21 Eylül 2019, Cumartesi Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Yaşamadıktan sonra
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Dinleme adabı
Hikmet Aksoy
Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
Celal Deniz
Irkçılığın tedavisi var mıdır?
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Doğadaki çevrimlerden en önemlisi: Su çevrimi
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Çevresel mahpusluk
Veli Yalçın
Küçükköy / Ayvalık
Leyla Adın
Öfke kontrolü
Yaşar Özen
GAZETECİLİK
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Endişe dağları bekler
Av. Aziz Canatar
Adli yıl açılışı (2)
Aykut Tuzcu
Gül-Pelikancılar çatışması!
ÇOK OKUNAN HABERLER
Tüketici güven endeksi 55,8 oldu
İstanbul'da yağışlı hava kazaları da beraberinde getirdi
Dev tatbikatta bu kez balistik füze kullanıldı
Göçmen botu battı, bir bebek kayıp
Öğrenciler “İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması”na katılıyor
Transfer çılgınlığına son verilmeli
Ekonomi Zirvesi 1 milyar dolar iş hacmi hedefliyor
e-Fatura şirketlerin masraflarını 300’de 1’e indiriyor!
Yükseköğretim mezunlarının yüzde 2,2’si yoksul
TCDD Genel Müdürü görevden alındı
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Un, su, şeker var ama...

   11 Eylül 2018
 

Ağustos böceğini bilmeyen yoktur sanırım. Hani şu, yaz günlerinde sabahtan akşama değin cır cır cır öten böcek...
Arı da zar kanatlı böcek...
Ağustos böceği de...
Aralarındaki fark arının bal üretmesi...
Ağustos böceğinin ötmesi...
İkisi de mevsimsel çalışır. Arı, ilkbahardan başlayan bal üretme çabasını tüm yaz ayları boyunca ve sıcak geçen sonbaharlarda da sürdürür.
Yararlı bir böcektir arı... Ama hiç kızdırılmaya gelmez. Hele yuvasını bozarsanız, iğnelemesi çok can yakıcı olur.
Kimi insanlar için de ölüm tehlikesi taşır.
Ama bizler arıyı bal ürettiği için yararlı görür, kabul ederiz.
Ağustos böceği öyle değil... Ne çıkardığı ses kulağa hoş gelir, ne de boşa geçen yaşamı ilgi çeker.
Yararlı olan herşey makbuldür, değerlidir, ilgi çekici ve hoştur insan için...
Arı ve Ağustos böceğinden birini tercih ediniz desem, mutlaka "arı" diyeceğinizi adım gibi biliyorum.
Burada yanılgı payını sıfır düzeye indiren insandır yine...
Ama insanın göz göre göre aldanmayı/yanılmayı tercih edişine ne dersiniz.
Spor dünyamızdan söz açmak istiyorum.
Son yıllarda futbol dünyamıza bulaşan "yabacı futbolcu transferi hastalığı" uğruna nice milyon Doların heba olduğunu şimdi daha anlar bir durumdayız.
Ne yazık ki milyon Dolarlar uçup gittikten sonra...
Türk futbolunu "yabancılar pazarı"na çevirenlerin amacı futbolu bir aşama daha öteye taşımak olduğunu iddia eden var mı?
Yoksa başkanlık koltuğundan kalkmamak, kısa vadeli başarılar kazanmak ve günlük başarılarla yetinmek için mi?
Nereden bakıp değerlendirseniz ortadaki gelişme ya da başarı havaya uçup giden milyon Dolarları geri getirmez.
Türk futbolu kendi iç kaynaklarını harekete getirecek akıl hamlesinden yoksun olunca Avrupa'nın çöplüğe atacağı şöhretlerinin kurtarıcılığı umudundan medet umar oldu.
Sonuç?..
Sonucun ne olduğu ortadaki skorlardan anlaşılıyor.
Milli takım oluşumunda iç kaynaklardan çok dış sahalarda oynayan Türk futbolculara "kurtarıcı" gözüyle bakılıyor, rol veriliyor.
Doğru da, akıl şimdi mi başa geliyor.
Bu köprülerden çoktan nice zaman önce geçmiş değil miyiz?
Skorlar hüsran göstergesi oldu, başarı ibresi hep yerinde saydı.
Böyle bir duraklama değil, gerileme döneminden geçiyor Türk futbolu...
Teknik yönetimini bile yabancı "teknik adam"a teslim eden bir "futbol milli takımı" var bu ülkenin... Sanki bu konu daha önce hiç gündeme gelmemiş, başarısızlıklar yaşanmamış gibi... Tekrar deneme hevesi... İş bilmemezlik...
Teknik direktöre milyon Dolarlar...
Futbolculara milyon Dolarlar...
Ve yaşasın Türkiye...

***
Türkiye'de insanlar; ekonomik bir kriz için fedakarlık yaparken; önceki yıllarda futbolcu transferinde yaşanan Dolar harcama sorumsuzluğunun bedelini de ödüyorlar şimdi...
Kulüp yöneticisine transferdeki Dolar savurganlığının ülke ekonomisine yaptığı tahribatı kimse sormuyor, niçin?
Yani bu alanda döviz çarçuru yapmak serbest mi?

***
Yukarıda sözünü ettiğimiz Ağustos böceğinin yaşamı boyunca ötüp ötüp sürdürmesine benzemiyor mu, bu döviz konusundaki sorumsuzluk?
"Yerli ve milli modası" zuhur etmişken; futboldaki döviz harcama sorumsuzluğuna son vermenin zamanı geldi ve geçti bile...
Gözümüzü/gönlümüzü futbola doyuracak kuşakları, yabancılara döviz yağdırarak değil; o olanakları/paraları kendi çocuklarımıza harcayarak yaratmanın peşine düşelim. Avrupa'da "ikinci el" piyasasına düşmüş sporcuların peşine değil.
Her işte olduğu gibi, futbolda da, "un, su, şeker" var ama helva yapmayı bilmiyoruz.

 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Demokrasi yarışı ve ülke gerçekleri...
 . Sağ siyasette lodoslu günlere doğru
 . Umudun yanında yalan dolan olmasa
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
 . RTÜK ve Radyo-TV yayıncılığı...
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya