19 Şubat 2019, Salı Favorilere ekleAçılış sayfası yapKünyeİletişim
 
Anasayfa Güncel Siyaset Ekonomi Spor Sağlık Kültür-Sanat Yaşam Teknoloji Video Haber English Dünyadan
ÜYE ALANI
Üye Ol     Parola Hatırlat
 
O bir dev !   Dubaili hackerlarla işbirliği yapan dolandırıcılara suçüstü
 
Elektronik atıklar ağaca dönüştürülüyor   Gaziantep Tanitim Filmi
KÖŞE YAZILARI
Nurgün Balcıoğlu
Mösyücüğüm, güle güle…
Uzm.Psikolog Hayrettin Şahin
Bir damla sevgi uğruna
Ülkü Tamer
Ayfer Tuzcu Ünsal
KADINLAR VE İNEKLER
Metin Atamer
Kelime Oyunu
Hikmet Aksoy
Oy dingala dingala...
Celal Deniz
AKP KÜRTLERİN TEPKİSİNİ ÖLÇÜYOR
Sümeyra Yapıcı
NEDEN HAYIR DİYEMEYİZ?
İlter Serim
Taşımacılık (Transportasyon) Ulaşım – Ulaştırma
Özer Karınca
Herkes kendi adaletini sağlarsa
Halit Ziya Biçer
Şikayetname
Prof.Dr.Can Akkoç
Gaziantep *olayı* (1973-84) (15)
Veli Yalçın
İzmir’in Tarihi Semti: Basmane
Leyla Adın
Bir insanı en iyi üslubu tanımlar
Yaşar Özen
Gesi ve Tavlusun
Doç. Dr. A. Sera Özbaşar
Asgari müşterekler...
Aykut Tuzcu
GAÜN Rektörü ve Prof. doktorları!..
ÇOK OKUNAN HABERLER
Konut satışları azaldı
Her yıl 8 milyon ton plastik doğaya karışıyor
SASA net kârını yüzde 293 arttırdı
14 muvazzaf asker hakkında gözaltı kararı
15 ilde kurulu 31 lisanslı depo var
Engellilerimiz mevcut yardım ve hizmetlerden yararlanabilecek
Fransa’ya ihracatta hedef 1 milyar doları geçmek
Operasyonda bin 857 adet sikke 538 adet altın yüzük ele geçirildi
Whatsap istek hattıyla fikirler projelendirilecek
Binali Yıldırım TBMM Başkanlığı’ndan istifa etti
E-GAZETE
      
RÖPORTAJ

Türkiye, dünyanın sağlık merkezi konumuna geliyor
Gaziantep Üniversitesi gerek hizmet olarak gerekse bölgeye hitap etmesi açısından Türkiye’nin sayılı üniversitelerden bir tanesidir
ANKET
Teröre destek verenler için idam cezası getirilmeli mi?
     
Önemli Bilgiler
Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Önemli Telefonlar Vefat Edenler
Döviz Kurları & Altın
 
  Hikmet Aksoy
 
Yalan!..

   10 Ekim 2018
 
İnsan olan herkes doğru ve yanlış kutupları arasında tercihini hep aydınlıktan, güzelden vb. özlemlerden yana kullanır.
Yani insan önce doğru olur, doğruya koşar, doğruyu sahiplenir, savunur, bu uğurda savaşır.
Zaten insan da bu durumuyla/tutumuyla erdem kazanır.
Yücelir...
Toplum katında saygınlık kazanır.
Yaşamın bir anlamı da bu zaten.
Yüce dinimiz de inananların doğru olmalarını anımsatıp, doğruluktan ayrılmamalarını emreder/ister.
Doğruluk huzurdur ayrıca...
Çünkü, insanın iç ve dış dünyasının aynı frekansta ya da aynı akortta olması ancak ve ancak "doğru" olmasıyla doğru orantılıdır.
Bunun için hep seçkin kimlik kazanmış insanlar için "içi dışı bir, doğru" tanımlaması yapılır.
Ne mutlu yaşamını "bir çizgide/doğrultuda" götürenlere.
*
Yaşamda öyle gerçekler var ki, bunlar Yüce Rabb'ın takdiri ile oluşmuş, dünya ikilemler diyebileceğim durumlar üzerinden şekillenmiş, "böyle gelmiş, böyle gidiyor."
Anot ve katot kutupları...
Biri olsa, öbürü olmasa ne olur?
İki ana renk, siyah ve beyaz... Siyahı da, beyazı da yok saysak, beğenip hayran kaldığımız tablolar yapılabilir miydi?
Ya da soğuk ve sıcak algısı olmayan bir insanlığı düşünebilir misiniz?
Doğum ve ölüm olayı... Doğan her insanın ölümü tatması... Düşününüz, doğum var ki, ardından ölüm geliyor.
Şunu belirtmek istiyorum, ilahi adaletin bildiğimiz nice gerçekleri ve bilemediğimiz nice gizi/sırrı yaşamın düzenine sınırlar getirmesi hep iyilik, güzellik, mutluluk ve sonunda dünya huzuru gerçekleşsin diyedir hep.
*
Gerçek ve yalan...
İnsanın ak ve kara yüzü...
Gerçeği sahiplenmenin, gerçekçi olmanın; insan onurunu, insanın iç dünyasını yücelttiğini, insanlar arasında saygı ve güven duygularını pekiştirdiğini, insanı dinin istediği "örnek insan" yaptığını bilmeyen yok sanırım.
Gerçeği sahiplenenlerdir doğru olan...
Ama yalan öyle mi?
"Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" derler, ama kimi geri kalmış toplumlarda yalanın geçerliliği gece-gündüz sürer gider.
Yalancı insan, önce kendi kişisel çıkarları üzerine kurulu dünyasının devam etmesi için kurguladığı yalan senaryolarına uygun düşen ya da zorlandığı zamanlarda cansimidi
olarak sarılır.
Böylece yalan dünyalarını sürdürmek isterler.
Hele de toplumsal anlamda bilimle, kültür/sanatla donanmamış beyinlerle oluşmuş toplumlarda yalancının mumu yanar da yanar.
*
Çağımız bilimsel anlamda ne kadar ilerlerse ilerlesin; toplumsal cehaleti ortadan kaldırmadıkça yalanın önünün kesilemeyeceği gün gibi ortada...
Kalkınmış toplumların ileri hamlelerinin nedeni; bireylerin yaşamlarında yalanı "kurtuluş yolu" olarak belleklerinden silmiş olmalarıdır kuşkusuz.
 
Yorumlar Sende yorum yaz
Köşe yazısına yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi

Bu köşe yazısı için eklenmiş yorum bulunamadı.

Diğer Yazıları Tüm Yazıları
 . Oy dingala dingala...
 . Üretici tüketici trafiğinde kooperatifin rolü...
 . İzmir'in içi...
 . Demokrasiyi niçin yüceltmiyoruz?
 . Bu satten sonra Trump'a inanılmaz...
 . Trump'ın oyununu mutlaka bozmalıyız
 . Futbolda ekonominin dip dalgaları...
 . Kendi kendime...
 . Yaşamın anlamı
 . Gazetecilik üzerine...
 . Bu mu "Stratejik müttefiklik?.."
 . Geri sayım doğuştan başlar
 . Bir poşet masalı...
 . Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Lozan dersi
 . Seçme özgürlüğü nerede?..
 . Ne yüzle?. .
 . Dünden bugünden ve yarınlar için
 . "Bu dünya kimseye kalmaz..."
 . Sanal ortamda hoşgörü ve sevgiyi unuttuk...
 . Demokrasinin vazgeçilmezi yayın organları...
 . Umudumuzu koruyoruz.
 . Toplumsal kişilik, eğitim ve gerçek...
 . Cumhuriyet algısını zenginleştirmeliyiz
 . Trump'un ipiyle kuyuya inilmez.
 . Demokrasiyiiii güçlendiriiinn!.. Demokrasiiiyiiiii!..
 . Seçim ayı ve siyasette uyumak...
 . RTÜK ve Radyo-TV yayıncılığı...
 . Siyasetçi eleştiri ve sağlık...
 . Bu yayığın ayranı...
 . Olmaaaaz!.. Siyaset oyunu bozulur
© 2011 Gaziantep Sabah Gazetesi AnasayfaİletişimKünye

vemedya