21 Eylül 2018, Cuma Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
ANAP’ın bomba gibi adayı
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Farkındalıkla çalabilirsin
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
TİMEO
Hikmet Aksoy
Tarım ekonomisi nerede? Sanayii ne oluyor?
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
KOMŞU ADAMIZ: SAMOS(2)
Leyla Adın
Farkındalık küçük yaşlarda başlar
Yaşar Özen
Katakulli
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
PERDE KALKARKEN(2)...
Aykut Tuzcu
amazon.com.tr
ÇOK OKUNAN HABERLER
Öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim yılını kutladı
Kapkaçcılar cep telefonu çaldı
Satışlar geçen yıla oranla yüzde 12,5 oranında azaldı
Daha kaç işçinin ölmesi gerekiyor?
Japon İşbirliği Aajansı'nın yetkilileri Kilis'te atık su arıtma tesisini ziyaret etti
Güvence içermeyen her türlü istihdamın son bulması gerekir
Antep’in yöresel yemeklerini fotoğraflarla tanımlayacaklar
Ankas’ı Seç Turizm taşıyacak
‘Kriz en çok bizi vuruyor”
4 önemli galibiyetle ödül kürsüsünde sevinç yaşattı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
 
Senin üstadın kim?

   25 Haziran 2018
 
Hayat ibretlik olaylarla, hadiselerle doludur. Bazen size bir kedi, bazen bir fırtına, bazen de bir çocuk üstatlık, öğretmenlik yapabilir.
Ünlü Sufi düşünür İbrahim Ethem ölmek üzereymiş. Yanında bulunan bir öğrencisi sormuş. “Efendim, üstadın kimdi?”
Üstat İbrahim Ethem “Bunu sormak için artık çok geç. Zaman kısa ve ben ölmek üzereyim”.
Mürit “Hala hayattasın ve konuşabiliyorsun. En azından bize adını söyleyiver” demiş.
Üstat “Bu çok zor olacak. Üstatlarımın sadece adını saysam günler alır. Ama içlerinden üç tanesini kısaca anlatayım” demiş. Ve anlatmaya devam etmiş.
Bir gün çölde kaybolmuştum. Hakikat arayışım devam ediyordu. Gece yarısı bir köye geldim. Hanlar, dükkanlar kapanmıştı. Dışarıda kimsecikler yoktu. Başımı sokabileceğim bir yer arıyordum. Aç ve susuzdum. Birilerine bir şeyler sormak için arayış içindeydim ve tam bu sırada bir evin duvarını delmeye çalışan bir hırsız gördüm. Yanına yaklaştım ve nerede kalabileceğimi sordum. Hırsız beni iyice süzdü. ‘Ben bir hırsızım ve sen de bir sufi’ye benziyorsun. Şu anda her taraf kapalı ve uykuda… Eğer istersen, bir hırsızla kalma cesaretini gösterebilirsen, benim evimde kalabilirsin’ dedi.
Önce biraz tereddüt ettim. Eğer bir hırsız, bir sufi ile kalmaktan korkmuyorsa benim de ondan korkmama gerek yok diye düşündüm. Hırsıza geleceğimi söyledim ve onun evine gittim. Adam bana çok iyi davranıyordu. Çok iyi bir insandı. Tam bir ay boyunca onun yanında kaldım. Hırsız her akşam işe gidiyordu. Giderken ‘Ben işe gidiyorum. Sen ibadetinle meşgul ol’ diyordu. O geri geldiğinde ‘Ne yaptın? Bu gün bir şeyler alabildin mi?’ diye soruyordum. ‘Bu gece olmadı. Yarın yeniden deneyeceğim. Allah’ın izni ile bu iş olacak’ diyordu. Bir ay boyunca hep eli boş döndü, ama o hep umutluydu, mutluydu. Yıllardan beri ibadet ediyordum. Zikirlerim vardı. Ama kendimde bir farklılık hissetmiyordum. Tam ümidimi yitiriyordum ki bu hırsızın ‘Allah’ın izni ile bu iş yarın olacak’ sözünü hatırladım. O kötü bir şey yapıyordu ama gene de ümidini hiç yitirmiyordu. Hırsızdan ders aldım ve çalışmalarıma devam ettim. Sonunda arzuladığım makamlara ulaştım. Benim ilk üstadım bir hırsızdı.
İkinci üstadım ise bir köpekti. Bir gün çok susamıştım. Su içmek için küçük bir göletin başına geldim. Benimle beraber bir köpek de geldi. O da çok susamıştı. Su içmek için gölete eğilen köpek orada bir köpek gördü. Bu kendisinin sudaki aksiydi. Korktu ve havlamaya başladı. Sudaki görüntü de havladı. Köpek korkarak kenara çekildi. Ama susuzluğu o kadar fazlaydı ki sonunda dayanamadı ve kendini suyun içine attı. O anda görüntü kayboldu ve o da suyunu içti. Buradan korkularımla yüzleşmem gerektiğini çıkardım. Korkularımın, kaygılarımın, umutsuzluklarımın içine dalmalıydım. Ve bir gün bilinmezliğin içine daldım, gözden kayboldum ve geride bilinmezlik kaldı. İkinci üstadım da bir köpek oldu.
Üçüncü üstadım ise bir çocuktu. Bir gün yine akşam üstü bir şehre vardım. Küçük bir çocuk elindeki mumla camiye doğru gidiyordu. Rüzgarın mumu söndürmemesi için elini muma siper yapıyordu. Onun yanına gittim. ‘Mumu kendin mi yaktın?’ dedim. ‘Evet, efendim!’ dedi. Şaka yollu ona takılmak istedim. “Işığın nereden geldiğini bana söyleyebilir misin? Mumun yanmadığı, ışığın olmadığı bir an vardı. Sonra da ışığın yandığı bir an oldu. Işığı sen yaktın, öyleyse ışığın nereden geldiğini de bilebilirsin’ dedim. Çocuk gözlerimin içine bakarak güldü. Elindeki muma üfledi ve onu söndürdü. ‘Şimdi ışığı sönerken gördün, ışık nereye gitti? Hadi sen bunu bana söyle, ben de senin sorunun cevabını vereyim’ dedi. O anda bütün egom yerle bir oldu. Enaniyetim paramparça oldu. Bunun üzerine bütün algılarımı, önyargılarımı bıraktım. Aptallığımın farkına vardım. Aslında hiçbir şey bilmediğimi fark ettim”.
Derin bir nefes alan İbrahim Ethem “Daha bir çok üstadım var, ama onları anlatacak zamanım kalmadı” dedi.
Hayatın her aşamasında ibret alacağımız hadiseler var. Yağmurun yağmasından ders alabilirsiniz. Bir arı, karınca sizin için büyük bir üstat olabilir. Ama insanlar ders çıkarmayı, ibret almayı pek istemezler. Bunlar egoya ağır gelir. Farkındalıkla yaşayan her insan her şeyden ders alır. Hayatı daha dolu, canlı, mutlu ve huzurlu yaşarlar. Üstat, öğretmen kapı gibidir. O kapıdan içeri girerek daha ilerilere gidersin. Üstat senin elinden tutarak seni varoluşla tanıştırır, hakikatle yüzleştirir. Üstat sana bütünlük içinde bir damla olduğunu hatırlatır ve seni bütünün içine dönmeye ikna eder. Her olaya bir ibret nazarı ile bakarsan binlerce üstadın olur.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Farkındalıkla çalabilirsin
 . Asıl gayeyi unutmak
 . Putperes Kral
 . Her defasında bir adım
 . Ölü fare
 . Senin üstadın kim?
 . O bilmiyor
 . Merhamet
 . Sen ne görüyorsun
 . Dünyaya bağlılık
 . Eskiye özlem
 . Koşulsuz Şefkat
 . Sen öyle anladın
 . Değişime direnç
 . Garantisi var mı?
 . Bir siyasetçinin analizi: Stalin
 . Güzel, çok güzel
 . Duvara konuşmak
 . Ateist olmak
 . Sen bir aslansın
 . Mantığın ötesine geç
 . Ölüm girmeyen ev
 . Sen de uyuyor musun?
 . İçindeki göl
 . Çok fazla konuşmak
 . Şeytandan nefret et
 . Düşüncelerin senin mi?
 . Özgürlük sorumluluktur
 . Hakikati bilmek
 . Her şey satın alınamaz
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya