğardı elbet...

***
Aklımızda kalan; bayan siyasetçinin imalı, centilmen ve kısa mesajı -araştırıldı mı bilemiyorum- dünyanın en kısa nutkudur belki de...
Ne güzel değil mi? Az ve öz konuşmak...
Böyle olabilmek de kişisel bir zenginlik elbet...
İnsan önce her alanda birikimli olacak... Yaşamı her yanı/yönüyle tanıyacak... Okuyacak, öğrenecek, gezecek, görecek, yorumlayabilecek...
Dünya gidişatından haberdar olacak...
Kısacası "boş adam" değil, dolu olacak...
"Boş" dedim de açıklayayım... Davul gibi olmayacak... Tokmağı vuranın sesi olmayacak.
Bizde siyaset; "emre itaat" bağlılığı içinde düşünülmeye başlandığından bu yana demokrasinin aldığı yarayı gören yok maalesef...
Konuyu dağıtmadan toplayayım. Yöneticiler, siyasetçiler her yerde ve her zaman toplum önünde davranış ve söylemleriyle hep örnek olmak, güven vermek durumunda olduklarını hiç unutmamalılar.
Böyle bir övünme rüzgarına kendini hiç kaptırmamalı... Bir de başkasından önce kendine yalan söylememeli...
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Tarım ekonomisi nerede? Sanayii ne oluyor?
 . Demokrasi Siyasetçi ve Bağımsız yurttaş...
 . Nereye böyle?
 . Kadınlar ve ekonomi
 . Kendi kendini atlatanlar aldatanlar...
 . THY ve yerel gazeteler...
 . "Arka bahçe" lerden bugüne...
 . İşte bu olmamalı...
 . İnsan olan herkesin görevi..
 . Un, su, şeker var ama...
 . Kimi "Hin oğlu hin" insanlar...
 . İletişim cahilliği, kişiler ve kurumlar...
 . Ulus heyecanı ve demokrasi iklimi...
 . Siyasetçi "Ülke Şarkısı" söylemeli...
 . Batı'da olsaydı...
 . Piyasa denetimi, zamlar ve ulusal bilinç...
 . Büyük Zafer ve Demokrasi Savaşı...
 . Batı'nın samimiyetsizliği ve Türkler...
 . Büyük zaferin düşündürdükleri
 . Gazeteler ne olacak?
 . Siyasetçi önce Atatürkçü olmak zorundadır
 . Avrupa Avrupa derken Ortadoğulu olmak...
 . Bu anlayışla daha acılar yaşarız...
 . Bayramlar... İnsanlar... Kutlamalar...
 . Trum'tan çok ABD toplumu kabahatli...
 . Simgelere Sığınmanın anlamı...
 . Bu siyaset labirentinden çıkış yolu
 . ABD yanlış yolda...
 . Karınca gibi olamamak...
 . Trump'ın gözdağı manevraları ve Türkiye...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya